CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Ağrı’nın Hamur ilçesinde evinde ölü bulunan okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünü Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdiğini açıklayan Bankoğlu, genç öğretmenin ölümünden önce "mobbing, fiziksel şiddet, idari baskı, görev yeri değişikliği ve ulaşım sorunu" gibi birçok başlıkta mağduriyet yaşadığını öne sürdü. Bankoğlu, olayın yalnızca bireysel bir trajedi olarak görülemeyeceğini belirterek, idari süreçlerin ve sorumluluk zincirinin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini ifade etti.
Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüyle ilgili iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılması için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Bankoğlu, açıklamasında genç öğretmenin görev yaptığı süreçte yaşadığını öne sürdüğü baskı ve şiddet iddialarının daha önce resmi mercilere iletildiğini, buna rağmen gerekli koruyucu ve önleyici adımların atılıp atılmadığının kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini belirtti. Bankoğlu’na göre yanıtlanması gereken temel soru, öğretmenin yaşadığı iddia edilen sorunların hangi idari makamlarca bilindiği, hangi başvuruların yapıldığı ve bu başvurulara ne şekilde işlem tesis edildiği.
Bankoğlu, açıklamasında Irmak Ayşe Koparan’ın görev yaptığı okulda sistematik baskıya maruz kaldığını ileri sürdü. 17 Nisan 2026 tarihli resmi olay tespit tutanağına atıf yapan Bankoğlu, Karakazan İlkokulu Müdürü Melahat İleri’nin öğretmen servisinde Koparan’a yönelik hakaret içerikli sözler söylediğini ve fiziksel şiddet uyguladığı iddiasını gündeme getirdi. Bankoğlu, bu sürecin yalnızca bir tartışma ya da disiplin meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini, iddiaların öğretmenin mesleki ve psikolojik güvenliğini doğrudan etkileyen ciddi bir tabloya işaret ettiğini savundu.
CHP’li Bankoğlu’nun en sert eleştirilerinden biri, şiddet iddiasının ardından yaşanan görevlendirme sürecine ilişkin oldu. Bankoğlu, darp iddiasının yaşandığı gün okul müdürünün görevine devam ettiğini, buna karşılık mağdur öğretmenin görevlendirmesinin iptal edilerek daha zor koşullara sahip bir köye gönderildiğini öne sürdü. Bu uygulamayı “şiddet failini koruyan, mağduru cezalandıran anlayış” olarak nitelendiren Bankoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın olayın idari boyutunu ayrıntılı biçimde incelemesi gerektiğini söyledi.
Bankoğlu, Irmak Ayşe Koparan’ın görevlendirildiği Soğanlıtepe köyünde barınma ve ulaşım koşullarının yetersiz olduğunu da iddia etti. Açıklamasına göre Koparan, görev yerine ulaşabilmek için her gün yüksek tutarda taksi ücreti ödemek zorunda bırakıldı. Bankoğlu, bu durumun genç öğretmeni hem ekonomik hem de psikolojik olarak ağır bir yük altında bıraktığını belirterek, kamu görevlilerinin görev yerlerine erişiminde temel yaşam koşullarının gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Aysu Bankoğlu, genç öğretmenin yaşadığı sorunlara ilişkin defalarca dilekçe verdiğini ancak bu başvuruların karşılıksız bırakıldığını öne sürdü. Bankoğlu, yerel idarecilerin ve ilgili eğitim yöneticilerinin sorumluluğunun araştırılması gerektiğini belirterek, “Şikâyetlerin sümen altı edildiği” iddiasını Meclis gündemine taşıdı. Açıklamada, öğretmenin korunması gerekirken yalnızlaştırıldığı ve sorunlarının çözülmediği savunuldu.
Bankoğlu, açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı yönetimini de sert sözlerle eleştirdi. Öğretmenlerin güvenli, huzurlu ve adil çalışma koşullarına sahip olması gerektiğini belirten Bankoğlu, eğitim sisteminde liyakat, denetim ve öğretmen güvenliği başlıklarının ihmal edilmesinin ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bankoğlu, “Öğretmeni korumayan, kadını korumayan, liyakati yok eden bu anlayış kabul edilemez” mesajı vererek, sürecin yalnızca bir okul ya da ilçe düzeyinde değil, bakanlık düzeyinde ele alınması gerektiğini savundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: