“Cesur Yürek” Bartın’dan seslendi: “Bu hükümetin miadı doldu”

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, ülkemizdeki hayat pahalılığının tek sorumlusunun 19 yıldır yönetimde olan AK Parti iktidarı olduğunu belirtirken, "“Bu iktidar miadını doldurmuştur. Bu iktidardan Türkiye’ye hayır gelmez. Bunlardan kurtulmak lazım. Bu yorgun Erdoğan ve onun yönetiminden kurtulmak lazım" dedi.
Bu haber 2021-10-08 10:23:24 eklenmiş ve 1380 kez görüntülenmiştir.

 

TOLGA AKINER

ERDEM TABAKOĞLU

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, 3 yıllık aranın ardından bir kez daha geldiği Bartın’da partisinin İl ve Merkez İlçe Başkanlığı’nın açılışını yaptı, Kozcağız ve Bartın Merkez’de esnaf ve vatandaşları ziyaret ederek sohbet etti.  Yukarı Çarşı’daki İl Başkanlığı’nın önünde vatandaşlara hitaben bir konuşma gerçekleştiren İnce, Türkiye’nin 19 yıllık AK Parti iktidarından her geçen gün daha da yoksullaştığını dile getirdi. Hayat pahalılığının tek sorumlusunun ülkeyi yönetemediğini savunduğu AK Parti olduğunu vurgulayan İnce, “Bu iktidar miadını doldurmuştur. Bu iktidardan Türkiye’ye hayır gelmez. Bunlardan kurtulmak lazım. Bu yorgun Erdoğan ve onun yönetiminden kurtulmak lazım” dedi. İnce, Türkiye’nin insan gücünden turizme, doğal zenginliklerden, tarihine kadar her türlü zenginliğe sahip olmasına karşın yoksul olmasını ülkenin kötü yönetilmesine ve soyulmasına bağlayarak üstü kapalı olarak AK Parti yönetimine gönderme yaptı. Gençlere “Yurt dışı hayallerinden vazgeçin”, kadınlara “haklarınıza sahip çıkın”, AK Parti’ye oy veren muhafazakar kesime ise “Mümin, mümine oy verir, mümin gönüllülere değil. Şatafatı görmüyor musunuz” diye seslenirken muhalefetin de kafasının karışık olduğunu öne sürdü. Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartların ne kadar kötü olduğunun farkında olduklarını ancak “tek yol memleket” diyerek çıktıkları yolda başaracaklarına olan inançlarının tam olduğunu söylerken vatandaşlardan da kendilerine güvenmelerini istedi ve herkesi Memleket Partisi’ne destek vermeye çağırdı.

 

 

Kurmaylarıyla Bartın’a çıkarma yaptı

 

Parti binasının açılışı için geldiği Bartın’a kurmaylarıyla adeta çıkarma yapan Muharrem İnce’ye Genel Başkan Vekili Gaye Usluer, Genel Sekreter Hakkı Akalın, Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Çelebi, Hüseyin Avni Aksoy, Özcan Özel, Nurdan Şahin Demirbağ, Mevlüt Dudu, Genel Sekreter Yardımcıları Kayhan Yüreyir, Mehmet Kazancıoğlu, Halil İlker Çelik, MYK Üyeleri Burak Hasar, Ali Rıza Büyükuslu, İpek Özkal Sayan, Nejat Elaldı, Genel Sayman Ufuk Akgün, MYK Üyesi Mahir Bakan, Asuman Ali Güven ve PM Atilla Aytaç eşlik etti.

 

İlk durak Kozcağız oldu

 

Çaycuma yakınlarında Memleket Partisi Bartın İl Başkanı Mustafa Çelik, Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı ve çok sayıda partili tarafından karşılanan İnce ve beraberindekilerin ilk durağı Kozcağız beldemiz oldu. Burada esnaf ziyaretlerinde bulunan İnce, güzergah boyunca karşılaştığı vatandaşlarla da selamlaştı, sorunlarını ve taleplerini dinlerken, gelecekten umutlu olmalarını ve kendilerine güvenmelerini istedi.

 

 

Herkesle selfi çektirdi

 

Kozcağız’dan partiye ait üzerinde isminin yazılı olduğu özel bir otobüsle Bartın kent merkezine gelen Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Yukarı Çarşı’daki Atatürk heykelinin orada otobüsten indi ve yürüyerek esnafı ve vatandaşları selamladı. Memleket Partisi İl Başkanlığı’nın bulunduğu yere kadar Bartınlıların yoğun ilgisi ile karşılanan İnce, vatandaşlar tarafından alkışlanırken çok sayıda Bartınlı da kendisi ile selfi çektirebilmek için yarıştı. Selfi taleplerini geri çevirmeyen İnce, isteyen herkesle hatıra fotoğraf çektirdi.

 

“Türkiye derin bir yoksulluk yaşıyor”

 

İnce, Yukarı Çarşı’da partisinin il başkanlık binasının hemen karşısındaki havuz başına geldiğinde, vatandaşlara hitaben bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye’yi karış karış gezdiğini belirten İnce, gördüğü şeyin Türkiye’nin derin bir yoksulluk yaşadığı olduğunu söyledi. Kiraların, gıda fiyatlarının, akaryakıt ve doğal fiyatlarının pahalı olduğunu anımsatan İnce, bütün bunlar ortada iken 19 yıldır Türkiye’yi yöneten bir parti olduğunu söyledi ve AK Parti’yi eleştirdi. İnce sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Herkese ‘terörist’ diyor”

 

“Sorumluluk almıyor. Sanki kendisi hiç bundan sorumlu değil gibi sürekli aynı şeyleri söylüyor. Bir ara soğancıları terörist yaptı, soğan depolarını bastı. Sonra patatesçilere taktı kafayı, ‘Bunlar stok yapıyor’ dedi. Sonra marketlere taktı. Kim o marketler? Kendi yandaşları zaten… Niye? Ürünleri pahalı satıyorsunuz diye… Ya kardeşim doğalgaz pahalıysa, elektrik pahalıysa, mazot pahalıysa, otoyol geçiş ücreti pahalıysa, köprü geçişi pahalı ise domates de pahalı olur. Bu kadar basit. Doğalgaza zammı sen yapıyorsun. Akaryakıta zammı sen yapıyorsun, elektriğe zammı sen yapıyorsun, gübreye zammı sen yapıyorsun, sonra çıkıp suçlu olarak parkta yatana ‘terörist’ diyorsun, öğrenciye ‘terörist’ diyorsun, muhalefete ‘terörist’ diyorsun, soğancıya, patatesçiye ve marketçiye ‘terörist’ diyorsun.

 

“Bu iktidardan memlekete hayır gelmez”

 

Bu iktidar miadını doldurmuştur. Bu iktidardan Türkiye’ye hayır gelmez. Bunlardan kurtulmak lazım. Bu yorgun Erdoğan ve onun yönetiminden kurtulmak lazım. Türkiye’nin sorunlarını bilmiyor ya da bilmemezliğe geliyor. Eğer bir ülkede gıda fiyatları bu kadar artmışsa neden üretilmiyor diye bakacaksın önce, neden çiftçi ekmiyor? Çiftçi ekmiyor, ekim alanları daralmış çünkü mazot alamıyor, gübre alamıyor. Üstüne bir de kuraklık gelmiş… Sen bütün otoyollara zam yapmışsın, bu kadar köprülere zam yapmışsın, dolar üzerinden Euro üzerinden garanti vermişsin. Çanakkale Köprüsü’nden kaç paraya geçeceğimiz belli değil. Bugün için 150-160 lira, 15 Euro. Yarın ne olur bilemeyiz.

 

 

“Gelecek hırsızlığı yapıyorlar”

 

Bakın ben 2018 yılında burada, Bartın’da pazaryeri gibi bir yerde miting yaptım. Bugün gelirken yolda baktım. 2018’de Bartın’da ne demişim diye baktım. ‘Beni değil, Erdoğan’ı seçerseniz, ki o zaman dolar daha 4 liraymış, dolar 8-10 lira olur’ demişim. Oldu mu? Oldu… Geçti bile 8’i 9 lira… Bakın bir daha söylüyorum. Bu şekilde Türkiye’yi yönetmek gelecek hırsızlığı demektir. Gelecek hırsızlığı şudur; henüz doğmamış bir çocuk düşünün, kimimiz 20 yaşındayız, kimimiz 50, 60, 70… Hepimiz yaşıyoruz bu yeryüzünde. Bizim doğmamış çocuğa karşı bir üstünlüğümüz yok. Onun da hakları var bu dünya üzerinde, memleket üzerinde. Eğer bu ülkenin kaynaklarını bu kadar kötü kullanırsak doğmamış çocuğun hakkını çalan hırsız oluruz. Buna hakkımız yok.

 

“Yoksuluz! Çünkü bu ülke soyuluyor”

 

Üç buçuk tarafı denizlerle çevrili, ovası var, madeni var, Avrupa’nın en genç nüfusu var, aklına ne geliyorsa var memleketimizde, turizmi var, tarihi var, boğazı var, ormanı var, gölü var… Ama yoksuluz. Neden fakiriz? Neden Kapıkule’den çıktığımızda insanlar zengin de Kapıkule’den içeri girildiğinde neden fakiriz biz? Çünkü bu ülke kötü yönetiliyor, çünkü bu ülke soyuluyor.

 

 

Gençlere; “Yurtdışı hayalleri kurmayın”

 

Ben ilk olarak gençlere seslenmek istiyorum; yurtdışı hayalleri kurmayın. Almanya, Hollanda, Amerika hayallerini terk edin. Bu memleket bizim. Sokaklarını biz temizlemezsek kimse temizlemez. Ormanlarını biz korumazsak kimse korumaz. Yanan ormanların yenisini dikeceğiz, sokaklarını biz temizleyeceğiz, laboratuvarlarında biz çalışacağız, siz çalışacaksınız. Yurtdışı hayal kurmak yok, bunu bırakın. Hep beraber bu ülkeyi kalkındıracağız. Hep beraber… AK Partilisi, CHP’lisi, MHP’lisi, İYİ Partilisi, Memleket Partilisi… Hepsi…

 

Kadınlara; “Haklarınıza sahip çıkın”

 

Kadınlara seslenmek istiyorum, kadınlara… Ey kadın kardeşlerim, 1.8 milyarlık Müslüman alemi var dünyada. Afganistan’a bakın, Suriye’ye bakın, Pakistan’a bakın, İran’a bakın, Suudi Arabistan’a bakın bir de kendinize bakın. Neden siz diğer Müslüman ülkelerde olduğu gibi değil de bu ülkede neden daha kişilikli, daha kimlikli, daha insanca yaşıyorsunuz biliyor musunuz? Atatürk’ün sayesinde. Eğer haklarınıza sahip çıkmazsanız bin sene daha bir Atatürk beklersiniz. Onun için haklarınıza sahip çıkın diyorum.

 

Muhafazakârlara; “Türkiye’nin soyulduğunu görmüyor musun?”

 

Bir de muhafazakâr arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. 19 yıldır bu iktidara oy veriyorsun. Gerçekten Türkiye’nin soyulduğunu görmüyor musun? 5-6 yerden birden maaş alanlar yok mu? Bunları görmüyor musun? Mümin mümine oy verir, mümin gönüllülere oy vermez. Bunlar mümin gönüllü. Şatafatı görmüyor musun? Cuma namazına giderken 300 arabayı görmüyor musun? Böyle bir dünya, böyle bir din yok. Biz sömürge miyiz? Dolar üzerinden Euro üzerinden köprü geçişi ne demek oluyor. Hani sen yerliydin? Hani sen milliydin?

 

“Muhalefetin de kafası karışık”

 

Bakın onlar 19 yıldır bu ülkeyi yönetiyor ama bu muhalefetin de kafası karışık. 3 sene önce ben meydanlara çıktığımda bu muhalefet bana destek olsaydı çoktan indirmiştik bunları, çoktan…

 

 

“Tek yol Memleket”

 

Şimdi Türkiye’nin önüne yeni bir yol açtık. Ne Cumhur, ne Millet, tek yol memleket. İşimizin zor olduğunu biliyorum ama bu millete güveniyorum. Türk milleti 20 genel seçim yaptı. Bunların 10’unda iktidarı değiştirdi. Yani yüzde 50’sinde... Bu seçimde milletimizin bu iktidarı değiştireceğine adım gibi eminim. Bunu görüyorum sokakta. Ama millet kimi göndereceğine karar vermiş de, kimi getireceğine henüz karar verememiş. Ben bunu görüyorum. Onun için yollardayım, daha iki gün önce Aydın’daydım, bugün Bartın’dayım. Pazartesi günü Sakarya, oradan bir televizyon kanalı Çarşamba, Perşembe’den itibaren tekrar Anadolu yollarındayım.

 

“Memlekete en büyük kötülüğü hakim ve savcılar yapıyor”

 

Sizleri Memleket Partisi’ne davet ediyorum. Bizim sloganımız MAVİ. M harfi önce memleket, her şeyden önce memleket. Sonra bu memlekette adalet, MAVİ’nin A’sı da adalet. Adalet yoksa hiçbir şey yoktur. Bakın, zannediyor musunuz ki bu ülkeye en büyük kötülüğü siyasetçiler yapıyor, ekonomistler yapıyor? Asla… Türkiye’ye en büyük kötülüğü hakim ve savcılar yapıyor. Yargı düzgün ve adil olmadığı için dış dünya bize güvenmiyor. Bizim yargımıza güvenmedikleri için ekonomimize de güvenmiyorlar, devlet yapımıza da güvenmiyorlar. Bu yüzden de yabancı yatırımcı bize gelmiyor. Onun için bu yargıyı bu kadar kötü işleten hakim ve savcılar memlekete en büyük kötülüğü yapıyorlar. Onun için adalet diyoruz. Herkes inanacak bizim yönetimimizde hakimin karşısına çıktığında başı açık-kapalı, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, kadın-erkek, şu partili-bu partili… Bunu düşünmeyecek. 85 milyon mahkemeye gittiğinde ‘Benim ülkemde adalet düzgün işler’ derse o memlekette huzur olur, o memlekette refah olur, o memlekette zenginlik olur.

 

“Sarayda yaşamak vicdana uygun değil”

 

MAVİ’nin V harfi ise vicdandır. Bir şey yasaya, kanuna uygun olabilir. Ama yapılan iş önce vicdana uygun olacak. Yani sarayda yaşamak kanuna uygun olabilir ama bu kadar yoksulluk varken vicdana uygun değil.

 

“Hep birlikte gençlerimiz iş bulacağız”

 

Sloganımızdaki son İ harfi de iş, gençlere iş… Gençlere Almanya kapılarına dayanmadan, vize kuyruklarını beklemeden, yurtdışı hayalleri kurmadan bu topraklar üzerinde fabrikaların bacalarını tüttüreceğiz. Tarlalarından bereket fışkırtacağız. Hep birlikte bu gençlere iş bulacağız.

Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkürler ediyorum. Memleket Partisi’nin Bartın İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığı Bartın’a ve memleketimize milletimize hayırlı uğurlu olsun. Sağolun, varolun…”

 

“Şartlarımız kötü ama başaracağız”

 

Muharrem İnce’nin sözlerini tamamlamasının ardından yakınlarında bulunan bir genç, “Başkanım size güveniyoruz” diye seslenince, İnce, “Biz de size güveniyoruz” dedi. Gencin “Dayanacak gücümüz kalmadı” demesi üzerine ise İnce, sözlerini “Dayanın. Evet, şartlarımız kötü ama inanın 1919’dan daha kötü değil. Başaracağız hep birlikte inanın” diyerek noktaladı.

 

ETİKETLER : Bartın Memleket Partisi Muharrem İnce Mustafa Çelik Hacı Gölbucaklı
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›