Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Zaman Kullanım Araştırması, Türkiye’de bireylerin bir gününü nasıl geçirdiğine ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre 10 yaş ve üzeri fertler gün içinde en fazla zamanı uykuya ayırırken, sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı son 10 yılda iki kattan fazla arttı. Gazete, dergi ve benzeri yayınları okuyanların oranında ise belirgin düşüş yaşandı. Veriler, Türkiye genelinde olduğu gibi Bartın’da da çalışma hayatından ev içi emeğe, sosyal yaşamdan medya tüketimine kadar gündelik yaşamın nasıl dönüştüğünü gösteren önemli işaretler taşıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan Zaman Kullanım Araştırması’nın üçüncüsü 2025 yılında gerçekleştirildi. Araştırma; fertlerin yaş, cinsiyet, çalışma durumu ve günlük faaliyetlerine göre 24 saat içinde hangi etkinliklere ne kadar zaman ayırdığını ortaya koydu. Bu yönüyle çalışma, yalnızca istatistiksel bir veri seti değil, Türkiye’de değişen yaşam biçimlerinin, aile içi sorumlulukların, çalışma düzeninin, dijitalleşmenin ve boş zaman kültürünün de fotoğrafını sundu.
En fazla zaman uykuya ayrıldı
Araştırmaya göre Türkiye’de 10 yaş ve üzeri fertlerin gün içinde en fazla zaman ayırdığı faaliyet uyku oldu. 2025 yılında uykuya ayrılan ortalama süre günde 8 saat 55 dakika olarak hesaplandı. Kadınların günde ortalama 9 saat, erkeklerin ise 8 saat 49 dakika uyuduğu belirlendi. Hafta içi uyku süresi günde ortalama 8 saat 41 dakika olurken, hafta sonunda bu süre 9 saat 28 dakikaya çıktı.
Bu tablo, hafta sonunun Türkiye’de hâlâ dinlenme ve uyku açığını kapatma zamanı olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Hafta içi çalışma, eğitim, ulaşım, bakım ve ev içi sorumlulukların sıkıştırdığı gündelik yaşam, hafta sonunda daha uzun uyku süresiyle dengelenmeye çalışılıyor. Bartın gibi hem kent merkezi hem de kırsal yaşam dinamiklerini bir arada taşıyan illerde de bu veri, özellikle çalışan kesim, öğrenciler ve aile sorumluluğu yüksek bireyler açısından dikkate değer bir gösterge olarak okunabilir.
Uyku faaliyetini 3 saat 15 dakika ile yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakika ile istihdam faaliyetleri, 2 saat 22 dakika ile hanehalkı ve aile bakımı izledi. Türkiye’de bir günün en büyük bölümünün temel yaşamsal faaliyetler, çalışma ve bakım sorumlulukları etrafında şekillenmesi, boş zamanın ise giderek daha sınırlı ve parçalı hale geldiğini gösterdi.
Çalışma süresinde erkekler önde
Yaşı 15 ve üzerinde olan fertlerin 24 saat boyunca gerçekleştirdikleri faaliyetler incelendiğinde, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam sürenin kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olduğu görüldü. Çalışan fertler için bu süre günde ortalama 5 saat 41 dakika olarak kayıtlara geçti. Çalışan erkeklerin istihdamla ilgili faaliyetlere günde ortalama 6 saat, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakika ayırdığı belirlendi.
Bu fark, iş gücü piyasasındaki cinsiyet eşitsizliklerinin zaman kullanımına da yansıdığını gösteriyor. Erkeklerin ücretli çalışmaya ayırdığı sürenin daha yüksek olması, kadınların ise ev içi bakım, çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve hane sorumlulukları nedeniyle istihdam faaliyetlerine daha sınırlı zaman ayırabildiğini düşündürüyor. Türkiye’de kadın istihdamı tartışmalarının yalnızca iş bulma ya da çalışma oranı üzerinden değil, ev içi emeğin paylaşımı ve bakım yükü üzerinden de ele alınması gerektiği bu verilerle bir kez daha ortaya çıkıyor.
Bartın açısından bakıldığında bu sonuç, kentteki kamu çalışanları, esnaf, sanayi çalışanları, maden işçileri, tarım ve hizmet sektöründe çalışanlar ile ev içi emeği üstlenen kadınlar bakımından önemli bir tartışma alanı açıyor. Bartın’da çalışma hayatı yalnızca masa başı ya da sanayi üretimiyle sınırlı değil; tarla, bahçe, aile işletmesi, pazarcılık, küçük esnaflık, turizm, kamu hizmetleri ve üniversite çevresinde oluşan hizmet alanlarını da kapsıyor. Bu nedenle istihdam süresinin yanında görünmeyen emek ve bakım yükünün de gündeme alınması gerekiyor.
Kadınlar ev ve aile bakımına erkeklerden yaklaşık 3 saat fazla zaman ayırıyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, hanehalkı ve aile bakımına ayrılan sürede ortaya çıkan büyük cinsiyet farkı oldu. Yaşı 15 ve üzerinde olan kadınlar hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre yalnızca 58 dakika olarak hesaplandı. Böylece kadınların ev ve aile bakımına erkeklerden yaklaşık 3 saat daha fazla zaman ayırdığı ortaya çıktı.
Çalışan kadınların hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin ise 47 dakika ayırdığı belirlendi. Çalışmayan kadınlarda bu süre 4 saat 33 dakikaya, çalışmayan erkeklerde ise 1 saat 17 dakikaya çıktı. Bu tablo, kadının çalışsa da çalışmasa da hane içi sorumluluklarda temel yükü taşıdığını gösteriyor.
Bu veri, Bartın’da da aile yaşamının en kritik başlıklarından biri olarak değerlendirilebilir. Kentte aile bağlarının güçlü olması, çok kuşaklı aile ilişkilerinin sürmesi, yaşlı bakımının önemli ölçüde aile içinde karşılanması ve kadınların hem çalışma hayatına hem de ev içi emeğe aynı anda yetişmeye çalışması, zaman kullanımındaki eşitsizliğin yerel karşılığını daha görünür hale getiriyor. Bu nedenle kadın istihdamını artırmaya yönelik politikaların kreş, yaşlı bakım desteği, esnek ama güvenceli çalışma, mahalle ölçeğinde bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarıyla birlikte düşünülmesi gerekiyor.
Spor ve doğa sporlarına ayrılan süre çok düşük
Araştırmaya göre fertlerin gün içinde en az zaman ayırdığı faaliyet, ortalama 12 dakika ile spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı. Spor ve doğa sporlarının ardından en az zaman ayrılan faaliyetler 26 dakika ile hobiler ve oyunlar, 37 dakika ile gönüllü işler ve toplantılar oldu.
Bu sonuç, sağlıklı yaşam ve aktif kent politikaları açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye’de kalp-damar hastalıkları, obezite, diyabet, hareketsiz yaşam ve stres kaynaklı sağlık sorunları giderek daha fazla gündeme gelirken, günlük spor süresinin yalnızca 12 dakikada kalması, yaşam biçimindeki hareketsizliğin boyutunu gösteriyor.
Bartın açısından bu veri özel bir önem taşıyor. Çünkü kent; doğa yürüyüşü, sahil yürüyüşü, bisiklet, orman rotaları, Amasra kıyıları, İnkumu, Güzelcehisar, Ulus ve Küre Dağları çevresi gibi açık hava olanakları bakımından güçlü bir potansiyele sahip. Buna rağmen Türkiye genelindeki düşük spor süresi, Bartın gibi doğal avantajı yüksek kentlerde bile bu potansiyelin günlük yaşam alışkanlığına dönüşmesi için daha fazla planlamaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Yürüyüş yolları, güvenli bisiklet hatları, mahalle parkları, kadınlara ve yaşlılara yönelik açık hava etkinlikleri, okul temelli spor programları ve doğa yürüyüşlerinin yaygınlaştırılması bu açıdan öne çıkıyor.
Gençler sosyal yaşama, yaşlılar televizyona daha fazla zaman ayırıyor
Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporlarına en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki fertlerin ayırdığı belirlendi. Bu yaş grubundaki fertlerin hobi ve oyun faaliyetlerine ayırdığı süre 1 saat 9 dakika, spor ve doğa sporlarına ayırdığı süre ise 27 dakika oldu.
Sosyal yaşam ve eğlence faaliyetlerine en fazla zamanı 15-24 yaş grubunun ayırdığı görüldü. Televizyon izleme, radyo ve müzik dinleme ile gönüllü işler ve toplantılara en fazla zamanı ise 55 yaş ve üzeri fertlerin ayırdığı tespit edildi. Bu tablo, yaş gruplarına göre boş zaman kültürünün farklılaştığını gösteriyor. Gençler daha çok sosyal yaşam, dijital temas ve hareketli etkinliklerle öne çıkarken, ileri yaş gruplarında televizyon ve geleneksel medya tüketimi daha belirgin hale geliyor.
Bartın’da üniversite öğrencilerinin varlığı, genç nüfusun sosyal yaşam beklentisi açısından kente ayrı bir dinamizm kazandırıyor. Bartın Üniversitesi çevresinde oluşan öğrenci hareketliliği, kent merkezindeki kafeler, kültürel etkinlikler, sosyal alanlar ve dijital platformlarla birleştiğinde gençlerin zaman kullanımını doğrudan etkiliyor. Buna karşılık yaşlı nüfusun yoğun olduğu mahalle ve köylerde televizyon, aile ziyaretleri, komşuluk ilişkileri ve gündelik rutinler daha güçlü bir yer tutuyor.
Futbol azalıyor, voleybol yükseliyor
Son dört hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin yaptığı sportif faaliyetler incelendiğinde en fazla yapılan etkinliğin yüzde 11,7 ile yürüyüş veya koşu olduğu görüldü. Futbol yüzde 4,1 ile ikinci sırada yer alırken, aletli spor faaliyetlerinin oranı yüzde 2,5 oldu. 2015 ve 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadığını belirtenlerin oranı yüzde 5,2’den yüzde 4,1’e gerilerken, voleybol oynadığını belirtenlerin oranı yüzde 0,9’dan yüzde 1,4’e yükseldi.
Futboldaki düşüş ve voleyboldaki artış, Türkiye’de spor ilgisinin daha çeşitlenen bir yapıya doğru ilerlediğini gösteriyor. Özellikle kadın voleybolunun son yıllarda ulusal ve uluslararası başarılarla görünürlüğünü artırması, gençler ve çocuklar arasında voleybola yönelik ilgiyi güçlendiren etkenlerden biri olarak değerlendirilebilir.
Bartın’da okul sporları, gençlik merkezleri, belediye etkinlikleri ve üniversite kulüpleri bu değişimin yerel düzeyde karşılık bulabileceği alanlar arasında yer alıyor. Kentte çocukların ve gençlerin yalnızca futbol sahalarına değil, voleybol, basketbol, yüzme, atletizm, doğa sporları ve bisiklet gibi farklı alanlara yönlendirilmesi, hem sağlık hem de sosyal gelişim açısından önem taşıyor.
Sosyal medya patladı, gazete ve dergi okuma geriledi
Araştırmanın medya alışkanlıklarına ilişkin sonuçları, Türkiye’de son 10 yılda yaşanan büyük dönüşümü açık biçimde ortaya koydu. Son dört hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin yaptığı eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetin yüzde 88,8 ile televizyon izlemek olduğu görüldü. Televizyonu yüzde 71,7 ile sosyal medyada vakit geçirmek, yüzde 67,5 ile akraba ziyaretinde bulunmak izledi.
Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı erkeklerde yüzde 77, kadınlarda yüzde 66,6 olarak gerçekleşti. 2015 yılında yüzde 33,9 olan sosyal medyada vakit geçirme oranı, 2025 yılında yüzde 71,7’ye yükseldi. Böylece sosyal medya, 10 yılda Türkiye’de gündelik yaşamın en güçlü alışkanlıklarından biri haline geldi.
Buna karşılık gazete, dergi ve benzeri yayınları okuyanların oranı yüzde 39,4’ten yüzde 20,1’e düştü. Bu düşüş, yazılı basın ve geleneksel yayıncılık açısından kritik bir dönüşüme işaret ediyor. İnsanlar haber alma, gündemi takip etme ve sosyal çevreyle etkileşim kurma ihtiyacını giderek daha fazla dijital platformlar üzerinden karşılıyor.
Yerel basın için kritik mesaj
Bu veri Bartın açısından yerel basın için doğrudan önem taşıyor. Çünkü gazete ve dergi okuma oranındaki düşüş, yalnızca ulusal medya alışkanlıklarının değiştiğini değil, yerel haber tüketiminin de dijitalleştiğini gösteriyor. Bartın’da vatandaşlar belediye duyurularından hava durumuna, yol çalışmalarından cenaze ilanlarına, spor gelişmelerinden siyasi açıklamalara kadar birçok yerel bilgiye artık sosyal medya, haber siteleri ve mobil bildirimler üzerinden ulaşıyor.
