CHP’li Kaleli, nelere karşı çıktıklarını anlattı

Bartın İl Genel Meclisi’nde tüm üyelerin Bartın’a hizmet noktasında siyasi kimliklerini bir kenara bırakarak uyum içinde çalışma gayretinde olduğunu belirten CHP Bartın İl Genel Meclisi Üyesi Abdullah Kaleli, kendilerinin de bu vizyonla hareket ettiklerini Bartın’ın çıkarına olan konularda ‘kabul’ oyu verdiklerini ancak yeri geldiğinde ‘ret’ oyu kullanmayı da iyi bildiklerini söyledi.
Bu haber 2022-04-21 10:23:31 eklenmiş ve 971 kez görüntülenmiştir.

 

TOLGA AKINER

Kaleli, son iki bütçe döneminde enflasyon kaynaklı maliyet artışları nedeniyle uyarıda bulunmalarına karşın borçlanılmak zorunda kalındığını anımsatırken her iki bütçeye ilişkin faaliyet raporuna da CHP olarak ‘ret’ oyu verdikleri, ancak Meclis’teki çoğunluğun iktidarda olması nedeniyle raporların kabul edildiğini kaydetti. Okullarda gerçekleştirilen depreme karşı güçlendirme çalışmalarına da karşı olduklarını ifade eden Kaleli, “Biz okulların yıkılarak yeniden yapılmasından yanayız. Çünkü güçlendirmeler her zaman iyi olmayabiliyor. Allah’tan tek dileğim eğer Bartın’da deprem olacak ise çocuklarımız okulda olmadığı saatte olması” dedi. Kaleli, daha önce “Merkez’de okul yapılacak alanımız yok” diyen Bartın İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü de elindeki okulu (Bartın Endüstri Meslek Lisesi’nin eski binası ve onun bulunduğu alanı) yıktırıp külliye yapılması için Diyanet’e verdiği için eleştirdi. İnşaatı devam eden Külliye tamamlandığında bölge trafiğinin olumsuz etkileneceğini savunan Kaleli, “Altında ticarethaneler, üstünde küçük bir cami, yanında müftülük binası. Bu bir rant projesidir” diyerek eleştirilerini bir kez daha dile getirdi.

 

Ortak payda Bartın!

 

İl Genel Meclisi’nde tüm üyelerin siyasi parti ayrımı yapmaksızın Bartın’ın çıkarına olacak konularda bir bütünlük sergilediklerini belirten Kaleli, “Olumlu şeylere sahip çıkıyor, olumsuz durumları da hep beraber karşılıyoruz” dedi. Buna örnek olarak son iki bütçedir ‘ret’ oyu vermelerini gösteren Kaleli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçen seneki bütçede de söyledik; enflasyon yüksek. ‘Siz bu bütçeyi getirirken yol yapımında kullanılan bütümün tonu ne kadardı, bu bütçe geçirilene kadar ne kadar oldu? Bütçeden sonra mutlaka borçlanmaya gidilecek’ dedik. Geçen sene 6.5 milyon TL borçlanmaya gidildi. Bu sene de aynısını söylemiştik, biz bütçeye başladığımızda dolar kuru 7,5-8 liraydı, bütçe bitiminde dolar 12,5 lira… Bu projenin gerçekleştirilme imkanının olmadığını söyledik. Haklı çıktık ve bu sefer de 30 milyon borçlanma talebi ile geldiler biz ‘ret’ oyu verdik. Şu an elektrik-köy aydınlatılması için 2 milyon bütçeye para koymuşsun, elektriğe yüzde 120 zam gelmiş, bu paranın tutmayacağı baştan beli. En az gidecek para 5 milyon. Yine zam gelecek belki de 6 milyon. 3-4 milyon oradan çıkarıyorsun. Personel gideri olarak yüzde 12 koymuşsun memur zammı yüzde 30 oldu, asgari ücret yüzde 50 arttı.

 

 

“İstanbul’a yok, Bartın’a var”

 

Bir kere, çalışanların ve memurların maaşlarını bu sene hiç yatırım yapılmadığı halde ödeyebilsen bana göre yine kardayız. Ama 30 milyon borçlanmaya gidiliyor. Çünkü taahhütler var, program yapmışsın. O programı tutturman lazım. Tutturmak için de 30 milyon borçlanmaya gidiliyor. Tabii bu borçlanma Meclis’ten geçmesine rağmen Bakanlığın onayına tabi. Bakanlık buna onay verdiği takdirde kesinleşecek. Ki büyük bir ihtimalle de verecek, çünkü buradaki çoğunluk iktidar partisinde. Bakıyorsunuz; İstanbul Büyükşehir Belediyesi borçlanmak istiyor ama bakanlık izin vermiyor. Çünkü İBB Meclisi’nde çoğunluk AK Parti’de. Ama burada çoğunluk iktidarda olunca izni de alabiliyorsun.”

 

“Uyumluyuz ama her şeye ‘evet’ demiyoruz”

 

Evet, Meclis’in diğer üyeleri ile uyum içinde çalışıyoruz ama her şeye de ‘evet’ demiyoruz. Mesela; Özel İdare’ye Milli Eğitim Bakanlığı’ndan okulların desteklenmesi, tadilatı ve deprem güçlendirmeleri için para geliyor. Sonra bu da İl Genel Meclisi’nde Faaliyet Raporu’na alınması için onaylanıyor. Çünkü faaliyet raporu alınmazsa bunlar yapılmaz. Fatih İlköğretim Okulu ve Bartın Lisesi için de güçlendirmenin yapılması gerektiğini ortaya atmıştık. Biz zaten yıkılması ve yeniden yapılması taraftarıyız. Dilek Apartmanı adında bir bina vardı sanırım Erzincan’daydı ve o binaya üniversite tarafından güçlendirme yapıldı ve apartman sakinleri güçlendirmenin yerinde olmadığına ilişkin başvuruda bulundular. Valilik ve Bakanlık da güçlendirmenin yerinde ve sağlam olduğu açıklamasında bulunmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam daha bina 5,5 şiddetindeki bir depremle yıkıldı. Demek ki güçlendirme her zaman yerinde ve sağlam olmuyor. Fatih İlköğretim Okulu zaten bir dolu alanı ve 5 katlı bir binası olan bir okul. Bataklık bir yere okul yapmışız zamanında, şimdi o okul yıkıldığında yerine 5 katlı bir okul daha yapılamıyor.

 

“Merkez Cami Külliyesi bir rant projesidir”

 

Milli Eğitim Müdürü Meclis toplantımıza geldiğinde Bartın merkezde okul yapılacak alanımızın olmadığını dile getirdik. Kendisine, ‘Madem merkezde okul yapılacak yerimiz yoktu Endüstri Meslek Lisesi’nin yerini neden Külliye’ye verdiniz?’ diye sordum. ‘Külliye değil’ dediler, ‘Nasıl külliye değil’ dedim. Altı ticarethane, üstünde küçük bir camii, yanında da müftülük binası... Yani bu külliye değil de nedir? Bu bir rant projesidir. Hem vatandaşın camiye ihtiyacı varsa ki orada trafik de kilitleniyor, düşünün bir Cuma Namazı’nı ve oraya 500 kişinin aracıyla geldiğini de düşünün. Bartın trafiğinin alacağı hal nasıl olurdu? Belediye olarak oraya camii yapılmasına izin veriyorsan önce bunun yollarını yapman, güzergâhlarını düzenlemen lazım. Bakın hali hazırda Bülent Ecevit Bulvarındaki Çatmaca ışıklarından 3 hatta bazen 4 kırmızı ışıktan sonra anca geçebiliyoruz. Şimdi ne olacak? Adliye, Valilik ve Belediye orada... Şimdi bir de camii gelecek oraya. Peki, bu insanlar nasıl Bartın’ın içine ulaşacaklar? Bunu düşünmek gerekmiyor muydu? Okul yapılacak yerin yoktuysa en önce okul yapman gerekirdi.

 

 

“Cami cemaati de öğrenciler de bizim insanlarımız”

 

Fatih İlköğretim Okulu’na güçlendirme yapıldı. Oraya bir camii yapılıyor, caminin yerine 800 tane beton enjekte edildi. Evet, caminin temelinin sağlam olması binanın dayanıklı olması lazım… Çünkü cemaat içindeyken bir deprem olabilir. Ama camiye gidenler de bizim insanımız o okula giden çocuklar da bizim çocuklarımız. Oraya bunu yapıyorsan okullarımıza da yapman lazım. Onları da temelden güçlendirmelisin. O zaman yık binayı. Bataklığa bina yapılmaz diye bir şey yok. Elbette ki yaparsın, ama zemine ve tekniğine uygun olarak yaparsın. Allah’tan en büyük dileğim Bartın’da bir deprem olacaksa inşallah çocuklarımızın okullarda olduğu saatlerde olmasın.

 

“Kavgamız hizmet yapılması için…”

 

Tezimize karşı çıkan Meclis’teki arkadaşlarımız ödeneğin buraya geldiğini bunu kullanmamız gerektiğini söylüyorlar. Onlara da hak veriyorum. Bunun çözümü Ankara’dan gelecek. Çünkü burası siyasi kararların alındığı bir Meclis değil. Belediye Meclisi’ne ve TBMM’ye de benzemiyor. Burada pek bir siyasi gündem yok. Burada kavga edilecek bir durum yok. Biz burada Türkiye siyasetine yön vermiyoruz. Bizim kavgamız sadece hizmetin yapılması için olur.”

ETİKETLER : Bartın CHP Bartın İl Genel Meclisi Abdullah Kaleli
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›