3 Ocak 2023 Günü TBMM Maden Kazası Araştırma Komisyonu üyesi Milletvekillerimiz şehrimize geldi. Bu Komisyonda madende çalışan işçileri "madde bağımlılığı" ile suçlayarak iddia eden bir firma yetkilisi bile dinlendi.
İşte o yakışıksız iddia; Polyak Eynez Enerji Üretim Madencilik şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Polat ise madenlerdeki madde bağımlılığı konusunun da incelenmesi gerektiğini söyledi… diye konuştu. Böylesine gereksiz iddiayı bile dinleyen Komisyon, şehrimizde kimi dinledi? Yoksa bu Komisyona bilgi verecek bir babayiğit de mi yok. ATİM kapanmasın, HEMA'nın azgınlığını anlatacak kimse de mi yok. Madenciyi ‘madde bağımlısı’ diye suçlayan dinlenecek, ama şehrimizden bir babayiğit çıkmayacak. Fakat ertesi gün Zonguldak Maden Mühendisleri Odası bu görevi yerine getirdi. Bartın’da bizlerin söylemesi gerekenleri onlar raporlaştırıp yayınlamışlar.
Araştırma Komisyonunun asli görevi bundan sonra bu ve buna benzer faciaların olmaması için alınacak tedbirleri ve alınan tedbirlerin nerelerde aksadığını belirlemektir. Ben de yaptığım araştırmalar sonucunda ulaştığım bilgileri Araştırma Komisyonuna ulaştırmak için bir rapor hazırladım. Bu raporu Araştırma Komisyonundaki Milletvekillerine ulaştırmak için girişimlerde bulundum. İYİ Parti İl Başkanı Sayın Mehmet Kasapoğlu Komisyondaki Partili arkadaşlarına ileteceğini ifade etti. CHP İl Başkanı Sayın Selim Karakaş ilgilenmemiş ve umursamamıştır. Bartın ili dışındaki CHP arkadaşlar sayesin de başta Sayın Yavuzyılmaz olmak üzere bu raporun ulaşmasını sağladım.
İşte hazırladığım o rapor:
TBMM AMASRA MADEN KAZASI ARAŞTIRMA KOMİSYONU’NA SUNULMAK ÜZERE
Komisyonunuzda Amasra Maden Kazası ile ilgili bilirkişi raporu ile Savcılık soruşturma fezlekesi bulunduğu aşikardır. Kaza ile ilgili yasal süreç ilerlemektedir. Bu süreç ilerlerken Komisyonunuzun üzerine düşen görev bundan sonra bu tip kazaların yaşanmaması için alınacak önlemlerin ne olduğunu ortaya çıkarmaktır. Komisyonunuz aşağıda sıraladığımız sorunların giderilmesi için gerekli incelemeyi yaptırması gerekmektedir.
1- Sözleşme ILO tarafından 22 Haziran 1995 tarihinde Cenevre’de kabul edilmiş, 5 Haziran 1998 tarihinde de yürürlüğe girmiş, sözleşmenin Türkiye tarafın onaylanmasına ilişkin kanun da 4 Aralık 2014 tarihinde TBMM Genel Kurul’un da kabul edilmiş, 12 Aralık 2014 tarihli ve 29203 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 176 Sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (6580 sayılı Kanun) adıyla yayımlanmıştır. 19 yıl gecikme ile olsa ILO sözleşmesi yasalaşmıştır. Ancak bu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında aksaklıklar bu kaza ile ortaya çıkmıştır. 6580 sayılı kanunun hedefine ulaşması için uygulamadaki eksik ve noksanlıkların giderilmesi için yapılması gerekenler Komisyonunuzca ortaya konulmalıdır.
2- Kaza sonrasında savcılık makamının fezlekesinde çalışanların kayrıldığı açıkça ortadadır. Şu veya bu nedenle yasal düzenlemelere aykırı olarak çalışanlar farklı işlere (daha hafif işler) yönlendirildiği görülmektedir. İşyerinde var olan sendikalar ise kendi kişisel çıkarlarını korumak için tamamen yönetici kademesinin etkisi altında olduğu anlaşılmaktadır. Beyaz yakalıların sendikası ise siyasal iktidarın gücünden yararlanarak, çalışma koşullarını bozacak işlemler yaptıkları da ortadadır. Hem bilirkişi raporunda hem de fezlekede yapılan tespitlerin ışığı altında çalışanların ILO Sözleşmesi normlarına uygun olarak işyerinin yaratılması gerekmektedir.
3- Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesinde +40/-250 yükseltilerinde bir adet üretim ve nakliye kuyusu vardır. Bu kuyu projelendirdiğinde üretim yerlerinin nerelerde olacağı belirlenmiş olması gerekir. -300/-350 kotları arasında üretim işyeri açılması, kuyu projesine göre uygun mudur? Bu belirlendi mi. -300/-350 kodları arasında üretim yapılması için Genel Müdürlük nasıl uygun görmüştür. Üretim yeri belirlenirken elinizdeki işgücü, elinizdeki teçhizat, elinizdeki havalandırma kapasitesi değerlendirilmiş midir? Ayrıca -300/-350 kodları arasında çalışmanın üretim maliyeti ne kadar düşünülmüştür. Kısacası Amasra Kuyu projesine uygun mudur bu kodlarda üretim çalışması yapmak.
4- Bilindiği gibi Amasra üretim sahasının -400 kodunun altındaki tüm maden varlığının üretilmesinde HEMA Firması yetkili kılınmıştır. 2005 yılında yapılan redevans ihalesi sonucunda söz konusu edilen firma üretim yapmasa da kendisine tahsis edilen kodlarda üretim hazırlıkları yaptığını bilmekteyiz. Ancak, HEMA Firması redevans anlaşması ile kendisine tahsis edilen saha dışında üretim hazırlık çalışması yaptığını bilmekteyiz. Bu Firma 2015 yılında hazırladığı “AMASRA, HEMA-KÖMÜR OCAKLARI ULAŞIM ETÜDÜ VE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI” adlı raporunda yüzey kömürleri adlı projesinden elde edilecek kömürden bahsetmektedir. Bu üretim yeri Tarla ağzı mevkiinde bulunan Çınarlı adlı işyerinden +90/-175 kodları arasında hazırlıkları olduğu ortadadır. Bu hazırlıkları eğer Amasra Taşkömürü Müessesesi üretim sahasındaki galeriler ile bağlantılıysa ve bu galerilerin varlığı denetimciler tarafından bilinmiyorsa tehlikenin büyüklüğünü hiç kimse tahmin edemez. Araştırma Komisyonu HEMA firmasının bugüne kadar yaptığı hazırlık çalışmalarını incelemesi gerekiyor.
5- HEMA Firmasının +90/-175 kodları arasında yaptığı üretim hazırlık çalışmaları kendi yetki sahası dışındadır. Bu kodlarda üretim yapma hakkı Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi’ndedir. Böyle olmasına rağmen bu saha nasıl oldu da HEMA Firmasına verildi. Redevans Anlaşması içinde yer almayan bir sahanın HEMA Firmasına tahsis eden kimlerdir.
6- Ayrı yapılan ihale süreci sonucunda Batı Karadeniz Maden Sahası’nda metan gazı üretim yapma hakkı HEMA firmasına bırakılmıştır. Bugüne kadar bu kadar büyük bir sahadan bir metreküp metan gazı üretilmemiştir. Her ton taşkömürünün içinde 25-35 metre küp metan gazı bulunmaktadır. HEMA firmasının Amasra üretim sahasında kömür üretimine başlamadan önce kömür içindeki metan gazını boşaltması gerekir. Böyle bir hazırlık yapmış mıdır bu firma. Yaptıysa bugüne kadar tüm sahadan halen daha bir metreküp metan gazı üretmemiştir. HEMA eğer Amasra’da kendisine tahsis edilen sahada üretim yapacaksa, kömür içindeki metan gazını tahliye etmezse bu kazanın kat ve kat maliyetlisiyle karşı karşıya geliriz.
7- TTK Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi bu kazadan sonra kapatılacak mı? Eğer kapatılmayacaksa; hangi yatırımlar yapılacaktır.
Araştırma Komisyonu tarafından değerlendirilmesini arz ederiz.
Şimdi birileri çıkar der, düzenleyenin amele olmasından başka özelliği yok. Ne değeri var bu raporun der. Yahu; Araştırma Komisyonunda maden işçilerini uyuşturucu müptelalığıyla suçlayan patron dinleniyor da amele neden dinlenmez.
Yorumlar
Kalan Karakter: