ŞİİRLERDE KADIN


Bu makale 2019-03-08 11:57:10 eklenmiş ve 3112 kez görüntülenmiştir.
Keramettin Çetin

 

Bugün “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla “Şiirlerde Kadın” konusunu ele almak istedim yazımda, bu köşenin sınırlarının elverdiği ölçüde... Biliyorum konu o kadar geniş ki ne yazsam eksik kalacak. Yine de yazım kadınlara ve şairlere bir saygı ifadesi olarak kabul görürse ne mutlu bana.

Erkek şiirlerinde aşk, kadın şiirlerinde göçebe kuştur kadın. Ne zaman erkek şiirlerine baksam kadın kimliğinde aşkı, anaçlığı, yüceliği; kadın şiirlerine baksam kuşların çığlığını, bulutların ıslığını, yağmurun gözyaşlarını görürüm.

 

“Eladır gözlerin siyahtır kaşın

  Aradım cihanı bulunmaz eşin

 Yaylanın karından beyazdır döşün

 Uzanıp üstüne ölesim geldi” 

                                  KARACAOĞLAN

 

“Ürperişi sendendir sözcüklerin

  Bir dağın eteklerinin havalanışı sendendir

  Kendini ırmaklarda unutuşu bir ağacın

 Çünkü dalgaların bittiği yerde sen başlarsın”

                                   Baki Ayhan T.

          

Kadınların sesi de sessizliği de kendine akar çoğu zaman, Sacide ARZU’nun şiirinde olduğu gibi:

“Kadınlar çatlayan narlardır, her tanesi kendi içine saçılır

 Kara toprak bunu nerden bilsin

 Bir manolya tohumunun kızaran sessizliği gibisin”

 

Analığı ve anaçlığı en güzel anlatan şiirlerdendir Arif DAMAR’ın  “Analar” şiiri:

“Analar bu çocukları nasıl güldürüyorsunuz

 Nasıl yaz gökleri gibi böyle

Durgun sular iyi çağlar gibi

Kulaklarına neler fısıldıyorsunuz

Ne öğütler veriyorsunuz

 

Şiirimizi duru sesi Cahit KÜLEBİ “Kadınlar”ı nasıl görüyor bir de ona bakalım:

“Semaver nasıl kaynar fıkır fıkır,

 Öylesine kaynar kadınların içi,

 Çiçeklenmiş narin ağaçlardır.

 Isıtırlar insanı güneş gibi”

 

Hilmi YAVUZ “Doğunun Kadınları” nı nasıl görür:

“Onlar hüznü bir çeyiz

 Çileyi ince bir nergis

Ve gülerken bir dağ silsilesi taşırlar

Ve birer acıdan ibarettirler kayıtlarımızda”

 

Özlem TEZCAN bakın kadın kimliğindeki yaraya nasıl dikkat çekiyor, nasıl sorguluyor:

“Uzak bir savaştan aldığım

 Derin gül yarası

 Kadın olduğum için mi? ”

 

Abdülkadir BUDAK şiirinde “Kadın ve Nehir” i nasıl da benzetiyor birbirine:

“İkisi de sürükleyip götürüyor ne varsa

 Kadınla nehir arasında bir fark göremiyorum

Buluşuyor bir anlam iki ayrı sözcükte

Saçları omuzundan akıyor birisinin

 Ötekinin mızrağı saplanıyor denize”

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›