Siyasi parti il başkanı resmi bir törende konuşur mu?


Bu makale 2022-06-17 09:58:27 eklenmiş ve 254 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Bartın İl Özel İdaresi araç parkına kazandırılan araçların hizmete alımı, asfalt plenti, beton santrali, Akçamesçit-Çaybükü Köprüsü açılışı ve ihtiyaç sahiplerine akülü araçların dağıtım töreni yapıldığını yerel basından öğrendik. Sonrasında Memleket Partisi İl Başkanı tarafından Ak Parti İl Başkanının bu törende konuşmaması gerektiği konusunda sosyal medyadaki açıklamasını okuduk. Sonrasında yerel basında tepkiler ve sonrasında CHP İl Başkanı Sayın Selim Karakaş’ın bu yönde eleştirisi geldi. Ak Parti İl Başkanı resmi bir açılışta konuşması doğru mu değil mi. Bir değerlendirelim.

Bilindiği gibi Sayın M. Rıza Yalçınkaya DSP adayı olarak yerel seçimlere katıldı ve üst üste üç kez DSP adayı olarak seçim kazandı. O zamanlarda DSP örgütlerinde görev yapanlar bilirler. Sayın M. Rıza Yalçınkaya, parti çalışmalarına hiçbir zaman katılmadı; gerekçesi ben tüm partili seçmenlerden oy aldım, seçildikten sonra partili olamam diye tavır koymuştur. Doğrudur-yanlıştır bu seçmenin ve seçime katıldığı partinin yöneticilerinin değerlendirmesindedir.

Bartın Belediye Başkanı seçimlerde farklı siyasi partilerden oy almasına rağmen tüm etkinliklerde partisinin yöneticilerini seçmenle buluşturmasını başarabiliyor. Bartın şehir merkezi il kırsalından göç aldığından, seçmenin doğduğu köylerde siyasi partisi ile birlikte çalışma yapmakta bir sakınca görmüyor. Yaptığı icraatları her alanda ifade ediyor ve bunu siyasi partisinin yetkilileri ile birlikte yapıyor. Başarılı oluyor ki üç dönem üst üste kendi partisi haricindeki seçmenden oy almasını da biliyor. Kendi partisi ülke genelinde oy kaybetmesine rağmen ilimizde değil oy kaybetmek daha da oyunu artırıyor.

24 Haziran 2018 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetilmekteyiz. Hükümet etme yetkisini elinde tutan siyasi parti icracı partidir. İcraatı siyasi parti aracılığı ile yapmaktadır. Sonucunda İl Başkanı icraat makamlarından bir tanesidir. Mevzuat açısından konuşma yapması belki yanlıştır. Ancak halk icraatın başında bir siyasi partiyi gördüğünden talep makamı olarak bu siyasi partiyi kabul eder. İcraatları da onlardan dinlemek ister.

Bartın’ımızın o kadar çok sorunu varken böylesine yapay bir polemiğe girilmesi bence doğru değil. Sanki tüm sorunlar çözülmüş kala kala iş protokol kurallarına kalmış gibi değerlendirilir halk tarafından. Kurulmasının üzerinden bir yıl geçmiş, elinde geniş bir örgütü ve üyesi olmayan bir siyasi parti kendisini gündeme taşımak amacı ile bu polemiği yapmaları; kendilerinin tanıtımı için faydalı gördüklerinden bu söylemde bulunabilirler. Ama Ana Muhalefet Partisi’nin bu polemiği gündeme taşıması doğru olmamıştır. Seçmen kendisine dokunmayan ve etkilemeyen bir söylemi dikkate almaz.

Geçen haftaki yazımda da Bartın İl Milli Eğitim Müdürü ile olan polemiğin anlamsız olduğunu ele almıştım. Bu polemiklerin yerine 20 yıldan beri geçen sürede aşağıdaki konuları yeri ve zamanı geldiğinde kamuoyu ile paylaşılsaydı seçmen üzerindeki etkisi olumlu olurdu.

a)    Kişi başına düşen gayri safi milli gelir sıralamasında 20 yıl öncesinde de son 20 il arasındaydık, şimdi de son 20 il arasındayız.

b)    İlimizde halen daha göç vermektedir, bu göçün durdurulması için alınacak tedbirleri hiç gündeme taşımadık.

c)    İşsizlik oranlarında da en son yirmi il arasındayız. Yoğun bir işsizlik yaşıyoruz. Bu işsizlik sorununun ortaya koyamadık. BAKKA illeri arasında en fazla işsizliğe sahibiz.

d)    Bartın OSB kurulalı 20 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen ikinci bir OSB’yi yaşama geçiremedik. Bartınlı yatırımcı firmalar komşu illerdeki OSB’lere gitmek zorunda kaldılar.

e)    İlimizin sosyo-ekonomik göstergelerine baktığımızda hem ülke genelinde hem de BAKKA ileri içerisinde sonlarda olduğumuz aşikardır.

f)     İlimiz kırsalından kentlere göç hızla devam etmektedir. Hem tarımsal üretimde hem de hayvansal üretimde her geçen yıl azalma yaşanmaktadır. Bu geri gidişin önüne geçilmesi için bu konu gündeme taşınamamaktadır.

g)    Yeraltı zenginliğimiz olan kömür için 2015 yılından bu yana yapılan sadece “Termik Santrala Hayır” kampanyası, ama bu konunun diğer ayağı olan kömür üretimi için söz ve eylem birlikteliği ne yazık ki yaratılamamıştır. Yeraltı zenginliğimizi özel bir şirketin insafına bırakmış durumdayız.

h)   Yanı başımızda “Filyos Vadisi Projesi” sona yaklaşmışken; beyaz yakalılara villa konut ve otel yapımından başka düşüncemiz olmamıştır.

O kadar çok sorunumuz var ki bazılarını buraya taşıdım. Daha onlarca yüzlerce sorundan bahsedebiliriz. Şimdi bu sorunların hepsini hallettik de sorun yaptığımız protokol kuralı. Ana muhalefet partisinin görevi Millet İttifakı partileri ile birlikte bu sorunları halkın gündemine taşımak ve çözüm yollarını göstermektir. Açık ve net ifadelerle bu çözümleri anlatmaktır. Ama yapılan yeni kurulan bir partinin kuyruğuna takılmak olmamalıydı.

Ana muhalefet partisinden yirmi yıldan bu yana Bartın’la ilgili hiçbir ifade duyamadık. Ülke genel politikalarından bahsetmek yeterli görülmemeli. Yeterli olan parti politikalarını yerele indirgeyip yerel sorunlara uyarlayarak seçmene anlatabilmek olmalı.

Ama ne yazık ki bu sessizlik hale daha devam etmekte, sığ polemiklerden medet umulmaktadır.

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›