CEBİR ÖZEL EĞİTİM KURSU; CEBİR’İ SEVDİRDİ!


Bu makale 2021-09-24 10:30:09 eklenmiş ve 277 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

1966-1967 Eğitim Öğretim döneminde Bartın Orduyeri mevkiinde bulunan Fatih İlköğretim Okulunda eğitim yaşamım başladı. İlkokul öğretmenim rahmetli Sayın Avni Yılmaz’dı. Kişiliğimin gelişmesindeki en önemli etkenlerden birisiydi. İlköğretim döneminin tamamında aynı öğretmen tarafından eğitim ve öğretim gördüm. En büyük özelliği tüm öğrencilerine eşit mesafede ayrımsız davranmasıydı. Sınıfındaki hiçbir öğrencisine ayrıcalıklı davranmazdı. Yıllar geçtikçe sınıflar ilerledikçe hem saygım hem de sevgim artarak devam etti. Yanlış anımsamıyorsam ilköğretim ikinci sınıftaydım. Öğretmenimiz ilk derse genellikle geç kalırdı. Bu geç kaldığı günlerde Okul Müdürü beni odasına çağırıp sarı bir zarfı elime tutuşturur bunu İlköğretim Müdürlüğü makamındaki yetkiliye teslim etmemi söylerdi. İlk zarfı getirdiğimde doğal olarak teslim ettim. Sonra ikincisini verdiğinde zarfı açıp içindeki yazıyı okudum. Öğretmenimin geç geldiğini haber veren bir yazıydı. Bu yazıyı okur okumaz tereddüt etmeden yırtıp attım ve okula döndüğümde teslim ettiğimi söyledim. Üçüncüsü ve dördüncüsünde de aynısını yaptım. Ama sonrasında bu zarfı teslim etmem için ben çağrılmadım bir başka sınıftan öğrenci gönderdi Okul Müdürümüz. Bunu görünce yaşadığım olayı öğretmenime aktardım. Hiç tepki göstermedi öğretmenim. Ne de Okul Müdürümüz tepki göstermedi bana. Sevdiklerim ve saydıklarım için daha o günlerde fedakârlık yapmam gerektiğini öğreten bir deneyim oldu bu olay benim için.

1971-1972 Eğitim Öğretim döneminde şimdiki ismi Bartın Anadolu Lisesi olan Orta Öğretim binasında orta okula başladım. Tek sınıf öğretmeninden çoklu ders öğretmenlerine uyum sağlamak benim için çok güç oldu. Ama Matematik öğretmenim rahmetli Sayın Bingül Karakaş öğretmenimin sayesinde bu dönemi de atlatmasını bildim. Öğretmene olan sevginiz sizin o derse karşı ilgisini sevgisini artırıyor. Ortaokul dönemi boyunca en başarılı ve en sevdiğim ders oldu Matematik. Dönemin şartları bu günkü gibi değildi. Konutlara elektrik yeni gelmiş, evdeki tek iletişim aleti radyo ve ısınma aracı ise kereste kepeği sobası. Kullanım suyunuz bile taşıma suyu. Aileniz sizin eğitim öğretim yaşamınız ile fazlaca ilgilenemiyor, okulda aldığınız bilgi ile ilerlemek zorundasınız. Ortalama başarılı bir öğrenciydim. Ortaokulun son zamanlarında okumaya karşı ilgim çok arttı. Ortaokul dönemin tamamında hem dünya klasiklerini hem de Türk klasiklerini bitirdim. Elime geçen tüm kitapları okuyordum. Bana bunu sağlayan yaşama matematik temelli bakmam olduğunu şimdi kavrıyorum. Ailemin ekonomik durumu yeterli olmayınca Okulda sizlere kavratılanlarla baş başa kalıyorsunuz. Ortalama öğrencide olsanız sizlere öğretmenlik yapanlar daha başarılı olmanız için yeterli çaba harcayamazsa; harcamaları da olanaklı değildi ikili öğretim olmasına rağmen sınıf ortalamaları 35-40 kişi arasındaydı. Bu kadar kalabalık sınıfta öğretmeniniz sizlere ne kadar yardımcı olabilirdi ki!

Sonrasında Lise dönemim başladı. İlk yıl uyum zorluğu yaşadığım için; derslere olan ilgim azalmıştı. İlgi alanım daha çok edebiyat ve felsefeye yönelmişti. Doğal olarak tüm derslerde korkunç bir gerileme ve başarısızlık. Sonrasında yine Matematik öğretmenim rahmetli Sayın Suzan Kelepir sayesinde toparlanma. Bartınlılar rahmetli öğretmenimizin öğrencilerine yaptığı bu katkı nedeniyle borçlanmıştır. Öğrencilerin Üniversite sınavlarındaki başarılı olmaları büyük bir ölçüde rahmetli öğretmenimizdir.

Çocuklarım olduktan sonra onların eğitim ve öğretim dönemlerine gerekli ilgiyi gösteremedim. Sorumsuzluk yaptım. Kendimin eğitim ve öğretim dönemi beni o kadar etkilemiş ki çocuklarımın kendi başlarına bu zorluklarla başa çıkabileceğine inanmış olmam. Tabii ki korkunç bir yanılgı içerisindeymişim. Üniversiteli olmalarını çok istememe rağmen yaptığım sorumsuzluğun karşılığını gördüm. Üniversiteye gidemediler. Çünkü okul yaşamlarında onlara okul dışı eğitim ve öğretim desteği vermemiş olmamdı. Asıl suçlu bendim.

Zaman o kadar hızlı geçiyor ki bir bakıyorsunuz torun sahibi olmuşsunuz. Onun annesi babası olmamanıza rağmen iç dünyanızda çok büyük bir sorumluluk alma duygusu büyüyor. Tüm düşüncenizle onun geleceğe nasıl hazırlanacağını bir an olsun unutmuyorsunuz. Çocuklarınızda yaptığınız hataları torununuzun yaşamasını kabullenemiyorsunuz. Etkili olduğunuz kadarı ile onun eğitim ve öğretim hayatında başarılı olması için olanaklarınızın elverdiği ölçüde destek olmaya çalışıyorsunuz. 2021-2022 eğitim ve öğretim döneminde torunum LGS sınavına girecek. Bu sınav için elimizden geldiğince destek oluyorsunuz ama tüm dünyanın yaşadığı pandemi dönemi tüm bu hazırlıklarınızı aksatıyor. Kaybolan neredeyse iki yıl. Bu kayıp giderilmesi için daha fazla çalışma ve daha fazla fedakârlık gerekiyor. Elinizden geldiğince öneride bulunuyorsunuz, neler yapması gerektiğini anlatıyorsunuz ama ne ölçüde başarılı oluyorsunuz işte bilinmezlik bu oluyor.

Bir gün şans size gülüyor. Bartınlı bir gurup öğretmen LGS sınavlarına hazırlanan öğrenciler için destek hizmeti verdiklerini öğreniyorsunuz. Torunumu işte bu CEBİR ÖZEL ÖĞRETİM KURSU merkezine göndererek destek alıyoruz. Bu kursa başladıktan sonra yaşanılan değişiklikleri izlemek insanı mutlu ediyor. Destek veren öğretmenler; öğrencileri olan Torunum üzerinde olağan üstü etki bırakmışlar. Ders desteği aldığı tüm öğretmenlere sevgi ve saygısı oluşmuş. Bunun sonucu olarak tüm derslere ilgi de artmış. Destek alınmaya başladıktan sonra sorumluluk gelişti. Matematiğe olan sevgi arttı. Boş zamanlarında edebi eser okuma alışkanlığı kazanılmaya başladı. Öğretmenlerimize şükran duyuyorum, iyi ki varlar.

CEBİR ÖZEL EĞİTİM KURSU’nu Bartınlı öğrencilere kazandıranlara ve bu kursa öğrencilere destek veren tüm öğretmenlere teşekkür etmek bir borcum. Sağ olasınız.

 

Yaşar Cengiz Alpan

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›