1992 veya 1993 yılıydı hatırladığım kadarı ile. Sayın M. Rıza Yalçınkaya o zaman TTK Amasra Taşkömürü İşletmesinde görev yapmaktaydı. Aynı zamanda TMMOB Bartın İl Temsilciliği görevini yürütmekteydi. Sayın Mesut Yılmaz Başbakan olarak Bartın ilini ziyaret ettiğinde Amasra İlçesine de uğramıştı. Sayın Mesut Yılmaz Amasra’ya geldiğinde Bartın TSO adına Sayın Yalçınkaya tarafından hazırlanan Bartın Ekonomik ve Sosyal Göstergeleri dosyası sunuldu. Bartın İlinin TSO’sı ne yazık ki bu bilgileri verecek bir alt yapıya sahip olmadığına o zamanlarda şahit oldum.
2022 yılındayız Bartın TSO’nun web sayfasına baktığımızda bu bilgileri içeren sunumları göremiyoruz. Var olan sunumlar da ne yazık ki doğru bilgiler değil. Bir TSO’nın web sayfası nasıl olmalı. Örnekten gidelim. İl düzeyindeki bir TSO örneği vermek çıtayı çok yükseğe taşımak. Torbalı TSO web sayfasını incelemelerini öneririm.
İkinci bir örnek. Dediğim gibi il düzeyindeki TSO örneği vermek çıtayı çok yükseltir. Bizden sonra il olan Düzce’nin Akçakoca TSO örneğimiz. Bu TSO’nın Başkanı Sayın Mehmet Nazım Pazvant. Neler yapmış başkanlığı döneminde bir bir sıralayalım.
ü AB projelerinde toplam 350 bin Euro (6.300.000.- TL) hibe almış.
ü Akçakoca OSB en büyük hedefimizdi, başardık. 2 bin kişiye istihdam sağlayacak yatırımcıyı getirebilmiş.
ü Akçakoca’nın turizm planlamasını düşünerek sanayi alanlarını düzenlemiş.
ü Akçakoca’nın göç vermesini tersine döndürecek kalıcı ve kurumsal firmaları kazandırmış.
ü Akçakoca’da Üniversite öğrenci sayısını 5.000 öğrenciye çıkartacak koşulları yaratmış.
ü Üyelerini yurt dışı gezileriyle ufuklarını açmış.
ü Akçakoca’nın okul sorununu sanayicilerle el ele vererek çözüm sağlamış.
ü Fındık; Akçakoca’nın en büyük gelir kaynağı haline gelmesini başarmış.
ü Ülkede bir ilki gerçekleştirmiş. Akçakoca TSO olarak Üyelerinden hiçbir şekilde aidat almayarak hizmet etmiş.
Bu iki ilçenin ekonomik sosyal yapıları ile Bartın’ımızı karşılaştırmayacağım. Amacım aktif bir TSO’nun neleri başarabileceğini örneklemekti. Ülkemizde yaşanılan tüm olumlu ve olumsuz şartları bu iki örnek de bizim ilimizle birlikte yaşıyor. Ama tek bir anlayış farkımız var. Onlar el ele vermişler, bizde ise “küçük olsun ama hepsi benim olsun” anlayışının hakimiyeti halen daha kırılamamış.
İki üç yıl önce Bartın TSO Başkanı Sayın Balık’ın ilimizdeki sanayici ve büyük işletme sahipleri için depo antrepo alanı oluşturulmasını gündeme taşımıştı. Haklı ve gerekli bir talepti. Ama halen daha bu konu için bile bir arpa boyu yol alınmadığını görmekteyiz. Hem siyasi hem de sosyal anlamda herkes yan yana gözükmesine rağmen çok çabuk çözümlenebilecek bir konu bile unutulup gidiyor.
TOKİ’nin 10.000 işyeri kampanyası var. Bartın TSO olarak en azından bu konuda girişimde bulunarak küçük ve orta ölçekli esnafın bu sorununun giderilmesinin ilk adımı olabilir bu kampanya. Umarım bu konuda girişimleriniz olur.
Örnekleri ve kısa orta ve uzun vadede yapılabilecekleri belirtebilirim. Ama bu tip sorunların çözülebilmesi için ilk gereken el birliği ve güç birliğidir. Umarım bu sağlanır.
Yorumlar
Kalan Karakter: