Sadece ipucu olarak değerlendirmemek gerekir.
Hayat döngüsü içinde bir şeyleri aramak, bulmaya çalışmak varsayımı üzerinden de değerlendirmek gerekir.
Hızla çağ durdurulamayacak şekilde ilerliyor.
Bu çağa ayak uydurmak da, bu hıza yetişebilmek de çok zor.
İki bakanlığın ardı ardına açıklamaları bizlerin ne kadar hassas davranmamız gerektiğini gösteriyor.
Peki bu bakanlıklar ne açıklamalar yapmıştı?
Hatırlayalım.
Adalet Bakanlığı, 'Bu yıl uyuşturucu ile mücadele yılımız olacak' teması ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu da, ülke genelinde yürüttüğü faaliyetler ile toplumu, tüm bağımlılık yapıcı madde ve davranışlardan uzak tutmayı amaçlıyor.
Adalet Bakanlığı ile Yeşilay arasında 'Bağımlılıkla mücadele işbirliği' protokolü imzaladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile kurumunun öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler karşısında ailenin topuyken mücadele edilmesi konusunda çalışmalar yapmaya başladı.
Bu iki Bakanlığın yaptığı bu çalışmalar aslında toplumu ve aile bireylerini yakından ilgilendiriyor.
Uyuşturucu kullanma yaşı, sigara kullanmaya başlama yaşına kadar geriledi.
Tehlikenin farkına varmalıyız.
Yapılan araştırmalar ve çalışmalardan en önemlisi ise parçalanmış aile çocuklarının bağımlılık yapan maddeleri kullanmaya yönelmesi,
Çocukların özenti içerisinde olması,
Arkadaşlık ortamları...
Bu tür örneklerin daha fazlalaştırılabileceğini de söylemek gerekir.
Anne, baba ve aile büyüklerine,
Komşu büyüklerine,
Çevredeki ağabey ve ablalara...
Çok önemli işler düşüyor.
Sadece uyarmak yetmeyebilir.
Aileyi ve devamında da gerekli yerlere de bilgiler verilmelidir.
Daha büyük sonuçlar doğurmaması adına, bu tür bireylerin hızlıca rehabilite edilmesi gerekir.
Sokak ve caddelerde yapılan dost sohbetlerinde 'falanca kişi kullanıyormuş', 'gençler İnkumu’nda kullanıyorlarmış' gibi konuşmalar yapılıyor.
Geçtiğimiz günlerde de İnkumu'nda böyle bir konuşmaya şahit oldum.
İşletme sahibi bir arkadaşım, özellikle gece saatlerinde kumsaldan çıkan gençlerin bakışlarının tuhaf olduğunu söylüyor.
Duyuyoruz.
Üzülüyoruz.
Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının paydaşlığın da, hızlı bir şekilde bu konuların dikkate alınması gerekiyor.
Elbette ilimizde Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı'nın ekiplerinin yaptığı çalışmalarını görüyoruz.
Fakat şunu da ortaya koymak gerekir ki;
Bu yapılan operasyonlar Bartın'da kullanım miktarlarında artış olduğunu gösteriyor.
Sadece Bartın üzerinden de meseleye bakmamak lazım.
Tüm ülkede hep birlikte bir seferberlik yapılması gerekiyor.
Geleceğimizin teminatı gençlerimizi ve çocuklarımızı bu tür illetlerden kurtaralım, uzak tutalım.
Yorumlar
Kalan Karakter: