Bartın kent merkezinde bulunan Hükümet Caddesi, Bartın Belediyesi tarafından belediye teşkilatının 150. yılı anısına düzenlenen “150. Yıl Bartın Temalı Resim Sergisi” ile kentin belleğine açılan bir açık hava sanat alanına dönüştü. Sergide yer alan eserler arasında, Nesrin Mudanyalı imzalı çalışma özellikle taşıdığı kültürel anlamla dikkat çekti. Taştan yapılmış büyük bir dibek etrafında toplanan kadınları, ahşap tokmaklarla buğday döverken resmeden tablo, yalnızca geçmişte kullanılan bir üretim yöntemini değil; imeceyi, kadın emeğini, sabrı, paylaşmayı ve kırsal hayatın sessiz dayanışmasını görünür kılıyor.

Tablonun yanında yer alan açıklama metninde, buğdayın taştan yapılmış büyük dibeklerde ahşap tokmaklarla ezilerek kabuğundan ayrıldığı anlatılıyor. Ancak metin, bu işlemin yalnızca teknik bir üretim biçimi olmadığını; aynı zamanda bir ritim, gelenek ve birlik hali taşıdığını vurguluyor. Bu yönüyle eser, izleyiciyi yalnızca bir köy sahnesine değil, artık gündelik hayatta daha az karşılaşılan ortak emek kültürüne de götürüyor.
Resimde kadınların dibek etrafındaki konumlanışı, sıradan bir çalışma anından çok daha fazlasını anlatıyor. Tokmakların aynı noktada buluşması, figürlerin bedensel hareketi ve ağacın gölgesinde kurulan kompozisyon, geleneksel üretim biçimlerinin bir topluluk belleği içinde nasıl yaşadığını ortaya koyuyor. Buğdayın kabuğundan ayrıldığı o eski yöntem, tabloda hem emeğin hem de birlikte yaşama kültürünün simgesine dönüşüyor.

Kadın Emeği Merkezde
Eserde en güçlü unsurlardan biri kadın emeğinin görünür kılınması. Dibeğin çevresinde çalışan kadın figürleri, kırsal hayatın üretici gücünü temsil ederken, sol tarafta bankta oturan yaşlı kadın figürü de kuşaklar arası aktarımı hatırlatıyor. Tabloda yalnızca çalışan eller değil, o ellerin taşıdığı hafıza, sabır ve dayanışma da ön plana çıkıyor.
Bartın’ın köy kültüründe ve Batı Karadeniz’in geleneksel yaşamında kadın emeği, tarımsal üretimden ev içi hazırlıklara, imece usulü çalışmalardan komşuluk ilişkilerine kadar geniş bir alanda belirleyici oldu. Bu tablo, söz konusu emeği nostaljik bir dekor olarak değil, toplumsal hayatı ayakta tutan temel unsurlardan biri olarak ele alıyor.
İmece Ruhu Tuvale Yansıdı
Dibek başında buğday dövme geleneği, bireysel bir işten çok ortak bir çabanın parçasıydı. Birlikte çalışmak, işi hafifletmek, üretimi paylaşmak ve aynı zamanda sosyal bağı güçlendirmek bu kültürün temelini oluşturuyordu. Bu nedenle tabloda görülen sahne, yalnızca geçmişte kalmış bir üretim biçimi değil; dayanışmanın, komşuluğun ve ortak yaşamın da görsel bir ifadesi niteliği taşıyor.
Sanatçının açıklama metninde yer alan yaklaşım da bu noktaya işaret ediyor. Eser, “toprak kokusu”nu, tokmak seslerini ve hafızadan yavaş yavaş silinen imece ruhunu yeniden hatırlatmayı amaçlıyor. Bu yönüyle çalışma, izleyicide yalnızca görsel bir beğeni oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda “neyi kaybediyoruz?” sorusunu da gündeme getiriyor.
150. Yılda Yerel Kimliğe Bakış
Bartın Belediyesi’nin 150. yılı kapsamında düzenlenen serginin en önemli yönlerinden biri, kentin yalnızca mimari yapıları, sokakları veya tarihî simgeleriyle değil, insan hikâyeleriyle de anlatılabileceğini göstermesi. Bartın’ın kimliği, yalnızca binalarda ya da resmî belgelerde değil; üretim biçimlerinde, komşuluk ilişkilerinde, kadın emeğinde, köy yaşamında ve ortak hafızada da şekilleniyor.
Nesrin Mudanyalı imzalı bu çalışma da tam olarak bu noktada değer kazanıyor. Eser, Bartın’ı büyük anlatılar üzerinden değil, küçük ama derin bir sahne üzerinden okuyor. Bir dibek, birkaç tokmak, bir ağacın gölgesi ve birlikte çalışan kadınlar üzerinden kentin geçmişine, kültürüne ve toplumsal dokusuna dair güçlü bir anlatı kuruyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: