HEMA’nın dayanılmaz hafifliği!


Bu makale 2022-06-24 09:20:06 eklenmiş ve 754 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Amasra B Sahası Rödovans karşılığı işletme hakkını HEMA firması kazanmıştır. Rödovans karşılığı işletme sözleşmesini 15 Nisan 2005 tarihinde imzalamıştır.

2005 yılı Dünya piyasalarında eşdeğer kömürün fiyatı: 50 $

2010 yılında HEMA Firması imzaladığı sözleşmede yer almayan Termik Santral kurma projesini gündeme taşımıştır. Firma sözleşmede termik santral şartı olduğunu ileri sürse de ihaleye esas sözleşmede Termik Santral şartı yoktur.

2010 yılı Dünya piyasalarında eşdeğer kömürün fiyatı: 80 $

Google arama motoru penceresine “Amasra_Detayli_Rodovans” yazdığınızda Türkiye Taşkömürü Kurumu web sayfası üzerinden verilen bir linke ulaşacaksınız. Bu belgede 2005-2008 yılları içinde yapılan faaliyetleri göreceksiniz. Yapılan bu anlaşmaya göre ilk iki yılı hazırlık sonrasında yirmi yıl içinde 56 milyon ton kömür üretimi yapılacağı kabul edilmiştir. Yıl 2022 olmasına rağmen daha ortada bir kilogram kömür yoktur. Her ne kadar kömür üretimi için yeraltı ve yerüstü yatırımları yapılsa da bu yatırımlar kömürün üretimi için yeterli değildir. Peki, neden HEMA firması bu yönde uygulama geliştirmiştir?

Bunun birinci nedeni dünyada kömürün ne yöne gideceğinin belirsizliğiydi. 2018 yılına kadar geçen süreçte kömür önemini git gide kaybetmiş olduğundan fiyatlar çok düşük seviyede oluşmuştur. Ancak 2018 yılından sonra kömür yavaş ta olsa önem kazanmaya başlamıştı. İşte bu zaman içinde bu üretim sahasının elde tutulması için “cambaza bak oyunu” sergilenmeliydi. Bartın halkının tüm dikkatleri termik santral üzerine çekilerek kömür üretimi konusundaki isteksizlik görünmez yapılmıştır. Bartın’da işsizlik yoğun olmasına rağmen kömür üretiminde yer alacak işgücü görmezden gelinmiştir.

2018 yılı Dünya piyasalarında eşdeğer kömürün fiyatı: 150 $

İkinci neden ise siyasilerin bu durum karşısındaki kazan kazan anlayışları. Bartın’da termik santral için çevre mücadelesi veren ve bu mücadelerini yılmadan sürdüren çevrecilere borçluyuz. Burada sorun politikacıların bu olaya siyasi kazanç açısından bakmaları. İktidarda olanlar kömürün çıkartılarak Ülke ekonomisine kazandırılması ve vilayetimizde hüküm süren işsizliğin önüne geçilmesinin önemini göz ardı ederek firmanın bu anlayışını desteklemeleri. Bunu yaparken de “bu tuzu kurular” nedeni ile bu firma rahat yatırım yapamıyor diyerek işsiz gençlerimizin duygularından yararlandılar. HEMA firmasının yüzlerce Çinli işçi çalıştırmasını göz ardı etmesini de bildiler, TTK’ya işçi alımını durdurarak olabildiğince küçülmesini sağladılar.

Ya muhalefet ne yaptı. Çevrecilerin yarattığı kamuoyu üzerinden siyasi rant sağladılar. HEMA Firmasının neden kömür üretim yapmadığının nedenlerini kamuoyunun gözleri önüne seremediler. Ana muhalefet partisinin bu yıl içinde yaptığı ekonomi masası toplantısında bile bu konu ile ilgili bir cümle bile kuramadılar. Muhalefet partileri Bartınlı çevre mücadelesi verenler kadar cesaretli olamadılar. Yeraltı zenginliğimizin yerüstüne çıkartılmasını sağlamak ve bölgemizdeki işsizlere iş olanağı sağlayacak olan çalışmanın içine giremediler. Bir taraftan TBMM mücadele sürdürülmesi için kömür üretimi konusunda tüm milletvekillerine bilgi aktarılması bunun yanı sıra TBMM gündeminden bu konuyu sürekli güncelliğini koruyacak girişimde bulunamadılar. Daha da önemlisi bölge halkını kömür üretimi konusunda bilgilendirmek ve HEMA firmasının neden üretime geçmek istemediğinin anlatılarak iktidar üzerinde siyasi baskı yaratabilmeleri gerekiyordu. Aradan on yedi yıl geçmesine rağmen halen daha ortada kömür yok. Bu firma bugün üretim yapmaya karar verse de en azından bir iki yıl hazırlık yapması gerekiyor. Politikacılar bir taraftan “tuzu kurular” diyerek suçlu göstermeleri, diğer taraftan da haklı bir mücadele yürüten çevre gönüllülerinin emekleri üzerinden siyasi rant elde etmeleri. Sonucunda kazanan üretim yapmayan firma oldu yıllarca. Anılan firma Bartın halkının karşısına Termik Santralla geldiği 2010 yılından sonra her alanda kömür üretimin önemi vurgulanmalıydı. Kömür üretmemek için her türlü girişimde bulunan bu firmanın rödovans sahasını terk etmesini gündeme taşımalıydı. Özellikle ana muhalefet partisi taşkömürü stratejik maden olarak kabul ettiğinden; kömür üretiminin Devlet eliyle yapılabileceğini bölge halkına anlatmalıydı. TTK’nın küçültülmesine sessiz kalmayarak, kömür üretiminin daha verimli ve güvenli yapılabilecek yapılandırmanın nasıl olması gerektiğini açıklamalıydı. Bir taraftan TTK’nın küçültülmesine ses çıkartılmadı, diğer taraftan da üretim yapmamak için direnen firma için kamuoyu baskısı oluşturulmadı. Sonucunda olan bölgemizdeki işsiz gençlere oldu.

2022 yılı Dünya piyasalarında eşdeğer kömürün fiyatı: 262 $

Türkiye’nin kömür ithalatı son 10 yılda iki katına yakın artış göstermiş ve 2020’de 40 milyon ton düzeyine yükselmiştir. Küresel kömür ithalatının yüzde 2,7’sini Türkiye yapmaktadır ve dünyada yedinci sırada bulunmaktadır. Türkiye 2021’de en yüksek ithalatları her birinden 14,7 milyon ton olmak üzere Kolombiya ve Rusya’dan yapmıştır. Bu ülkeleri 5,3 milyon ton ile Avustralya ve 1 milyon ton ile ABD izlemektedir. Türkiye’nin kömür faturası 2021’de 4,6 milyar dolar düzeyindedir.

Günümüz Türkiye’sinde enerji tüketimi içinde en yüksek payı yüzde 29,1 ile kömür almaktadır. Kömürü yüzde 28,7 ile petrol ve yüzde 25,7 ile doğal gaz takip etmektedir. Hidrolik dâhil yenilenebilir enerji kaynaklarının payı ise yüzde 14,5 düzeyindedir. İthal kömürün toplam enerji tüketimi içindeki payı yüzde 16,8 ve yerli kömürün payı ise yüzde 12,3 düzeyindedir. Dünyada kömürün toplam enerji tüketimi içindeki payı yüzde 26,8 olup, Türkiye tüketimine yakın bir düzeyde olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, Dünyada ithal kömür kullanımı ortalama yüzde 5,7 ile Türkiye’ye göre oldukça düşük seviyededir.

Kömür son yıllarda hem dünya üzerinde hem de ülkemizde eski değerine kavuştuğundan HEMA firmasının kömür üretme çabaları hız kazanmıştır. Ayrıca 2005 yılından bu yana yaptığı finansman anlaşmalarının koşullarını da bilmemekteyiz. Bu konuda bir bilgiye ulaşmak neredeyse olanaksızdır. HEMA mutlaka bir üretim projeksiyonu yapmıştır. Bu projeksiyonda ton başına üretim maliyetiniz ne olacak diye sorduğumuzda verilecek yanıt ticari sır olacaktır.

Amasra B üretim sahasında kömür üretimini gerçekleştirmesi için yapılan etüt proje çalışmalarında etap etap hazırlıklar belirlenmiştir. Buna paralel olarak ta etap etap finansman ve teknik destek alınacak yerlerle anlaşmalar yapılmış olması gerekir. Çok önceden bekledikleri zaman geldiğinde (dünya kömür fiyatlarında gelinen değer) üretime geçeceklerdir. İşte o zaman yöremizdeki işsiz yığınlar ikibin dörtbin aralığında bir iş kapasitesini göreceklerdir. Kömür üretiminde çalışanlar ve bu üretim yerinde ortaya çıkacak iş olanaklarından yararlanmak isteyen yığınlar bu firmanın yapacağı her türlü girişimde yanında olacaktır. İşte bu olduğunda “Termik Santral” projesinin gerçekleşmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır. Çok zorlu çevre mücadelesini gerçekleştiren bu insanlar (iktidar tarafından tuzu kurular olarak adlandırılıyor) ne yazık ki çalışan işçi ve iş umudu bekleyen işsiz yığınlar tarafından linç edileceklerdir. İşte bunun ilk örneğini Lavvuar ÇED mahkemesinin yerinde tespit keşfinde yaşadık. Ama bundan sonraki süreçte çevre mücadelesinin karşısında bu firmada çalışacak olan işçiler ile iş umuduyla bekleyen işsizler olacaktır. Bunların sayısı ne yazık ki on binler olacaktır. Bu koşulların ortaya çıkmasına neden olan siyasal yapılar ne yazık ki Bartın tarihine kara bir leke gibi yazılacaklardır. 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›