Bu durum, yerel gazetecilik için hem risk hem de fırsat anlamına geliyor. Risk, basılı gazete okuma alışkanlığının zayıflaması ve haberin sosyal medya akışı içinde hızla tüketilmesi. Fırsat ise Bartın gibi yerel kimliği güçlü kentlerde doğru, hızlı, doğrulanmış ve nitelikli haber üreten kurumların dijital mecralarda daha geniş kitlelere ulaşabilmesi. Bu nedenle yerel basının yalnızca haber yazması değil, haberi sosyal medyaya uygun başlık, görsel, kısa video, kart haber ve doğrulama diliyle yeniden üretmesi gerekiyor.
Aile ziyareti hâlâ güçlü bir alışkanlık
Araştırmada akraba ziyaretinde bulunma oranının yüzde 67,5 olması, Türkiye’de sosyal ilişkilerin hâlâ güçlü biçimde aile ve akrabalık bağları üzerinden sürdüğünü gösteriyor. Sosyal medya kullanımı hızla artsa da yüz yüze ilişkiler, özellikle aile ziyaretleri üzerinden önemini koruyor.
Bartın’da bu veri daha da anlamlı bir zemine oturuyor. Kentin mahalle kültürü, köy bağlantıları, bayram ve özel gün ziyaretleri, cenaze ve düğün dayanışması, komşuluk ilişkileri ve aile bağları, gündelik yaşamın hâlâ önemli unsurları arasında yer alıyor. Sosyal medya kullanımının artması, bu ilişkilerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; daha çok, yüz yüze ilişkilerin dijital iletişimle birlikte yeniden biçimlendiğini gösteriyor.
Bartın için ne anlatıyor?
TÜİK’in Zaman Kullanım Araştırması il düzeyinde Bartın’a özel ayrıntılı bir tablo sunmasa da Türkiye genelindeki sonuçlar Bartın’ın gündelik yaşamını yorumlamak için önemli ipuçları veriyor. Kentte çalışma yaşamı, ev içi bakım yükü, kadın emeği, gençlerin sosyal medya kullanımı, üniversite etkisi, yaşlı nüfusun geleneksel medya alışkanlığı ve yerel basının dijital dönüşümü birlikte düşünüldüğünde, araştırmanın Bartın için de güçlü karşılıkları bulunuyor.
Bartın’da çalışan kesim için zamanın önemli bölümü iş, ulaşım ve aile sorumluluklarıyla geçerken; kadınlar açısından ev içi bakım yükünün daha fazla hissedildiği bir tablo öne çıkıyor. Gençler ve öğrenciler dijital mecralarda daha fazla zaman geçirirken, ileri yaş gruplarında televizyon, aile ziyareti ve geleneksel gündelik alışkanlıklar önemini koruyor. Spor ve doğa faaliyetlerine ayrılan sürenin düşük olması ise doğal imkânları güçlü olan Bartın’da daha aktif yaşam politikalarının gerekliliğini gösteriyor.
Gündelik hayat yeniden şekilleniyor
TÜİK’in 2025 Zaman Kullanım Araştırması, Türkiye’de gündelik hayatın değişen ritmini net biçimde ortaya koydu. Uyku, çalışma, ev içi bakım ve kişisel bakım günün büyük bölümünü oluştururken; sosyal medya artık neredeyse her yaştan insanın günlük yaşamının temel parçalarından biri haline geldi. Buna karşılık gazete ve dergi okuma oranındaki düşüş, geleneksel okuma alışkanlıklarının zayıfladığını gösterdi.
Bartın açısından bu tablo, yalnızca bireysel alışkanlıkların değil, yerel yönetimlerin, eğitim kurumlarının, aile politikalarının, spor alanlarının ve yerel basının da dikkate alması gereken bir dönüşüme işaret ediyor. Zaman artık yalnızca bireyin kişisel tercihiyle değil; çalışma düzeni, toplumsal cinsiyet rolleri, dijitalleşme, kent planlaması ve sosyal destek mekanizmalarıyla birlikte şekilleniyor. Bu nedenle Türkiye’nin değişen gündelik yaşam haritası, Bartın’da da daha sağlıklı, daha eşitlikçi, daha aktif ve daha bilinçli bir yaşam düzeni için önemli veriler sunuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: