HER ŞEYE MAYDANOZ OLMAK!


Bu makale 2021-07-02 09:25:04 eklenmiş ve 464 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Her şeye maydanoz olmak sözü söylendiğinde hemen hemen herkesin çıkardığı anlam şöyledir. “Genellikle lüzumsuz insanların, kendilerini hiç ilgilendirmeyen konularda düşüncelerini ifade etmeleri ya da kendilerini göstermek maksadı ile olur olmaz laflara ve durumlara atlamaları olarak” tanımlanabilir.

Bir de sık kullanılan kalemşor sözü var. Kaleme aldığı yazılarıyla sürekli olarak başka kişilere saldıran yazarlara verilen isim, kalem savaşçısı anlamını taşır. Ama çoğunlukla “sözlükte oldukça bol miktarda bulunan türlü görüşe sahip ama büyük çoğunluğu kendince yazmak ‘tan ileri gitmeyen, lümpen, pozitif veya popüler oy peşinde koşan yazar tiplerine verilebilecek bir isim” olarak kullanılır.

Yaklaşık olarak on aydır Bartın Halk Gazetesi’nde “Meczupça” adlı köşemde her hafta yazı yazmaktayım. Yazılarımın tamamı yerelle ilgili... Doğduğum, büyüdüğüm, okuduğum, çalıştığım Bartın’la ilgili konular. 60 yılı aşkın bir yaşam ve o yılların birikimleri. Bildiğim içinde bulunduğum bire bir şahit olduğum konular hepsi. Belki bu konularda bir uzmanlığım, kariyerim yok. Belki eksik ve noksan bilgi aktarıyorum. Ancak, ‘Bu konularda uzman olanlar, mesleki kariyerleri olanlar neden susuyor?’ diye sormak benim hakkım. Onlar da gerçekleri doğrularını yazsınlar. Benim köşemde gündeme taşıdığım konularda bizleri aydınlatsınlar. Yaşadığım yerle ilgili olan her konu benim yaşam alanımın içindedir ve beni tamamen ilgilendirir. Köşemde yazdığım hiçbir yazımda kesinlikle “kalemşor” lük yapmadım ve yapmamaya da büyük özen gösterdim. Hatta kullandığım sosyal medya hesaplarımdaki paylaşımlarında dahi bu anlamda yazılarımda bulunmadığına eminim. Elimden geldiğince tarafsız ve duygularıma kapılmadan yansıtmaya çalıştım. Her yazdığım yazıda sadece sorunu belirtmek değil çözüm yollarını da önerdim. Sosyal medya interaktif, anlık ve katılımcı olduğundan farklı düşüncelerle çatışmak zorunda kalıyorsunuz. Böyle olunca da ister istemez polemiklere katılıyorsunuz. Ancak elimden geldiğince sorunların çözümsüzlüğünü ifade etmek yerine yol gösterici ve çözüm önerileri ile konunun değerlendirilmesine katkı vermeye çalışıyorum. Tüm paylaşımlarımda konunun uzmanlarına ve örgütlü yapılara çağrı yaparak Bartın’ımızın sorunlarına ortak olmalarını talep ediyorum. Israrla “ortak paydamızı Bartın” yaparsak birçok sorunun üstesinden gelece bileceğimizi anlatıyorum. Sonucunda tüm bu gelişmelerle izleyici veya okuyucuya kavuşuyorsunuz. İşte bu da ilgi uyandırıyor.

Bartın’da internet gazeteciliği yapan Sayın Turhan Öztürk’ün yazısı beni yukarıdaki açıklamayı yapmak zorunda bıraktı. Öncelikle yıllarca gazetecilik mesleğini zirvede yapan ve Bartın’da devam ettiren Sayın Turhan Öztürk’ün yazısı okuyucunun nasıl değerlendirdiğini aktarıyor. Sadece yazarın değil okuyucunun da tepkisini belirtiyor. Yaşama geçirdiğiniz herhangi bir girişimde eleştiri alıyorsanız doğru yoldasınızdır. Ben böyle kabul ederim. Özellikle yazıyı okuyunca mutlu oldum, emek vererek ürettiğiniz yazıların okunduğunu ve tepki gösterildiğini öğrenmek mutluluk verici. Ancak bazı kelimeler bazı sözler de sizi rahatsız edebilir. Ancak kabul etmek zorundayız. Böylelikle kendinizi gözden geçirirsiniz.

Çok önem verdiğim ve saygı duyduğum bu yazıyı kendi köşemden sizlerle paylaşıyorum. Yukarıdaki açıklamaların ışığında sizlerin de değerlendirmenizi istiyorum.

BartınStar gazetesi (bartinstar.com) Sayın Turhan Öztürk’ün yazısı:

 

Yaşar Cengiz Alpan, Murat İzler ve diğer kalemşorlar

 

“İktidara çalışıyor deseniz, sabah akşam iktidar politikalarına çakıyorlar. Müzmin muhalif deseniz, muhalefet partilerine de yükleniyorlar. Her konuda bilgileri, fikirleri, belgeleri var. Detaylara çalışıyorlar. Her şeye muhalifler. En olmadık konuda öyle bir yayın yapıyorlar ki, iddialı bir açıklamayı kadük bırakabiliyorlar. Hiç katılmadığım fikirler de ortaya koyuyorlar, katıldıklarım da oluyor haliyle.

Ama her dönem ilgi çekmeyi başarıyorlarken tabi oturdukları yerden her şeye maydanoz olmanın bir bedeli var, bol miktarda hasım biriktirdikleri, çok kişiyi sinir ettiklerini söylememe gerek yok. Bu işten para kazanmıyorlar. Habercilerden daha haberci, köşe yazarlarından daha yorumcu…

Kendilerine ait yayın organları da yok. Yaşar Bey bir gazetede, Murat Bey de bir internet adresinde zaman zaman köşe yazıyor ama oralarda polemiklere çok girmiyorlar. Sosyal medyayı iyi kullanıyorlar, siyasetçilerden daha çok görünmeyi başarıyorlar.

Bunu neden yapıyorlar, onca zamanı nasıl buluyorlar girmiyorlar. Sosyal bakıcılar. Fenomen diyeceğim, fazla iddialı. Âmâ kendine münhasır oldukları kesin.

Açıkçası ben bu iki delikanlının iştahlı hallerinden faydalanıyorum. Bazen öyle bir farklı bir bakış atıyorlar ki, değme habercilerin göremedikleri detayı ortaya seriyorlar. Bazen Bartın Star’ın haberlerini de dillerine doluyorlar, eleştiriyorlar. Her ne olursa olsun, çok sesliliğin unsurları onlar.

Fikirlerine katılmak zorunda değilsiniz, haber tarafsız yorum hür sonuçta. Herkes kendini ifade etmekte özgür değil mi?”

BartınStar Gazetesi Sayın Turhan Öztürk’e bu yazısından dolayı teşekkür ederim. Gösterdiği ilgi ve yorumları için.

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›