Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi’nin verileri esas alınarak hazırlanan harita, Anadolu ve Trakya’nın binlerce yıllık yerleşim geçmişini il bazında gözler önüne serdi. Paleolitik Çağ’dan Klasik Antik Çağ’ın sonlarına kadar uzanan geniş bir zaman dilimindeki höyük, düz yerleşme, yamaç yerleşmesi, tümülüs, mağara, antik kent ve farklı nitelikteki arkeolojik alanların dağılımını gösteren çalışmada Bartın için 52 arkeolojik yerleşme kaydı yer aldı. Bu sayı Bartın’ı komşuları arasında Kastamonu’nun ardından ikinci sıraya taşırken ilin yüzölçümü ve nüfusu dikkate alındığında sahip olduğu tarihsel birikimi yeniden gündeme getirdi.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi, 1993 yılında başlatılan bağımsız bir arkeolojik envanter çalışması olarak Anadolu ve Trakya’daki yerleşmelere ilişkin yayınları, yüzey araştırmalarını ve kazı sonuçlarını kronolojik bir veri havuzunda toplamayı amaçlıyor. Projenin kayıtlarında yerleşmenin adı, türü, bulunduğu il ve ilçe, tarihlendirildiği dönem, araştırma geçmişi, tabakalanması ve tespit edilen buluntular gibi farklı veri alanları bulunuyor. TAY’ın temel yaklaşımını, kültür varlıklarının korunabilmesi için öncelikle belgelenmesi gerektiği düşüncesi oluşturuyor.
Bartın, bölge toplamının yaklaşık yüzde 38’ini oluşturuyor
Paylaşılan haritaya göre Bartın’da 52, Kastamonu’da 73, Zonguldak’ta 9 ve Karabük’te 2 arkeolojik yerleşme kaydı bulunuyor. Dört ildeki toplam kayıt sayısı 136’ya ulaşırken bunun yaklaşık yüzde 38’ini tek başına Bartın oluşturuyor. Bartın’daki kayıt sayısı Kastamonu’dan 21 daha az olmasına karşılık Zonguldak’tan 43, Karabük’ten ise 50 daha fazla. Bu tabloya göre Kastamonu bölge toplamının yarısından fazlasını oluştururken Bartın ikinci, Zonguldak üçüncü ve Karabük dördüncü sırada yer alıyor.
Ancak bu rakamların illerin sahip olduğu bütün tarihî ve kültürel değerlerin toplamı şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. Harita, belirli dönemleri ve TAY veri tabanına girmiş arkeolojik yerleşme kayıtlarını kapsıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait konaklar, camiler, köprüler, endüstri yapıları, geleneksel kent dokuları ve etnografik değerler bu hesaplamanın kapsamına girmeyebiliyor. Ayrıca yeni kazılar, yüzey araştırmaları ve bilimsel yayınlarla kayıt sayıları zaman içerisinde değişebiliyor. Görselde veri tabanı kayıtlarının hangi tarihte çekildiğine ilişkin açık bir tarih bulunmaması da sayıların güncel bir “kesin toplam” değil, belirli bir döneme ait envanter görünümü olarak okunmasını gerekli kılıyor.
Bartın: Amasra’dan Kurucaşile’ye uzanan arkeolojik birikim
Bartın için gösterilen 52 kayıt, ilin tarihsel mirasının yalnızca Amasra’dan ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Amasra, antik limanları, kale sistemi, tiyatro ve yapı kalıntılarıyla Bartın arkeolojisinin en görünür merkezi durumunda bulunmasına rağmen il merkezinden Güzelcehisar’a, Kozcağız çevresinden Kurucaşile’ye kadar uzanan geniş bir alanda farklı nitelikte arkeolojik varlıklar yer alıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Bartın’daki arkeolojik sit alanlarına ilişkin listesinde Amasra’daki Kaleiçi ve Boztepe, Tekketepe, Tavşan Adası, antik rıhtım, antik tiyatro kalıntısı, bazilika çevresi ve Poseidon Mabedi’nin bulunduğu tepe gibi alanlar bulunuyor. Bartın merkezde Güzelcehisar kıyı bandı, Çeştepe Höyüğü, Çeştepe Tümülüsü, Deveciler Tümülüsü, Akgöz köyü yakınlarındaki kaya mezarları ve Manastır Tepe Tümülüsü; Kurucaşile’de ise Tekkeönü Kalesi ile Curunlu köyündeki arkeolojik alan resmî kayıtlarda yer alan örnekler arasında gösteriliyor.
Zonguldak: Dokuz kaydın arkasında Tios gibi güçlü bir merkez var
Haritada Zonguldak için 9 arkeolojik yerleşme kaydı gösteriliyor. Sayı Bartın ve Kastamonu’nun oldukça altında kalsa da bu durum Zonguldak’ın arkeolojik açıdan önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. İlin özellikle Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesindeki Tios Antik Kenti, Batı Karadeniz’in en önemli arkeolojik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Tios’un MÖ 7’nci yüzyılda bir Milet kolonisi olarak kurulduğu, Klasik ve Helenistik dönemlerden sonra Roma yönetimine girdiği ve Bizans döneminde piskoposluk merkezi olduğu belirtiliyor. Antik çağda deniz ve nehir taşımacılığının buluştuğu önemli bir liman ve ticaret merkezi olan kentte 2006 yılından bu yana sürdürülen kazılarda akropol, tapınak, tiyatro, hamam, kilise, mezar şapeli, liman, mendirek, çeşme ve nekropol kalıntıları tespit edildi. Tios’un modern yerleşimin büyük ölçüde antik alanın dışında gelişmesi, kalıntıların korunması ve bilimsel olarak incelenmesi bakımından önemli bir avantaj sağlıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: