Halatçı yaması mezarlığında ebedi istirahatlerinde olan dedelerimiz bizlerden kat ve kat hem öngörüye hem de üretme cesaretlerine sahipmişler. Onların yarattığı sermaye birikimi daha birkaç nesil yeter de artar. İşte bu rahatlık bizleri üretmemeye yöneltmiş.
Yetmişli yılların sonuna doğru Denizli TSO Bartın’a teknik gezi düzenlemişti, heyeti getiren otobüsleri Belediye Parkının altına park edilmiş gördüm. Otobüslerdeki heyet ellerinde çantaları ile birlikte Bartın TSO’na giriş yaptılar. Denizli bir vilayet, Bartın ise bir kasaba. Ama Denizli vilayetinin üretim gücü olan iş adamları o zamanki Bartın kasabasının üretim tesislerini tek tek gezdiler. Denizli TSO’nun Bartın’ımıza yaptığı bu ziyaretin belgeleri, görselleri Bartın TSO’nun arşivinde vardır mutlaka, ilgilenenler bakabilirler. O zamanın kasabası olan Bartın ile, Denizli arasında fark o kadar fazlaydı ki iş adamları Bartın’a teknik gezi düzenlediler. Şimdi vilayet olan Bartın ile Denizli’yi yan yana getirin ve karşılaştırın; karşılaştırın ki dedelerimizin ne kadar vizyon ve misyon sahibi olduğunu kavrayın derim.
Bartın başarabilir, ancak Bartın TSO’yu oluşturanlar ve seçtikleri; siyasetin arka bahçesi olmamalı. Siyaset ve siyasetçiyi yönlendirme gücü olmalı, gücünün farkında olarak üretim araçlarının geliştirilmesi ve büyütülmesi için siyasetçiden yararlanmasını bilmeli. Siyasetin emir eri olursa; dedelerinin vizyon ve misyonuyla oluşturduğu sermaye birikimini ne yazık ki üretime yönlendiremez. Bartın TSO Başkan ve üyelerinin nasıl olması ve hangi özelliklere sahip olması konusunu biraz irdeleyelim.
Bartın TSO Başkanı, örgüt için gerçekleştirilebilir bir gelecek yaratacak değişiklikleri başlatmak için geleceği görme, vizyon oluşturma, esnekliği sağlama, stratejik olarak düşünme ve diğerleri ile çalışabilme becerilerine sahip olmalıdır. Başkanlığını; dönüşümcü, yönetsel, etik ve politik olmak üzere dört önemli özelliği kullanmasını bilerek sürdürmelidir. Dönüşümcü liderlik, üyelerinin görüşlerine önem verip cesaretlendirdiklerinde, üyelerinin kendi çıkarlarının ötesinde, birlikteliğin yararına doğru hareket ettirdiklerinde ortaya çıkarır. Yönetsel liderlik var olan istikrar ve düzenin korunmasını gerektirmektedir. Etik liderlik örgütlerde etiği yerleştirmek için kullanılan önemli bir metottur. Politik liderlik, üyelerini etkin bir biçimde anlayabilme ve bu bilgiyi örgütsel amaçlara ulaşmak için diğerlerini etkileme sürecinde kullanabilme becerisidir. Bu özelliklerinin bileşimi, çok farklı koşullarda ve belirsizliğin hâkim olduğu durumlarda yöneticilere başarılı olma olanağı verecektir. Kişisel düşüncem bu özelliklerin içinde Bartın TSO’nun şu an ihtiyacı olduğu ve bu özellikler içinden en önemlisi “DÖNÜŞÜMCÜ LİDERLİKTİR”.
Bu liderlik sadece Bartın TSO için değil, Bartın’da kurulu bulunan iş adamları dernekleri için de geçerlidir. Bartın TSO’da yaşananların tamamen benzerlerini bu derneklerde de gözlemlersiniz. Kısaca özetlersek “DÖNÜŞÜMCÜ LİDERLİĞİN” kapsadığını görelim;
ü Karizma: Vizyon ve misyon algısı sağlar, gurur aşılar, saygı ve güven kazandırır.
ü İlham Verme: Yüksek beklentiler nakleder, çabalara odaklanmada semboller kullanır, önemli amaçları basit yollarla açıklar.
ü Zihinsel Teşvik: Zekâyı, rasyonelliği ve dikkatli problem çözmeyi geliştirir.
ü Bireyselleştirilmiş İlgi: Kişisel ilgi sağlar, her üyesine bireysel olarak davranır, koç rolünü yerine getirir ve tavsiyeler verir.
Denizli’den kalkıp Bartın kasabasını ziyaret eden iş adamlarının çocukları ve torunları şimdi Denizli sanayisine yön veriyor ve başarıdan başarıya koşuyorlar. Denizli’ler bu başarılarının tek nedeni evlatlarını en iyi şekilde yetiştirmelerinden kaynaklanıyor. Bu çocuklar çağın gerektirdiği tüm özellikleri taşıyacak şekilde eğitim aldıkları çok belli. Bizim Bartın’ımızın yetişmiş insan gücü çok fazladır. Bu yetişmiş insanlar hem küresel firmalarda hem de ulusal firmalarda üst düzey yöneticilik ve CEO’luk yapmaktadırlar. Böylesine zenginliğe sahip olmamıza rağmen bu yetişmiş insan gücümüzü görmezden gelmemizdir. Bartın TSO seçim sonucunda yönetime gelecek olanlardan basit bir talebim olacak. Bir veri bankası oluşturun. Bu veri bankasına Bartın doğumlu iyi yetişmiş ve başarılı olmuş insanları yükleyin. Bu bilgileri topladığınızda ne kadar büyük bir zenginliğe sahip olduğumuzu göreceğiz. Dünyanın tüm sektörlerinde önemli görevlerde olan, başarıları olan, yurt içi ve dışında ne kadar tanınır olduklarını işte o zaman fark edeceksiniz. Kişisel olarak bir çırpıda böylesine başarılı olan isimlerden beş on tanesini sizlere söyleyebilirim. (Söz konusu ettiğim bu insan kaynağımız ne yazık ki Bartın dışındadır.)
Bizlerin görevi; bu iyi yetişmiş insan kaynağının gücünden yararlanmanın yol ve yöntemini bulmak, bunun için de onların güvenini kazanmamız gerekiyor. Günümüz dünyasında başarılı olmak istiyorsak bu en önemli zenginliğimizi görmezden gelmeyi bırakmak olmalı.
Ne yaparsanız yapın ne kadar görmezden gelirseniz gelin; sonucunda “küçük olsun ama hepsi benim olsun” anlayışı sonlanacaktır.
Yorumlar
Kalan Karakter: