Yerel yazılı ve görsel basını takip ederim. Sizlere düşüncelerimi sadece yerelle ilgili konular aracılığı ile aktarmaktayım. Böyle olunca yereldeki haberleri daha iyi takip etmek zorundayım. Bu haberler arasında anlamakta zorluk çektiğim ve haberin doğruluğu konusunda çekincelerim olanlar da oluyor. Bu çekincelere sahip iki haberi sizlere açıklayayım.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün, petrol hakkına müteallik kararı Resmî Gazete ’de yayımlandı. Buna göre, sahanın mevcut rezerv durumu ve üretim programı dikkate alınarak, metan gazı işletme ruhsat sahası için verilen iş ve mali yatırım programının yerine getirilmesi şartıyla, TTK’nin Bartın, Kastamonu ve Zonguldak’ta toplam 257 bin 226 hektar alanı kapsayan sahası için 7 Şubat 2045’e kadar metan gazı işletme ruhsatı verilmesi kararlaştırıldı.
Bu haber ne kadar doğru? Bu konudaki kararı sizler vereceksiniz. Yukarıda anılan sahada metan gazı arama ve üretme yetkisi HEMA firmasında. Bu konu ile ilgili olarak Bartın Halk Gazetesi’nin 3 Kasım 2022 sayısında “METAN GAZI VE HEMA MADEN FİRMASININ METAN GAZI SAHASINA SAHİP OLMASI!” başlıklı yazı ile açıklamıştım.
30 Mayıs 2013 tarih ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu’nun 8. Maddesine bir fıkra eklenerek “Metan Gazı İşletme Ruhsatı” düzenlemesi yapılmıştır. Daha sonra Türk Petrol Kanunu Uygulama Yönetmeliği’ne “Ruhsat sınırları içerisinde kalmak kaydıyla, bünyesinde ton başına en az 5 metreküp metan bulunan yeraltı madenlerinde, maden sahibine metan gazı işletme ruhsatı verilir” hükmü eklenmiş ve 22 Eylül 2017 tarih ve 30188 sayılı Resmî Gazete ’de yayınlanmıştır. Bu yasal değişiklikten sonra 17 yıllığına 6 bin 885 kilometre karelik alanda metan üretim lisansına ihale sonucunda HEMA maden firması sahip olmuştur.
Yeni bir haber gibi sunulan gelişme, 2017 yılında TTK tarafından yapılan bir ihale sonucunda HEMA firmasına verilmiştir. O tarihten bu yana HEMA firması bir metreküp metan gazı üretmemiştir. Bu üretim sahası aynı taşkömüründe olduğu gibi üretim yapılmadan HEMA firmasının insafına bırakılmıştır.
- Deprem üretebilecek diri faylar arasında Bartın da yer alıyor. Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) deprem üretecek 450 diri fay olduğunu açıkladı. Deprem üretebilecek olan diri faylar arasında Bartın’da yer alırken, Bartın’ın ayrıca Karabük ile beraber birinci derece riskli iller arasında yer aldığı belirtildi. Zonguldak ise ikinci derece riskli iller arasında yer alırken Kastamonu üçüncü derece riskli iller arasında yerini aldı.
Bu haber de ne kadar doğru? Yine bu konudaki kararı sizler vereceksiniz. Bu konu ile ilgili olarak Bartın Halk Gazetesi’nin 24 Şubat 2023 sayısında “TELAŞA MAHAL YOK!” başlıklı yazı ile açıklamıştım.
AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yenilenmiş olan, 18 Mart 2018 tarih ve 30364 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak 1 Ocak 2019’da yürürlüğe giren Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre ilimiz düşük tehlikeli deprem bölgesi olarak kabul edilmiştir. Alınan bir karar ve sonrasında “düşük tehlikeli deprem bölgesi” olmuşuz. Bartın AFAD İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanan “İl Afet Risk Azaltma Planı” da bu karar doğrultusunda hazırlanmıştır. İlimiz birinci derecede deprem riski taşıyan yerleşim yerleri dışına çıkartıldığı için bu tüm planlamalara yansır. Hatta ödeyeceğimiz DASK sigorta priminin değerini de belirler. Birinci derecede deprem riskine sahip olan yerleşim yerlerinde DASK primi daha yüksektir.
Bu iki haber de Bartın yerel basınında yayınlandı. İlk baktığınızda bu haberlerin doğru olduğunu algılıyoruz. Ama gerçek hiç öyle değil. Dün ak dediğine bugün kara diyebilen, dün kara dediğine bugün ak diyebilen kişiler her alanda alabildiğince çoğaldı. Oportünizm her kimlikte, her alanda, her teşkilatta ne yazık ki belirleyici oldu. Hepimiz yaşadığımız yerel coğrafyayı ilgilendiren her haberi irdelemek zorundayız. Doğru bilgiye uğraşmak için zaman ayırmak gerekse de bu zamanı ayırmalıyız. Daha iyi bir çevrede yaşamak istiyorsak…
Yorumlar
Kalan Karakter: