Ecen Sigorta
19 Eylül 2018 Çarşamba
Keramettin ÇETİN

TANGOLARIMIZ

09.05.2018 09:36 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Keramettin ÇETİN

 

“Mazi kalbimde bir yaradır

Bahtım saçlarımdan karadır”

 

Geçtiğimiz Perşembe akşamı, Bartın Kültür Merkezi’nde, “TANGOLARIMIZ” -1928’den bugüne en güzel Türkçe sözlü Tangolar- adlı harika bir konser izledim. İzlemeyenler, kaçıranlar adına üzüldüm. Etkinliği gerçekleştiren Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü ve değerli hocalarına, teşekkür ediyorum. Ayrıca, kentimizdeki üniversitenin varlığını da bize hissettirdiler.

Latin Amerika dansları ve müziği, her zaman bana değişik gelir ve çok severim. Kıvraklığın, hüznün ve romantizmin ezgileridir onlar. Tango, Latin Amerika, özellikle Arjantin/ Buenos Aires kökenli 1800’lü yılların sonlarında ortaya çıkan bir müzik ve dans türü. Karışım bir müzik aslında. Arjantinliler hüzünlerini, acılarını ve umutlarını bu müzik ve dansla yansıtmışlar. Tango için aşkın ve tutkunun müziği ve dansı da diyebiliriz. Alt sınıfların müziği olan tango, sonradan üst sınıfların da benimsediği bir müzik olmuş. 20. Yüzyılın başlarından itibaren de, Avrupa’ya ve dünyaya yayılmış. Tango, etkileyici, egzotik bir müzik ve dans... Duygu yüklü bir tavır ve zarafet…

Konserde görev alan akademisyen sanatçılar; vokalde Sevan NART (Bartın Üniversitesi), çelloda Şebnem Yıldırım ORHAN (Gazi Üniversitesi), kemanda Hüseyin UYSAL (Kastamonu Üniversitesi), piyanoda Bahadır ÇOKAMAY’dı (Trakya Üniversitesi). 

14 parçadan oluşan repertuarlarıyla, tango müziğin ülkemizdeki 90 yıllık serüveninde harika bir yolculuğa çıkarttılar bizi. Program, Bartın’da izlediğim ilk tango konserdi. Eşimle birlikte izlediğimiz konserde unutulmaz keyifli anlar yaşadık. Bir de sahnede tango gösterisi yapan bir çift olsaydı, olağanüstü olacaktı! İlerleyen yıllarda belki o da olur. Vokal Seval NART, ara konuşmalarda ve geçişlerde, söylenen şarkılar ve bestecileri hakkında, aydınlatıcı bilgiler de verdi. Arka planda perdeye görüntülerin yansıtılması da güzeldi.

Konser, tango müziğinin Arjantinli büyük ismi Astor PİAZZOLLA’nın "Özgürlük Tangosu" (Libertango) ile başladı. Güftesi, Necip Celal ANDEL’e; bestesi, Necdet Rüştü EFE’ye ait bir tango klasiği olan “MAZİ” ile bitti.

“Mazi”, aynı zamanda Türkiye’nin ilk Türkçe tangosu olma özelliğine de sahip. Parçayı ülkemizde ilk seslendiren de, Seyyan Hanım/ Seyyan OSKAY. O Seyyan Hanım ki, ülkemizde, bilenlerin kimilerine göre, “Billur Sesli Soprano”, kimilerine göre de, “Yerli Edith PIAF”tı. Toktamış Ateş’e göre de, adına “Seyyan Hanım ve Diğerleri” adlı kitap yazılacak denli değerli bir Cumhuriyet kadını, umut ve inanç tazeleyicisi idi.

Konser sonrası, akşam boyunca, bu parçanın sözlerini söyleyip durdum kendi kendime. Konserde çektiğim klipleri izledim defalarca. Dinlediğim tangoların ezgileri yankılandı kulaklarımda.

“Papatya”, “Bozcaada”, “Dinle Sevgili”, “Sana Nerden Gönül Verdim”, “Hazan Mevsimi”,  konserde dinlediğimiz hepsi birbirinden güzel tango parçalardan bazıları.

Yazıma. Mazi’nin sözleriyle başlamıştım, Yine, en sevdiğim Türkçe tango olan “Mazi’nin sözleriyle bitirmek istiyorum:

 

“Ne göğsünde uyuttu beni 
Ne bûseyle avuttu beni 
Geçti ardından uzun yıllar 
O kadın da unuttu beni…”

 

Tangonun ülkemizde unutulmaması, hatta gelişmesi; müziğimizde bir ses ve renk olarak kalması dileğiyle…

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.