Amcam, ablalarım, eniştelerim, kuzenlerim öğretmen. Böyle bir ailede çocukluğumu gençliğimi yaşadım. İşte o zamanlarda belleğime yer etmiş; öğretmenliği bir meslek olarak görmemem gerekliliğini kavramışım. Öğretmenlik bir meslek değil, aşk ’tır. Öğretmenin önemi ve değeri dokunduğu canlının hafızasında bıraktıklarıdır.
İlk okuldaki öğretmenim benim çocukluğumu biçimlendiren oldu. Halen daha minnettarım ona. Benim yaşamımda o kadar önemli bir iz bırakmış ki onun için yaptığımı hatırladığımda mutlu oluyorum. Yanlış hatırlamıyorsam ya ikinci ya da üçüncü sınıf öğrencisiyim. Bir gün Okul Müdürü beni odasına çağırdı. Elime sarı bir zarf tutuşturup bu zarfı İlçe İlköğretim Müdürüne teslim etmemi istedi. Çocukluk işte ben de sevine sevine götürdüm zarfı. Daha sonra yine çağırdı. Yine sarı bir zarf verdi ve götürmemi istedi. Nedendir bilmem; merakla zarfı açıp okudum. Öğretmenimi şikâyet eden bir yazı; Okula geç geldiğini ve başkaca olumsuz gerekçeler yazılı kâğıtta. O an tereddüt etmeden yırttım attım kâğıt ve zarfı. Müdürün bu isteği iki üç kez daha tekrar etti. Hepsinde aynısını yaptım; yırtıp attım. Öğretmenim neden bu kadar etkilemiş beni, sorusunu kendime sorduğumda; onun bizlere eşit davranması olduğunu, bizleri hiçbir şekilde ayrımsız sevdiğini, hepimize yaşamı sorgulamamız gerektiğini kavrattığı için olduğunu şimdi daha iyi anladım.
Öğretmenler sadece güzel duygular bırakmaz. İlk Okul ’da öğretmenim kısa bir süre, zannedersem sağlık problemleri nedeniyle bizi bıraktı. Yerine gelen geçici öğretmenimizden çok temiz dayak yemişliğim de var. İşte o dayak beni çarpım tablosunu ezberlememi engelledi. Halen daha ezberimde yoktur. Sadece o mu, Marshall Yardımı süt tozunu içmediğim nedeniyle de çok dayak yedim. İşte bunlar sizin hatıralarınızda yer ediyor. Öğretmende sonucunda bir insan, önemli olan sizde bıraktığı iz. İlkokul bitince orta okul dönemim başladı. İşte burada da yaşamımı şekillendiren bir Matematik öğretmenim oldu. Bendeki etkisi aldığım ders notları ile kendini gösterdi. Hiçbir dönem düşük not almadım. Matematik dersine olan sevgim onunla yükseldi. Çocukluk dönemi bittiği Lise’ ye başladığım yıllarda yine bir öğretmen bende unutulmaz izler bıraktı. Bartın’daki çoğunluğun Üniversite okumasının temel etkenlerinden biriydi bu kadın öğretmenim. Lise döneminde özellikle Bartın Lisesindeki öğrenciler, cebir-geometri dersinden tırsarlardı. Sert mizaçlı otoriter bir kişiliğe sahip, bir o kadar da duygusaldı. Hiçbir zaman öğrencisini terk etmezdi. Dersindeki öğrenci hangi düzeyde olursa olsun sahiplenir başarılı olması için elinden geldiğince gayret gösterirdi. Bu dönemdeki arkadaşlarım eğer üniversite sınavlarında başarılı oldularsa bu öğretmenimin katkısı çok büyüktür.
İlk, orta ve lise öğrenim hayatımda çok sayıda öğretmenden öğretim gördüm. Bunların arasında bana dokunan, benim yaşamını etkileyen öğretmenler bende derin iz bırakmıştır. Onlar benim anılarımda halen daha canlıdırlar. Her zaman minnet ve şükran duyarım. Peki ya diğerleri, işte o diğerleri öğretmenliği sadece meslek olarak gören, yaşamlarını sürdürmek için maddi kazanım aracı olarak görenler ise; anılarımda ne yazık ki yer almadılar. Yukarıda belirttiğim öğretmenlerim hepsi rahmetli oldu, ama benim anılarımda hep yaşayacaklar ben yaşadığım sürece. Öğretmenlik işte bu nedenle aşkla yapılır, öğrencisinin anılarında yer almak ise onun en büyük başarısıdır.
Son günlerde hem yerel basında hem de sosyal medyada geniş yer bulan, çok konuşulan bir öğretmenin başına gelenler oldu. Sonrasında daha ilginç gelişmelerde oldu. Bu konunun içeriğinden söz etmeyeceğim. İlköğretim çağının başında olan öğrencilere bu travmayı yaşatmaya hiç kimsenin hakkı olmadığına inanıyorum. Öğretmenim demek ki aşırı duygusal ve öğretmenliği aşkla yapıyor ki bu olumsuz psikoloji yaşamış. En sevindirici yanı ise insan yaşamını sonlandıracak bir olumsuzlukla bitmemesi. 2019 yılında Bartın Üniversitesinde bir öğretim görevlisinin intiharı unutulmadı. Unutulmadı ama bu intiharla ilgili iddialar konusunda bir sonuç da çıkmadı. Ama toplumun hafızasında yer ediyor bu olumsuz olaylar. Unutturulmaya çalışılsa da okullarda yaşanılan olumsuz haberler bizlere bu konuyu hatırlatıyor.
Bizlerin bilmesi gereken bir öğretmen, öğretmenliğini aşkla yapıyorsa öğrencisinin yaşamında yer alacaktır. Öğrencisi ile birlikte yaşayacaktır. Öğrencisinin anılarında yaşamını sürdürecektir. Yaşamını kıymasına neden de olsanız o öğrencilerine ait olduğunu bilmemiz gerekir. Onu öğrencilerinden sudan sebeplerle ayırsanız bile o hep öğrencileriyle birliktedir.
İzin verin öğretmenlerine aşklarını yaşasınlar ve öğrencilerinin anılarında yaşam bulsunlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: