Adını Parthenios Irmağı’na karışan eski adı “Kocanaz” olan Kozcağız Çayı’ndan alan yerleşimin bir önceki adı Ahmetler olup, Bartın’dan 18, Amasra’dan 35 km uzaklıktadır. Bartın ilinin bir beldesi olan Kozcağız 1946 yılında bir Bucak merkezi haline getirilmiş, 1967 yılında da Belediye Teşkilatı kurulmuştur. Osmanlı döneminde 1811 yılında bağımsız sancak merkezi haline getirilen Safranbolu’ya (Viranşehir Sancağının merkezidir) bağlı bir kaza merkezi olan Kozcağız; sonraki dönemlerde Bartın’a bağlı bir köy ve daha sonra da bir bucak merkezi haline getirildiği yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. Kozcağız ile ilgili olarak Başbakanlık Cumhuriyet arşivindeki 18.05.1968 tarihli bir belgede ise; “Zonguldak’ın Bartın ilçesine bağlı Kozcağız bucağı merkezi Ahmetler beldesi adının Kozcağız olarak değiştirilmesi denilmektedir. Kozcağız tarihi ile ilgili olarak geniş kapsamlı bir araştırma yapılması bir zorunluluktur. Resmî web sayfalarında Kozcağız adının nasıl oluştuğu konusundaki bilgiler hem sağlıklı değil hem de tartışmaya açıktır. Bartın Üniversitesi tarafından Kozcağız tarihinin açık ve net olarak ortaya çıkartılması da sürmekte olan tartışmaları (Kozcağız adının etimolojik kökeni) sonlandıracaktır. Bir yerleşim yerinin tarihi; öncelikle tartışmaya açık olmamalı. Kaynağı belirsiz hikayelerden tarih oluşturulamaz.
Bartın Vilayet olduğu 1991 yılından bu yana Kozcağız’lılar ilçe olmayı talep ediyorlar. Öncelikle neden talep ettiklerini kavrayalım. 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarından sonra Taş kömür Havzası çok hızlı bir şekilde küçültüldü. Gruplu maden işçileri üretimden çıkartıldı. Orman köylülerinin ormandan faydalanmaları ve kazanç sağlamaları kısıtlandı. Yurt Dışına işçi olarak gidenlerinde sayısı gün geçtikçe azaldı. Bu bölgede yaşayan insanlarımızın tüm olanakları ellerinden alındığından, kırsalda geçimlerini sağlayacak alternatif ekonomik tedbirler alınmadığından yerlerinden yurtlarından kopmak zorunda kaldılar. Ezici bir çoğunluğu ekmek parası için büyük sanayi şehirlerinin varoşlarında yaşamak zorunda bırakıldılar. Tüm bu etkenler nedeniyle hem kamu yatırımlarından hem de özel yatırımlardan daha fazla kaynak almanın yolunun “ilçe olmaktan” geçtiğine inandılar. Diğer taraftan da politikacılar için de kolay bir vaat yöntemi olarak bu talebin gündeme alınmış gibi yapmalarının görülmesiydi. Ama ne yazık ki seçilmiş olanlar halkın bu talebini bir türlü resmiyet kazandıramadılar. Yapmaları gereken yerleşim yeri tarihinden başlayarak tüm yönleriyle Kozcağız’ın fotoğrafını ortaya koyan bir dosyayı oluşturamadılar 1991 yılından bu yana.
Zonguldak-Bartın-Karabük 1/100000 Çevre Düzeni Planı bildiğiniz gibi 2009 yılında yürürlüğe girdi. Uzun bir hazırlık dönemi ve İl Genel Meclisinin denetiminde bu plan hazırlanarak makama onaya sunuldu. Bartın İlinin planlanması bu plandır ve yapılacak olan tüm yatırımlar bu plan doğrultusunda oluşacağı çok açık ve nettir. Kozcağız’ın seçilmiş temsilcilerinin asıl görevi oy aldıkları bölgenin nasıl gelişeceği konusunu hem savunmaları hem de daha fazla pay alma mücadelesini vermeleri olması çok doğaldır. Ama ne yazık ki politik durum ve politik rekabet sonucunda bunu sağlanamadığını görmekteyiz. Kozcağız bu plan üzerinde kendisine dikilen bu elbiseyi bilmeli ve siyasetçisine hesap sorabilmeliydi. Ama seçmen kendisine dikilen bu elbise konusunda bilgisi olmadığından hesap da soramıyor.
Bartın Merkez İlçe’ de yapılacak olan “Millet Bahçesi” için bu Çevre Düzeni Planı değiştirilebiliyor. Ama Yüksekliği 54 metre olan Kozcağız Barajı 46 milyon metreküp su biriktirme hacmine sahip ve 24.600 dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek bir konu halen daha görmezden geliniyor. 24.600 dekar tarım arazisi sulanacak ama hangi alanın sulu tarıma açılacağı halen daha bilinmezlik içeriyor. Zonguldak ve ilçesi olan Çaycuma Filyos Vadisi Projesinde çalışacak olan insan gücünün nasıl besleneceği konusunda şimdiden hazırlık yapmaktadırlar. Ama ne yazık ki İlimizde ve özellikle sulu tarım olanağına kavuşacak Kozcağız’da ise bu konu gündeme dahi gelmemektedir. Kozcağız yaşadığı son taşkında; sadece ıslah ve altyapı noksanlığı nedeniyle avu deresinin taşkın suları altında kaldı. Sel afetlerinin yaşanmaması için uygulanan ıslah çalışmaları ile birlikte baraj ve sel kapanlarının bitirilmiş olmasına rağmen bu taşkınların olması, alınan bu tedbirlerin bitmediğini göstermektedir.
Kozcağız Belediyesi ve Belediye Meclis üyeleri Kozcağız’ın tüm yönleriyle değerlendirdikleri ve ilçe olma adaylığı için en önemli veri kaynağı olacak bir belgenin ortaya koyma çalışması içine girse ve bu çalışmaya tüm STK’ları dahil etse tüm eksiklik ve noksanlıklar herkes tarafından öğrenilmiş olacaktır. Toplumsal uzlaşmanın en önemli makamı seçilmiş Belediye Meclisi üyelerinin oluşturduğu Belediye Meclisidir. 1991 yılından bu yana Kozcağız halkının talebi olan bu konu Belediye Meclisinde ele alınmamıştır. Ortaya; Belediye Meclisi kararı olarak toplumsal uzlaşmayı ortaya koyacak bir belge dahi kamuoyuna sunulmamıştır. Ortada genel bir fotoğrafı sergileyecek bir belge, bir hazırlık, bir ilçe olma talebini güçlendirecek somut ve elle tutulur bir dosya dahi yoktur.
Doğal olarak Kozcağız’daki STK’ların böyle bir belgenin ortaya çıkması için çalışma yapmaları olağan bir olaydır. Sanki bu çalışma sonucunda ilçe olma talebi yapılmış ve sanki kabul görmüşçesine böyle bir çalışmayı sen yaptın ben yaptım rekabetine girmiş olması anlaşılabilir de değildir. Kozcağız’da düzenlenen bu panel sadece hazırlık ve düşüncelerin serbestçe ortaya çıkartılmasını amaçlamıştır. Bu panele karşı çıkanların en önemli savları birlik ve beraberliktir. Eğer bu sav doğruysa birlik ve beraberliğin vücut bulduğu Belediye Meclisi neden bu konuyu ele almıyor. Kişisel olarak gördüğüm olay “birlik ve beraberlik” savıyla; ortak çıkar ne yazık ki siyaset konusu yapılmaktadır. Bu savı savunanlar Kozcağız Beldesi Belediye Meclisine konuyu getirmeleridir. 1991 yılından bu yana ne yazık ki bu talep Belediye Meclisinde sohbet olarak bile gündeme gelmediği anlaşılıyor. İlçe olmayı talep eden yöre halkı kendileri tarafından seçilen ve birlik ve beraberliklerini temsil eden Belediye Meclisine bu görevi verir, resmi bir talep dosyasının ortaya çıkmasını sağlar.
Eğer sağlayamıyorsanız, en azından bu konuda iyi niyetle çalışma yapanları da hiç olmazsa suçlamayın. Panel düzenleyenleri günah keçisi yaparak mı birlik ve beraberliğinizi sağlayacaksınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: