GÜNAH VE HATALARDAN TEMİZLENME


Bu makale 2021-04-21 10:54:06 eklenmiş ve 345 kez görüntülenmiştir.
TAHSİN ÖTGÜÇ

 

Ramazan ayı, manevi bir temizlik ayıdır. Allah-u Teâlâ Müslüman kullarına verdiği bu nimetin hakkını verme adına tövbe ederek Allah’tan bağışlama dilemeleri her mümine ait bir görevdir. Aynı zamanda kendi menfalarınadır. Yüce Allah da Müslümanlardan tövbe ederek bağışlanma dileğinde bulunmalarını istemektedir. Allah kuranında, “Ey müminler nasuh tövbesi ile Allah’a tövbe edin” buyurmuştur. (Tahrim,9). Müslümana düşen görev Allah’ın emrine tabi olarak kalbinde yer etmiş olan günah ve hatalardan kurtulmak için tövbeyi istiğfarda bulunması gerekir. Tövbe: sözlük anlamı, dönmek demektir. İşlenen günahlardan vazgeçmek manasına gelir. Başka bir deyişle, yapılan hata ve kusurun günah olduğunu bilerek ve onu yaptığından dolayı pişmanlık duyup terk etmektir. Tövbede önemli olan, söylem ve eylemin çirkinliğini bilmek ve ondan vaz geçmektir.     

Tövbe eden kimse, çirkin davranışları güzeliyle değiştirdiği, Allah’tan uzaklaştıran yolları terk ettiği için, takdire şayandır. İnsan kötü yolu terk etmekle kalmamalı, kusurlarını da telafi etmek için, ibadet ve taatla Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmalıdır. Tövbe etmenin belirli bir zamanı yoktur. Her zaman hata ve kusurumuzdan geri dönmemiz mümkündür

İstiğfar: Allah Telaya Rabbim, beni bağışla! Diye dil ile yalvarırken, bedeni, günahlardan uzak tutmaktır. Yüce Yaratıcıdan umut edilen ise, istiğfar eden kulunu mağfiret edip bağışlaması, daha açık bir ifadeyle, onu kötülüklerden korumasıdır Hz Ali’nin (r,a) dediği gibi, dünyada Allah telanın azabından kurtulmanın iki yolu vardır. Bu yollardan biri Peygamberimiz (sav) efendimizin varlığıdır. Şu anda böyle bir imkân yoktur. Geriye sıkı bir şekilde tutulması gereken tek yol kalmıştır. O da istiğfardır.

Bu hususta Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Sen onların içlerinde bulunduğun müddetçe Allah, onları azaba uğratmayacaktır. Onlar bağışlamalarını dilerken, Allah kendilerine azap etmez”. (Enfal, 33). Allah-u Teâlâ’nın kullarına olan merhametini bütün yönleriyle ortaya koyan bu Ayeti Kerime, ne kadar ümit verici değil mi? Kullarına karşı böylesine şefkatli bir Rabbi olan insan, nasıl ümitsiz olabilir. Bu Ayeti Kerim’e de Allah’tan bizi bağışlamasını dilediğimiz sürece azaba uğramayacağımız vaat edilmiştir.

Yüce Mevla’mız bizlerin hata ve günahlardan kurtulmak için, samimi olarak tövbe etmemizi istemektedir. Bu hususta şöyle buyurmaktadır. “Ey iman edenler! Allah’a samimiyetle tövbe edin. Ola ki Rabbiniz kötü işlerinizi sizden tamamen siler ve Allah’ın o peygamberi ve onunla iman etmiş bulunanları rezil etmeyeceği bir günde sizi, atlarından ırmaklar akmakta bulunan cennetlere girdirir. Onların nuru önlerinde ve sağlarında koşacaktır. Onlar (münafıkların nurunun söndüğünü görünce): Ey Rabbimiz! Bizim için nurumuzu tamamla ve günahlarımızı bağışla. Şüphesiz ki sen her şeye kadirsin”. (Tahrim,8). Allah-u Teâlâ, samimiyetle tövbe edin buyururken, işlediği günahtan dolayı üzülüp, vicdan azabı çekmesini istemekte ve onun kendi kendine “ben artık bu suçu bir daha yapmayacağım diye söz vermesini beklemektedir.

İslam âlimlerine göre, yapılan tövbenin geçerli olması için şu üç şartın yerine getirilmesi gerekir.

1-    Günahı terk etmek.

2-    Günahı işlediğine pişman olmak.

3-    Bir daha o günahı işlememeye karar vermek. İşlenen günah kul hakkını ilgilendiriyorsa o zaman dördüncü şart devreye girer.

4-    Kul hakkından arınıp kurtulmak.

Bu da şöyle olur. Eğer hak, mal ve benzeri eşya ise, onu sahibine verir. İftira, arkadan çekiştirme gibi manevi bir hak ise, sahibinden af diler. Peygamberimiz (sav) efendimiz, “Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan bağışlama dileyin. Ben günde yüz defa Allah’a tövbe ediyorum” buyurmuşlardır. (Riyazüssalihin). Peygamberimiz günah işlemekten korunmuştur. Onun tövbe-i istiğfarda bulunması, belki Allah’ı bir an için zikirden uzak kalmış olabilirim düşüncesindendir. Bizler bizatihi hata, kusur ve işlediğimiz günahtan dolayı tövbe-i istiğfarda bulunuyoruz. Ramazan ayı bir fırsattır. Bunu en iyi şekilde değerlendirelim inşallah. Özellikle seher vaktinde yapılan dua ve tövbe-i istiğfarların kabul olunacağı gerçeğinden hareketle zamanı iyi değerlendirelim. Hiç bir zaman ümitsizliğe düşmeyelim. Zira dua ve tövbe-i istiğfar yapmamızı isteyen yaratanımızdır. İftar anında ve seher vaktinde yüce Yaratanımıza yönelerek ondan bağışlamasını ve inayetini isteyelim inşallah. On bir ayın sultanı ramazan ayı, önemli bir zaman dilimidir. Fırsat eldeyken hakkını verelim inşallah.

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›