Şubat – Mart ayları o kadar büyük olaylar yaşattı. Ülkemizin önündeki yıllara, insanlarımızla birlikte hepimizin yaşayacağı süreçlere damgasını vurdu. Ekonomik sıkıntılar, sonrasında gelen 11 ilimizde yaşanan deprem afeti hepimizi çok derinden etkiledi. İnsanlarımız böylesine büyük bir afetten sonra nasıl birlikte olduğunu hep birlikte yaşadık ve öğrendik.
Mayıs veya Haziran aylarında erken veya zamanında seçim yapılacak. Bu seçimde hem Cumhurbaşkanımızı seçeceğiz hem de Milletvekillerimizi seçeceğiz. Ülke gündemi bu yukarıda yaşadığımız olayları gündemde. Uzun uzun tartışılıyor ve konuşuluyor.
Bu olaylar geleceğimizi etkileyeceği çok net. Gelecek dediğimiz de bizlerin evlatları. Geleceğimiz bu evlatlar. İşte bu nedenle ben bu evlatlarımızdan bahsedeceğim.
Çalıştığım işyerine pırıl pırıl üç genç kız evladımız geldi. Uygulamalı derste kullanmak üzere alüminyum folyo sütlaç kâse satın almak istediler. İstediklerini verdim. Kendi aralarında konuştuklarından süt almaları gerektiğini öğrendim. Paralarının yetip yetmeyeceğini tartışıyorlardı. Harçlıklarından para toplamışlar uygulamalı derslerinde kullanmak için malzeme alıyorlar. İçimden bir şeyler kopup gitti. Böyle eğitim ve öğretim olur mu diye düşünmeden edemedim. Nasıl oluyor da derslerinde kullanılacak araç gereç ve tüketim malzemelerinin temini öğrencinin harçlığına kadar düşürülmüş. Öğrencinin harçlığı ile uygulamalı ders yapmak. Bu ilimizde eğitim ve öğretimden sorumlu olan tüm yöneticilerin ayıbı. Bu ayıp nasıl ortadan kalkar bir düşünmeleri lazım.
Daha önceki yazılarımda başarılı bir genç kızımızın yaşadığı zorlukları ailesinden izin alarak yazdım. Ama sonrasında ailesi bu iznini geri çekti. Ama şimdi izin almadım. Şimdi ailenin ve başarılı kızımızın kimliğini açıklamayacağım. Ama sosyal medyayı takip eden okuyucularım bu başarılı kızımızı hatırlayacaklar.
Bu kızımız ilimizin Ulus ilçesine bağlı bir dağ köyünde çok zor şartlarda okuyarak Fen Lisesi’nde okuma hakkını elde eden evladımız. Bu evladımız “Secondary School Admission Test” programına hak kazanmış. Yarım dönem İspanya’da eğitim öğretim görecek sonrasında eğer sınavda başarılı olursa 11 ve 12’nci sınıfları Avrupa’da okumaya hak kazanacak. Ailenin sağlık sorunları nedeniyle yurt dışına gitmesini sağlayacak maddi durumu yok. İsimlerini verdiğimde aileye gelen baskı nedeniyle yazımı kaldırmak zorunda kalıyorum. Ama isim vermeden bu kızımızın durumunu tüm kamuoyuna açıklamak istedim sadece. Eğer bu kızımız azmiyle çalışkanlığıyla hak ettiği eğitim öğretim hakkını elde edemezse sizleri haberdar edeceğim.
Bu evladımız için ilimizdeki tüm büyük firmalara e-mail ile ulaştım. Ne yazık ki hiçbiri geri dönmedi. Bu kızımıza verecekleri burs inanın ki onların yatlarının bir günlük masrafı. Ayrıca başta Milletvekilimiz Sayın Yılmaz Tunç olmak üzere bu köşeden “açık mektup” yazacağım. Umarım bu mektubu yazmak zorunda kalmam. Sadece Sayın Yılmaz Tunç mu? İlimizdeki tüm siyasetçilere yazacağım. Bu evladımızın geleceği her şeyden önemli. Burada geleceğimiz var.
İlimizde iş yapan bu büyük firmalar; ‘duymadım, bilmiyoruz, haberimiz yok’ diyemezsiniz. Fen Lisesi’nde okuyan bu evladımızın derslerinde kullanacağı bir bilgisayarı bile yok. Bu kızımıza yardımcı olsun diye verdiğiniz bilgisayar bile çalışmayan bilgisayar. Ne olur bu evladımıza sahip çıksanız? Ne kaybedersiniz? Ayıp değil mi?
Bu kızımız bu olanağı değerlendiremezse başta büyük firmalarımız, seçilmiş siyasetçilerimiz ve tüm hemşerilerimizin ayıbı olacak. Yaşamımızın son gününe kadar bu ayıp unutulmaz. Neden mi? Çünkü bu kızımız aynı zamanda bizlerin geleceği…
Yorumlar
Kalan Karakter: