BARTIN VE YENİ KURULAN/KURULACAK PARTİLERİN GELECEĞİ! (1)


Bu makale 2021-01-22 13:40:40 eklenmiş ve 594 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Savaşın olmadığı bereketli topraklar. Selçuklular’dan bu yana düşman işgali görmeyen, yeşilin her tonuna sahip topraklar. Bartın Irmağı sayesinde bölgenin ticaret merkezi; bu nedenle farklı inanç ve ırktan insanları barış içinde yaşadığı topraklar. Ulus Devletlerin önem kazandığı 1800’li yılların sonunda gelişen milliyetçilik akımları yüzünden oluşan göçler; o döneme kadar barış içinde yaşanılan topraklar. Ta ki 1800’li yılların sonları 1900’lü yılların başlarında ne yazık ki Gayri Müslimlerin göçe zorlandığı topraklar. Kurtuluş Savaşında gördüğü tek düşman çizmesi Amasra Limanını ziyaret eden Fransız askeri gemisi... Böylesine barış dolu bu toprakların gördüğü en önemli felaket 1968 yılındaki deprem ve 1998 yılındaki sel. Bölgesinin ticaret merkezi olmasını sağlayan coğrafi konumu, doğanın ona sunduğu bereketli yapısı, yumuşak iklimi, gemi yapımı ile birlikte gelişen sanatkârlık ve ticaret erbablığı sayesinde her zaman zenginliklere ulaşan toprakların olduğu yerin adı Bartın.

Ülke ortalamasının üzerinde kırsalda ikamet eder Bartınlı. Bölgesindeki kömür üretimi nedeniyle sosyal güvenceyle çok önceden tanışan ve en çok emekliye sahip olan Bartın... Çevresindeki ormanları ve yaylaları sayesinde doğanın kendine sunduklarından gelir elde etmesini bilir Bartınlı. 1980’den sonra kömür havzasında üretimin düşürülmesi ve yeni yatırım yapılmaması sonucunda çalışan sayısı hızla azalmıştır. Kömür ocaklarında gruplu olarak çalışan Bartınlılar maden de iş bulamayınca; daha iyi yaşam şartlarına ulaşmak için gurbetçi olmak zorunda kalmış Bartınlı. Kendi olanakları ve aile dayanışması ile yaşamlarını sürdürebilir. Kolay kolay birlikte mücadele vermez. Güçlerini birleştirerek büyümek yerine, birbiriyle rekabet eder. Bartınlı’nın kolay kolay kolektif bir iş yaptığına rastlayamazsınız. İster Kooperatif olsun ister Birlik olsun ister küçük ölçekli veya büyük ölçekli tesis olsun birleşerek ortaklık yapısı altında girişimde bulunmaz Bartınlı. 1960’lı 1970’li yıllarda sayısı çok fazla olan küçük ve büyük ölçekli sanayi tesisleri hep aile işletmesidir. İlk önce Bartın Çimento Sanayiinde ilk kuruluşunda hisse alarak ortak olmuş, sonrasında Işıklar Firması’nın kurmuş olduğu sanayii tesislerinde ortaklık payları almış olsa da ondan sonrası gelmemiştir. Bu süreçlerden sonra ufak tefek ortaklıklar olmuşsa da olumlu sonuçlanmamıştır. Bu deneyimlerin olumsuz sonuçları Bartınlının kolektif iş yapma kararlılığını tamamen yok etmiştir.

Bartın Irmağı sayesinde ürettikleri tüm ürünleri dış pazarlara ulaştıran bu topraklarda ekonomik anlamda çok büyük sorunlar yaşanmamıştır. Ana ulaşım yolu üzerinde bulunması, bölgesinin denize açılan kapısı olması sayesinde ticaret kesintiye uğramamıştır. Büyük felaket, savaş, işgal görmediğinden hep kendisine yeter durumda kalmış, kolektif olmaya zorlayan koşullar olmadığından da böyle bir gelenek geliştirememiştir. Birbirine çok yakın olan yerleşim birimleri bile kendi içlerinde birlikte olamamıştır. Amasra, Arıt, Ulus, Kuruçaşile, Kozcağız, Hasan kadı, Abidinpaşa ve Kumluca’lılar birbirleri ile birliktelik sağlayamamışlardır. Amasralı Bartınlıyı istemez, Uluslu Kozcağızlıyı istemez tavırları bir gerçektir. Gurbetteki Bartınlıların kurduğu dernekler bile doğdukları yaşadıkları yerlerin adını taşır. İstanbul’da Uluslular, Hasankadılılar Derneği görürsünüz. Zaman zaman “Bartın’ın toprağından çömlek olmaz” deyişini duyarsınız, belki de bu deyişin ortaya çıkmasının nedeni budur, birbirine güvensizlik.

24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları’ndan sonra Bartın’ın ekonomik yaşamında büyük değişimler ve gerilemeler yaşandı. İrili ufaklı sanayii tesisleri ya tek tek kapandı ya da özelleştirmeye tabii tutuldu. Özelleştirme sonucunda kapanmayan sanayii tesislerine yapılan modernizasyon sonucunda istihdam sayıları büyük oranda düştü. Bölgemizin en büyük iş alanı olan madencilik; kömür üretimi politikasında yeni yatırım yapılmaması ve küçülmeye gidilmesi etkin olunca, iş gücü ihtiyacı neredeyse tamamen yok oldu. On binlerce hem şehrimizin çalıştığı kömür ocakları mevcut işçiler emekli olduktan sonra yeni işçi alınmadığından kapanma aşamasına geldi. İrili ufaklı özel sektör kuruluşları da uygulanan ekonomik politikalar sonucunda yapısal sorunlar yaşadı. Uygulanan yeni ekonomik programlara uyum sağlayamadıkları ve gerekli olan modernizasyon ile rehabilitasyon süreçlerini tamamlayamadıkları nedeniyle kapanmak zorunda kaldılar. Üreten aktif çalışan sayısı ile birçok ili geride bırakan Bartın, ne yazık ki şimdi emekli sayısı ile birçok ili geride bırakmakta. Aktif çalışan sayısının üç katı emekliye sahibiz.

2000’li yıllardan sonra kırsal (köy-mezra) nüfus yoğunluğu; hızla şehirlere kent merkezlerine yönlendirilmiştir. Büyük şehirler, il merkezleri, ilçe merkezleri kırsaldan göç almıştır. Bunun sonucunda Bartın merkez ilçesi ve diğer ilçelerinde belirgin nüfus artışları olmuştur. Bunun yanı sıra köylerimizin yol, su gibi temel ihtiyaçlarının giderilmesi ile yaşam şartları iyileştirilmiştir. İlimizin köylerinde suyu elektriği ve asfalt yolu neredeyse olmayanı yoktur. Bu da şehir merkezlerine ulaşımı kolaylaştırmış, köyde yaşayanların sosyal olanakları artmıştır. Ayrıca sosyal güvenlik şemsiyesi altında emekli maaşı alan emekli ve dul-yetimler düzenli gelire sahiptirler. Bunu yanı sıra ilimizde “sosyal yardımlardan” düzenli faydalananlarında sayısı oldukça fazladır. Köylerimizde tarımsal üretim mikro çapta da olsa halen daha sürmektedir. Yaşları ilerlemiş olmasına rağmen üretici köylümüz ellerinden geldikçe sebze üretmekte, hayvancılıkta yapmaktadır. Çevre illerden gelen kabzımallar düzenli aralıklarla sebze ve meyve ile süt ve süt ürünlerini de temin etmektedirler. Her ne kadar resmiyette ekonomik faaliyet olarak istatistiklere girmese bile oldukça önemli parasal girdi sağlamaktadır. Bir taraftan düzenli bir gelire sahip olmak, bir taraftan da mikro çap tada olsa tarımsal üretimin devam etmesi, bir taraftan da doğanın kendilerine sağladığı ürünlerden kazanç elde edilmesi gelir düzeyini artırmaktadır. Bunun yanı sıra Bankaların uzun yıllardan beri tüketicinin ihtiyaçlarını karşılaması için verdiği uzun ödeme süreli krediler sayesinde ulaşım aracı ile konut alınmasının kolaylaşması insanlarımızda memnuniyet sağlamıştır.

İlimizin sosyal ve ekonomik yapısını elimden geldiğince açıklamaya çalıştım. Ayrıca ilimizde üretim yapan bireysel girişimleri açıkladım ve kolektif işletmelere neden dönüşmediğinin nedenlerinin ortaya koydum. Bu bilgiler ışığında haftaya ilimizdeki siyasi partilerin durumlarını analiz etmeye devam edeceğim. Bartın’ımızda siyasal yapıyı analiz etmemiz için öncelikle içinde yer aldığımız toplumun bir fotoğrafını çekmemiz gerekiyordu. İşte bu nedenle yazımın ilk bölümünde bu fotoğrafı ortaya çıkarttım.

Devam edecek.

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›