BARTIN SİYASETİNDE NEDEN İKİNCİ ADAM ÇIKMAZ! (Son Bölüm)


Bu makale 2021-10-22 09:26:22 eklenmiş ve 360 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Bartın’ın adı Parthenius’tan gelmektedir. Parthenius, Bartın Irmağı’nın İlk Çağ’daki adıdır ve ‘Sular İlahı’ anlamını taşımaktadır. Parthenios kelimesinin “Irmak” ile “Güzel ve Muhteşem Akan Su” manalarını da yüklendiğini söyleyebiliriz. Öyle ki bugün dahi doğası bakir kalmış Bartın yöresinin İlk Çağlarda çok daha mükemmel bir coğrafyaya sahip olduğunu tahmin etmek güç değildir. Bu coğrafyaya hayat veren Bartın Irmağı’nın sahip olduğu müspet özellikler göz önüne alındığında Parthenios sözcüğünün “Güzel ve Muhteşem Akan Su” anlamına da gelmesi gayet tabiidir. Kanaatimizce, Parthenios isminin önce ırmağa verilmesi ve müteakiben ırmak kenarında kurulan şehrin aynı isimle anılmaya başlanması eşyanın tabiatının bir gereğidir.

Bartın adının nereden geldiğini araştıranlar arasında rahmetli Belediye Başkanımız Sayın Kemal Samancıoğlu’nun bu konuda açıklamasını da değerlendirmemiz gerekir. Sayın Samancıoğlu olayı şöyle aktarmıştır. “Bartın adının ‘Çamur yükü’ manasına gelen ‘Bartıyn’dan geldiği hakkında bazı kimselerin dilinde dolaşan mütalaa hiçbir esasa müstenit değildir. Bartın’ın eski münevverlerinden rahmetli Baltaoğlu Nuri’yle eski müftü rahmetli Toscuoğlu Hacı Rifat Efendi bir zamanlar Bartın adının nereden geldiği hakkında konuşurlarken, tesadüfen yanlarında bulunuyordum. Müftü, latifeli bir surette ‘Bar’ yük, ‘Tıyn’ çamur demektir. Bartın’ın adı da ÇAMUR YÜKÜ manasına gelir! Diyerek Baltaoğlu Nuri’yle şakalaştı ve gülüştüler. Bir hakikate istinat etmeyerek sadece latife mahiyetinde söylenmiş olan bu söz ağızdan ağza dolaşmış ve Bartın adının kökü hakkında yanlış bir iz bırakmıştır. Bunun için kasaba adının kökü araştırılırken bu mevzuyu ele almanın manası yoktur.”” Bu latifede olsa gerçekleşebileceğini unutmamamız gerekir diye düşünmekteyim.

Bu yazı dizisinin daha önceki bölümlerinde Bartın’ın İl statüsünü kazandıktan sonraki siyasi kimliklerle birlikte gelişen süreci aktardım. Yaşanılanları benim gözümden hatırlamanıza gayret ettim. Doğal olarak sizlerinde değerlendirmeniz olacaktır. Önemli olan olayları siyasi kimliklerle birlikte hatırlamak ve Bartın’ımızın neler kazandığını veya kaybettiğini kendimizin değerlendirmesini yapmasıdır.

Bartın’ın siyasi yaşamında olması gerekenler;

·         Hangi kademede olursa olsun siyasetle ilgilenenler öncelikle ortak paydamızın Bartın olduğunu kabul etmeleri ve buna tüm samimiyetleri ve içtenlikleri ile uymaları.

·         Üretilen siyaset sonucu elde edilen kazanımların en adil bir şekilde hepimizce faydalanılacağını bilmeleri ve hiçbir zaman unutmamaları.

·         İlimizde altı yüze yakın STK var. Bu STK’larda gönüllü olarak görev alanların ilgili oldukları konularda diğer illerde olduğu gibi proje hazırlamaları ve bu projeleri hayata geçirmeleri. Böylelikle ileride yer alacakları siyasi platformlarda daha etkin olacaklarını kabul etmeleri.

·         Toplumumuzun çeşitli katmanlarını temsil eden emek örgütleri ile meslek örgütlerinin çalışmalarında yerel sorunlara ağırlık vererek yerel kamuoyunda güç toplamaları gerekmektedir. Böylelikle siyasi alanda daha ağırlıklı olacaklardır. Sorunların belirlenmesinde ve çözüm üretmeleri siyasi yapıların yol göstericisi olacaktır.

·         Bartın’da örgütlü bulunan Siyasi Parti kadrolarının yerel sorunlar hakkında yeterli bilgiye ve donanıma sahip olmaları gerekmektedir. Bu kadrolar yerel sorunları ne kadar iyi belirleyebilirlerse ve bu sorunların Parti Programları ile ilişkisini kurarak giderme noktasında ortaya koyacakları çözüm önerileri ne kadar çok olursa o ölçüde siyasi başarı elde edeceklerini kavramaları gerekiyor.

·         Mahalli İdarelerde Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyeleri ve seçimle gelinen tüm kurullarda yer alan siyasi kimlikler yerel sorunları kavramış kişilerden seçilmiş olması gerekir. Seçmen kendi sorunlarına duyarlı siyasi kimlikleri seçmeye özen göstermeli ki sorunların giderilmesi hızlansın.

·         Seçimle gelinen tüm makamlar için taliplisi çok olacak ki rekabet olsun. İlimizde siyasette rekabet artırılırsa sorunların çözümü de o kadar hızlanır.

·         Siyasi Partilerde üye olarak bulunanlar inandıkları ve savundukları siyasi düşünceleri için çalışmaları gerekiyor. Öncelikle her siyasi parti üyesi parti programını iyice kavramalı ve bu program ile yerel sorunları ilişkilendirebilmeli. Böylelikle Parti içindeki rekabet ve uyum daha sağlıklı oluşacaktır.

·         Hepsinden önemlisi seçmen oyu ile desteklediği siyasi partiyi ve onun siyasi kimliklerini öncelikle Bartın’ımıza yaptığı hizmetler ile yargılamasını öğrenebilmeli. Bartın’ımızın ortak paydamız olduğunu hiç aklından çıkartmamalı ki seçtiklerini iyi denetleyebilsin.

 

Bartın’ımızın adının nereden geldiğini latife ile bahseden eski müftü rahmetli Toscuoğlu Hacı Rifat Efendinin dediği “çamur yükü” olması ne yazık ki latife olmaktan çıkabilir. Gerçekleşmesini istemiyorsak “ortak paydamızın BARTIN” olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Siyasete ve siyasetçilere daha fazla değer verip, onların yaptıklarının takipçisi olmalıyız. Daha zaman var, önemli olan önümüzdeki dönemi daha iyi değerlendirip BARTIN’ımızı layık olduğu il düzeyine getirebilme kararını vermemiz.

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›