Amasra Belediyesi, geçmiş yıllardan gelen Sosyal Güvenlik Kurumu ve maliye borçları nedeniyle belediyeye ait taşınmazların satış baskısı altında olduğunu duyurdu. Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, belediyenin işçiye, piyasaya, elektriğe ve hizmetlere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye çalıştığını ancak sigorta ve vergi borçlarının cari dönem ve geçmiş birikimiyle birlikte yönetilebilir seviyede olmadığını belirtti. Çakır, kamu borçlarının çözümü için uzun süredir diyalog yolunu tercih ettiklerini, Amasra halkının varlıklarının doğrudan satılması yerine kamu kurumlarına devredilerek borçların yapılandırılması ya da mahsuplaşma yoluyla yönetilmesini istediklerini ifade etti.
“Satış değil, kamuya devir modeliyle çözmek istedik”
Başkan Çakır, sürecin yaklaşık iki yıl önce gündeme geldiğini belirterek, Amasra Belediyesi’nin borçları nedeniyle kamu kurumlarıyla görüşmeler yürüttüğünü söyledi. Çakır’ın açıklamasına göre belediye, maliye borçlarıyla ilgili süreçte postane karşısındaki belediyeye ait imarlı alanı sağlık tesisi alanına dönüştürdü. Sağlık Bakanlığı ve il sağlık müdürlüğünün talebi doğrultusunda yapılan yeniden değerleme sonrası yaklaşık 60 milyon liraya yakın bir bedelle söz konusu alanın devri gerçekleştirildi.
Çakır, bu modeli olumlu bir örnek olarak nitelendirerek, hem maliyenin alacağının önemli bölümünü tahsil ettiğini hem de Amasra Belediyesi’nin borcunun bir kısmını bu yolla ödediğini belirtti. Aynı zamanda bu alanın Amasra halkı için aile hekimliği, toplum sağlığı merkezi ve 112 acil sağlık hizmetleri gibi temel kamu hizmetlerine ayrılmasının önerildiğini ifade etti. Belediye yönetimi, bu yöntemin hem borç yükünü azaltan hem de ilçeye kamu hizmeti kazandıran bir çözüm olduğunu savundu.
SGK sürecinde Çeşm-i Cihan ve Kaleşah gündeme geldi
Amasra Belediyesi’nin SGK borçlarıyla ilgili görüşmelerinde de benzer bir kamuya devir modelinin gündeme geldiği belirtildi. Başkan Çakır, ilk aşamada Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan görüşmelerde Çeşm-i Cihan Restoranı’nın bulunduğu alan üzerinden bir sürecin başladığını, ancak Ankara’dan gelen ilgili birimlerin bu alanı kendi öncelikleri arasında görmediğini ifade etti.
Bunun ardından belediyenin daha önce planlarda tescillediği Kaleşah Mahallesi’ndeki bir akaryakıt istasyonu alanının gündeme geldiğini belirten Çakır, Amasra’nın akaryakıt istasyonuna ihtiyacı bulunduğunu, belediyenin mali tablosu nedeniyle bu yatırımı kendi imkânlarıyla gerçekleştiremediğini ve bu nedenle ihale yoluyla alanı değerlendirmek istediklerini söyledi. Ancak yapılan ihalelere katılım olmadığını belirten Çakır, daha sonra bu alanın konut alanına çevrilerek kamu kurumuna devredilmesi seçeneğini SGK ile görüştüklerini aktardı.
“Amasra arsa üretimi zor bir kent”
Başkan Çakır, Amasra’nın coğrafi ve tarihi dokusu nedeniyle arsa üretimi zor olan bir ilçe olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle belediyeye ait taşınmazların doğrudan satış yoluyla elden çıkarılması yerine, mümkün olduğunca kamu kurumlarına devredilmesini istediklerini söyledi. Çakır, bu yaklaşımın arkasındaki gerekçeyi, “Amasra halkının varlıklarını piyasa satışına çıkarmadan, devlet kurumlarına ve ilçenin ihtiyaç duyduğu kamu hizmetlerine kazandırmak” olarak açıkladı.
Ancak gelinen noktada hem maliye hem de SGK tarafında, üst makamlardan gelen talimatlar doğrultusunda nakde dönüşebilecek varlıkların satışı ya da devralınması yoluyla sürecin ilerletilmek istendiğini belirtti. Bu durumun belediyeyi zor bir tercihle karşı karşıya bıraktığını söyleyen Çakır, ya borçların taksitlendirilmesi için çaba gösterileceğini ya da Çeşm-i Cihan ve Sefa Park gibi yıllar içinde Amasra halkının var ettiği taşınmazların peyderpey elden çıkarılması riskinin gündeme geleceğini ifade etti.
Hizmetlerin aksamasından endişe ediliyor
Başkan Çakır, kamu borçlarının ödenmesi için belediye gelirlerinin hizmetlerden kesilmesi halinde Amasra’da günlük belediye hizmetlerinin aksayabileceğini belirtti. Belediye çalışanlarının maaşları, piyasaya olan ödemeler, elektrik giderleri, temizlik, bakım, onarım ve temel belediye hizmetlerinin sürdürülmesi için mevcut kaynakların zaten zorlandığını dile getiren Çakır, bu yükün daha da artması halinde hem çalışanların hem esnafın hem de vatandaşların mağdur olabileceğini söyledi.
Çakır, Amasra’da muhtarların ve vatandaşların gün içinde belediyeye sık sık talep, öneri ve eksiklik bildirdiğini; belediyenin de bu talepleri kısa sürede çözmeye çalıştığını belirtti. Ancak gelirlerin büyük bölümünün kamu borçlarına gitmesi halinde bu hizmetlerin bir gün, beş gün ya da bir ay içinde değil, aylarca gecikebileceği uyarısında bulundu. Başkan Çakır, bu durumun yalnızca belediye yönetiminin değil, Amasra’da yaşayan tüm kesimlerin ortak sorunu olduğunu vurguladı.
Turizm yükü nüfus hesabına yansımıyor
Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır’ın açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri de ilçenin turizm yükü oldu. Çakır, Amasra’nın resmi nüfusunun yaklaşık 6 bin civarında değerlendirildiğini ve merkezi kaynakların bu nüfusa göre gönderildiğini belirterek, ilçenin özellikle turizm sezonunda çok daha yüksek bir nüfusa hizmet verdiğini ifade etti. Çakır’a göre Amasra, bazı dönemlerde 80 bin kişiye varan ziyaretçi yoğunluğunu karşılamak zorunda kalıyor.
Bu nedenle Amasra’nın altyapı, temizlik, yol, çevre düzenlemesi ve belediye hizmetleri açısından aynı nüfusa sahip sıradan bir yerleşim yeriyle aynı koşullarda değerlendirilemeyeceğini söyleyen Çakır, “Eşdeğer nüfuslu bir kentte 35’lik boru çapıyla hizmet görülürken biz 200’lükle hizmet veriyoruz. Beş temizlik çalışanının yeterli olduğu yerde biz 25 kişiyle yetişemiyoruz” diyerek turizm baskısının belediye bütçesine etkisini anlattı.
Vergi gelirlerinden pay ve ortalama nüfus önerisi
Çakır, Amasra gibi tarihi ve turistik niteliği yüksek ilçeler için kalıcı gelir modeli geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Başkanın çözüm önerilerinden biri, ilçede turizm kaynaklı oluşan vergi tahakkukundan belediyeye pay ayrılması oldu. Restoranlar, kafeler, çay bahçeleri, tekne işletmeleri, konaklama tesisleri ve benzeri işletmeler üzerinden Amasra’da nüfusla kıyaslandığında yüksek düzeyde vergi tahakkuku oluştuğunu belirten Çakır, bu gelirlerden belediyeye adil bir pay aktarılması halinde Amasra Belediyesi’nin ne hizmetlerde ne piyasa ödemelerinde ne de kamu borçlarında geri kalmayacağını savundu.
Bir diğer öneri ise kaynak aktarımında yalnızca yerleşik nüfusun değil, ortalama hizmet verilen nüfusun esas alınması oldu. Çakır, turizm yoğunluğu yüksek kentlerde belediyelerin fiilen çok daha büyük bir nüfusa hizmet verdiğini, bu nedenle merkezi gelir planlamasında “ortalama nüfus” ya da “eşdeğer nüfus” modelinin tartışılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca bazı ülkelerde uygulanan konaklama vergisi ya da şehir vergisi benzeri modellerin, turizm ilçelerinde belediye gelirlerini artırabilecek üçüncü bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Milletvekillerine ve kurumlara çağrı
Başkan Çakır, açıklamasında Bartın milletvekillerine de çağrıda bulundu. Amasra’nın karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca yerel imkânlarla çözülemeyeceğini belirten Çakır, başta AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ve CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu olmak üzere milletvekillerinden, merkezi kurumlar ve Meclis nezdinde çözüm için destek beklediklerini dile getirdi.
Çakır, SGK ve ilgili bakanlıklarla yapılan görüşmelerde Amasra lehine yerel imkânları seferber etmekten kaçınmayan siyasi isimlere teşekkür ederken, bunun ötesinde mutlaka kalıcı bir yasal ya da idari çözüm üretilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde belediyenin ya çalışanlarına, esnafa ve hizmet aldığı kesimlere karşı ödeme sorunlarıyla karşılaşacağını ya da halkın yıllar içinde oluşturduğu taşınmazların satış riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtti.
“Bu Amasra halkının sorunudur”
Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, açıklamasının sonunda yaşanan sürecin yalnızca belediye yönetiminin meselesi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Çakır, bu sorunun Amasra’daki kitle örgütlerini, muhtarları, siyasetçileri, seçilmiş ve atanmış yöneticileri, esnafı, çalışanları ve en temelinde Amasra halkını ilgilendirdiğini belirtti.
Çakır, Amasra’da hizmetlerin aksamaması, belediye çalışanlarının ve esnafın mağdur olmaması, kamu borçlarının yönetilebilir hale gelmesi ve halkın ortak varlıklarının korunması için tüm kesimlerin çözüm arayışına katkı sunması gerektiğini ifade etti. Belediye yönetimi, kamuoyuna yaptığı çağrıyla hem borç yükünün sürdürülebilir bir modele kavuşturulmasını hem de Amasra’nın turizm yoğunluğu nedeniyle taşıdığı hizmet yükünün merkezi yönetim tarafından dikkate alınmasını istedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: