BARTIN SİYASETİNDE NEDEN İKİNCİ ADAM ÇIKMAZ! (2 Bölüm)


Bu makale 2021-10-08 09:51:55 eklenmiş ve 470 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Bu yazı dizisinde geçmişe yolculuk yapacağız ki geçmişte neler olup bitmiş öğrenmiş olacağız. 2002 yılında Ülkemiz TBMM’de iki partili bir döneme girdi. Bu dönemin ilk yıllarında 28 Mart 2004 yılında Mahalli İdareler Seçimleri yapıldı. Bu seçimden kısa bir zaman öncesinde DSP’nin verdiği iftar yemeğine katılan CHP’li arkadaşların o yemekte gündeme taşıdığı bir konu vardı. CHP içinde yer alan sosyal demokrat çizginin ilerisinde olan, daha elit, daha aydın diye tanımlayabileceğim bir kesim o zaman ki CHP yönetiminin onayıyla Sayın M.Rıza Yalçınkaya’nın kendi partilerinden Belediye Başkanı adayı olması için yoğun bir baskı yaptılar. Akademik düzeyde eğitim aldıkları halde iki partili bir süreçte kendiliğinden birleşme olacağını görmeleri gerekirken, Sayın Hasan Akyol’un seçimi kaybetme nedenleri bu kadar belirginken; dışarıdan, parti içinde tartışılmadan, partinin kendi iç dinamiği ile gelişeceği gerçeğini göz ardı edilerek aday transfer etme isteklerini bugün dahi anlayabilmiş değilim. Bu yanlışta ısrar ederek 2007 Genel Seçimleri’nde Sayın M.Rıza Yalçınkaya’yı CHP’den Milletvekili adayı yaparak Bartın Belediye Başkanlığı makamını boşalttılar. Değer miydi, neden CHP kendi iç dinamiği içinden aday çıkartamadı. Boşaltılmasına neden oldukları Belediye Başkanlığı için çalışma yapılmadı. Sayın M.Rıza Yalçınkaya Bartın CHP Milletvekilliğini kazandıktan sonra geçen sürede bile Bartın Belediye Başkanlığı seçimlerine hiçbir hazırlık yapmadılar. Hatta o kadar duyarsız kaldılar ki, aday belirlenmesi bile son ana bırakıldı. İşte bu duyarsızlığın sonucu, 2015 yılında yapılan Genel seçimler için CHP’nin ön seçiminde ortaya çıktı. CHP’li üyeler yıllarca kendilerine önderlik etmiş tanıdıkları bildikleri Partili arkadaşlarını tercih etmeyip Üniversiteden yeni mezun genç bir kadını bu önseçimde gözler önüne çıkarttılar. Nedense CHP’li kadrolar bunu; ne yazık ki halen daha kavramış değiller. Halen daha yakışıksız nedenler göstererek kendilerinin başarısızlıklarının üzerlerini örtme çabası içindeler.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan 26 Mart 1999 yılında cezaevine girdiğinde ilk düşündüğüm yeni bir liderin doğumuydu. İşyerinde şefim olan şimdi Bartın Hürriyet Mahallesi Muhtarlığını yapan Sayın Satı Arslan’a, yapılacak ilk Genel seçimde Başbakan olacak kişinin doğuşunu yaşıyoruz dedim. O gün bana inanmaz gözlerle bakmıştı. 24 Temmuz 1999 yılında tahliye olduktan sonra gelişen çok hızlı bir süreç sonucunda Ak Partinin kurulması ve yapılan ilk seçimdeki başarısıydı. Ak Parti Kurucu İl Başkanı olan Sayın Ayhan Sütlü ’nün zor şartlarda oluşturduğu Parti, Bartın’da işte böyle zor süreç yaşadı. Sayın Köksal Toptan’ın işareti olmasa neredeyse Milletvekili Adayı çıkartamayacak bir süreçti o süreç. Bir siyasi Parti eğer kendi iç dinamiği ile Parti içinden, Parti üyeleri ile birlikte bir çalışma sonucunda Milletvekili adayı çıkartamıyorsa ne yazık ki sonuç pek olumlu olmuyor. İşte o zaman da size atama aday veriliyor ve siz onu seçmek zorunda kalıyorsunuz. Bir bakın çevre illere, orada adaylar tüm vatandaşların süzgecinden geçerek gelip aday oluyorlar ve güçlü oluyorlar. Ama İlimizde işaret edilen adaylarla da atama adaylarla da ne yazık ki olumlu sonuçlar elde edilemiyor.

Bartın ilinde ister iktidar Partisi olsun ister muhalefet Partilerinin tamamı olsun yaptıkları her türlü toplantı veya faaliyetlerde nedense Bartın’ın temel yerel sorunları ne gündeme gelir ne de konuşmacılar tarafından konuşulur. Bu toplantılara katıldığınızda konuşmacıların genel ülke sorunlarının siyasi bir tarzda aktarıldığını görürsünüz. Bu alışkanlık nedense tüm sivil toplum kuruluşlarında da vardır. Bartın ile ilgili bir sorun, bir sorunun çözüm önerisi dahi gündeme alınmaz.

İnternet bağlantınız varsa Google arama motoruna “Bartın’ın İl Oluşunun 20’nci yıl Paneli” yazdığınızda 20. yıl panel kitabının online yayınına ulaşacaksınız. Bu kitapta akademisyenler, kurum temsilcileri, siyasetçiler, yerel yöneticiler, odalar ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin konuşma metinlerine ulaşacaksınız. Bu Panele katılan konuşmacılar eksik te olsa İlimizin temel sorunlarını ortaya koymuşlar. Bu konuşma metinlerini yerel siyasette yer almak isteyen tüm genç yaştaki partililere okumalarını şiddetle öneririm. Bartın’da siyaset yapan kişilerin nerelerde yetersiz kaldıklarını tüm çıplaklığı ile göreceklerdir. Özellikle Sayın Milletvekillerinin yapmış oldukları bu konuşma metinlerinin; Bartın’ın İl oluşunun 30’uncu yılında da (2021) çok rahatlıkla geçerli olacağını okuduklarında anlayacaklardır. Böyle giderse 40’ıncı yılında da (2031) geçerli olacaktır. Tüm Bartınlı vatandaşlar toplumun tüm kesimlerini etkileyen yapısal sorunların çözümünü beklemektedirler. Çevremizdeki illerde bu sorunların çözüldüğünü hep birlikte görmekteyiz. Ama ilimizde neden çözülemediğini halen daha kavramış değiliz. Hangi siyasi partili olursak olalım, hangi siyasi partiyi desteklersek destekleyelim ortak paydamızın BARTIN olduğunu ne yazık ki öğrenemedik. Bu Bartın hepimizin ortak yaşam alanı... Bartın’ımızın temel sorunları çözüldükçe hepimiz en adil şekilde bunlardan fayda sağlayacağız, ama nedense fayda sağlayacağımız bu hizmetleri talep etmedeki cesaretsizliğimiz bu olumsuzlukları ortaya çıkartmaktadır. Tüm siyasi partilerdeki siyasetle ilgilenen genç arkadaşları cesaretlendirmeliyiz ki onların gençliğinin getirdiği dinamizm ile bu yanlışlıkları ortadan gidersinler. Ortak yaşam alanımız olan BARTIN’ı en azından çevre illerimizin düzeyine taşısınlar. Bu amaca ulaşırken siyasi partinin önemi yok. Hizmet eden, siyasi şartlar ne kadar değişirse değişsin bunun olumlu sonucunu alacaktır.

 

Haftaya yazımın 3’cü bölümünde görüşmek üzere…

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›