DERİN DONDURUCU BAYRAMININ ARDINDAN!


Bu makale 2021-07-30 15:43:27 eklenmiş ve 355 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Çok uzun bir pandemi süreci sonrasında kutlayacağımız dini bayramımız olacak bu “Kurban Bayramı”. Doğum yeri olarak ilimizin adına sahip vatandaşlarımız büyüklerini ziyaret etmek amacıyla yaşamlarını sürdürdükleri mekanlardan gelecekler. Genel anlamda “gurbetçi” diye adlandırdığımız bu hemşerilerimiz doğdukları büyüdükleri topraklara gelerek hasret giderecekler.

Bartın kent merkezinde çeşitli alışveriş mekânlarında bu gurbetçileri gözlemleme şansını yakaladım. Tahminen ilimize yüz binin üstünde gurbetçimiz Kurban Bayramı nedeniyle geldiler. Yaklaşık on günlük gözlem sonucunda ortaya çıkan tespitlerim. Ancak, gurbetçi diye adlandırdığım bu hemşerilerimiz Ülkemiz sınırları içinde çeşitli şehirlerde yaşayanlar. Ülke dışı gurbetçilerimiz değil gözlem yaptığım bu vatandaşlarımız.

·        2000’li yılların başında gurbete gidenler. Şimdi yaşları 45-50 dolaylarında aileler.

·        Hepsinin ailelerine ait ulaşım araçları var.

·        Ortalamanın üstünde bir gelire sahipler.

·        Kurban kesecek maddi olanaklara sahipler.

·        Aile üyelerinin tamamında akıllı telefon var. Bu telefonla iletişim kuruyorlar. Alışveriş yaparken dahi anlık iletişim içerisindeler.

·        Ailenin tüm üyeleri türbanlı. Ancak giyimlerinde serbestler. Türbanlı olsalar bile dövme yaptıranlar bile var.

·        Kendilerini merkez olarak kabul edecek kadar; özgüvenliler.

·        Hiçbir şekilde tavsiye veya öneriye açık değiller. Kendi doğrularından kesinlikle taviz vermiyorlar.

·        Alışverişlerini nakit para ile yapıyorlar. Aile üyeleri ile haberleşmeyi kullandıkları akıllı telefonlar üzerinden gerçekleştiriyorlar. Görüntülü konuşma ile satın alacakları ürünleri göstererek bilgi alışverişi yapıyorlar.

·        Kesinlikle sıra beklemek diye bir kuralları yok, bu konuda hiç taviz vermiyorlar ve sırada bekleyenlere de saygıları yok.

·        Aile üyeleri ile birlikte (daha çok kadınlar) topluca alışveriş yapmasını seviyorlar. Çoğunlukla herkes kendi yaptığı alışverişin ödemesini yapıyor.

·        Alışveriş öncesinden ne alacaklarına karar vermişler, ısrarla karar verdikleri ürünü satın almak istiyorlar. Ürün daha iyi de olsa karar verdikleri üründen vaz geçmiyorlar.

·        Aile büyüklerinin evlerinin tamamında gıda muhafazası için kullanılan derin dondurucular var. Gıda maddelerini derin dondurucularda muhafaza ediyorlar. Buna kurban eti de dahil.

·        Kara çarşaf tesettürlü neredeyse yoktu ama kıyafetler tesettür kuralları içindeydi. Gençler pantolon ve uzun gömlek şeklinde kıyafet giymeyi tercih etmişler biraz tesettürden ödün vermişler.

Bu gözlem altmış yılı aşkın bir yaşamın bana kazandırdığı birikimle yapılan kişisel gözlemlerim. Kişisel düşüncelerim. Doğru da olmayabilir. O nedenle bu gözlemleri sadece kişisel düşünce olarak değerlendirebilirsiniz.

Kurban Bayramları geçmişe göre çok değişim gösterdi. Artık Bayramlar tatil yerine geçmeye başladı. Hem tatil hem de dini bayram alışkanlıkları yer etti tüm kesimlere. Kurban Bayramlarında çok tartışılan bir konu da “kurban derileri”. Daha önceleri kendini içten içe yiyerek bitiren ve sonunda kayyum yönetimine mahkûm edilen THK (Türk Hava Kurumu) tarafından toplanıyordu. Şimdi ise böyle bir zorunluluk yok. Kurban sahibi istediği kuruma bağışlayabiliyor veya satabiliyor. Sadece kurban derisindeki toplanma işi mi değişti. Sadece o değil kurban etinin paylaşım şekli de değişti. Ailelerin ikamet ettiği tüm konutların neredeyse tamamında derin dondurucular var. Gıdalar bu dondurucularda korunuyor. Tabi ki buna Kurban eti de dahil oldu. İlimizde ambalaj malzemesi satan işyerleri buzdolabı poşeti satmada rekor kırdılar.

Kurban etinin paylaşım şekli değiştiğinden, çağın teknolojisine uyum sağladığından yazımın başlığını da değiştirdim. Umarım hoş görü gösterirsiniz.

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›