İŞ İŞTİKTEN GEÇTİKTEN SONRA YAPILAN PROJE ANLAMSIZDIR!


Bu makale 2021-03-12 01:12:47 eklenmiş ve 789 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Dünyadaki hızlı gelişmeler ve radikal dönüşümler, geleneksel yapılanmalarımızı değiştirerek alt üst ediyor ve bizi yeni sistemler geliştirerek çalışmaya zorluyor. Yükseköğretim ve üniversitelerin yapılanması çalışmaları da sistematik olarak bu değişimden fazlasıyla etkilenmektedir. Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi kapsamında üniversitelerin rolü, bölgeye ait uzun vadeli inovasyon potansiyellerini ortaya koymaktır. İnovasyon, 1980’lerde, yaratıcı bir fikrin ekonomik ve sosyal bir katma değere dönüştürülecek şekilde ticarileştirilmesi olarak ortaya çıkan bir kavramdır. “İnovasyon Sistemleri” temel olarak, ulusal ya da bölgesel bir ekonomide inovasyon yaratma ve destekleme kabiliyetine sahip üniversiteler, araştırma enstitüleri, firmalar, organizasyonlar ve kamu kurumları gibi aktörlerin bireysel performanslarının yanı sıra, bu aktörlerin bir sistemin parçası olarak etkileşimleri üzerine kurulmuştur. 1990’lı yıllardan bu yana, ulusal inovasyon sistemlerine gösterilen ilginin yönü bölgesel inovasyon sistemleri yaklaşımına doğru kaymıştır. YÖK’ün Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler kitapçığında bu cümlelerle tanımlanmaktadır. Bizler de T.C. İletişim Başkanlığının açıklamasından Bartın Üniversitesinin "BÖLGESEL KALKINMA ODAKLI" Üniversiteler arasında yer aldığı öğrendik.

Yukarıda belirtilen ana çerçeve açıklamaları neredeyse Bölgesel Kalkınma Ajanslarının kuruluş esasları ile eş değerdedir. Şimdi Bölgesel Kalkınma Ajanslarının tanımlamasını hatırlayalım.

Bölgesel Kalkınma Ajans’ları (BKA), sınırları çizilmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik imkanlarını geliştirmek amacıyla kurulmuşlardır. Ülkenin belli bir coğrafi bölgesi içerisindeki özel ve kamusal tüm şirketler, yerel otoriteler ile STK’lar arasında iş birliği sağlayarak, o bölgenin ekonomik kalkınmasını hedefleyen ve yasal bir hükme dayanarak kurulan yapılardır. Bir başka tanıma göre ise BKA’lar, bölgenin içsel dinamiklerini harekete geçirmek ve temel amaç olarak KOBİ’leri, teknoloji, bilgi ve kaynak bakımından desteklemek amacıyla kurulmuş aracı kurumlardır. BKA’lar, sektörel ve genel kalkınma problemlerini belirleyen, bunların çözümüne yönelik olanakları ve çözümleri saptayan, bu çözümleri geliştiren projeleri destekleyen kurumlardır. Verilen tanımlardan da anlaşıldığı üzere bu kurumlar, üst kurul olarak bilinen düzenleme ve denetleme kurumları benzeri kamu karar gücünü kamu organlarından alıp özel sektör ve STK’lardan oluşan tüzel kişilere paylaştıran yönetişimci kuruluşlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tanımlardan yola çıkarak BKA’lar ile ilgili üç ana unsur saptayabiliriz.

Bunlar; kamu gücüne dayanması, ekonomik kalkınmayı hedeflemesi ve coğrafi bir bölgeyi kapsamasıdır. Bu unsurlar BKA’lara dört temel sorumluluk yüklemiştir; hesap verebilirlik, sürdürülebilirlik, yarar sağlayabilirlik, bütünleşme ve dahil olma, BKA’ların en çok desteklenen yönü, yerel toplulukların yönlendirdiği katılımcı bir kalkınma modelini hayata geçirmesidir. Bölgesel politikaların yetki ve sorumluluğunun dağıtılması sürecinde, BKA’lar tüm bölgesel politika araçlarının koordinasyonunun sağlanması bakımından büyük bir öneme sahip olmaktadırlar.

Bu bağlamda BKA’ların temel işlevleri şöyle sıralanabilir:

1) Yatırımları teşvik etmek için, esnek ve rekabetçi bölgesel politikalar geliştirmek,

2) yenilikçiliği, teknolojik değişimi ve kalkınma araştırması sürecini desteklemek,

3) bilgi bankaları oluşturarak bölgeyi izlemek,

4) altyapı, yol, su ve enerji faaliyetlerini izlemek,

5) bilgi temini, yönetim, mali kaynak, altyapı ve üstyapı gibi tüm hizmetleri sağlamak,

6) KOBİ’ler için finansal kaynaklar yaratmak,

7) ulusal ya da uluslararası kredi kuruluşları ve bankalarla işbirliği yapmak,

8) yeni buluş ve teknolojinin tanıtılmasını sağlamak.

Bu işlevleri yerine getiren BKA’ların etkilerinin o bölge ile sınırlı kalmayacağı ve ülke genelinde makroekonomik etkilerinin olacağı kesindir. Çünkü bölgesel kalkınma politikaları, top yekün olarak ülkenin kalkınması için kullanılmaktadır.

Hem Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler hem de Bölgesel Kalkınma Ajansları aynı amaç doğrultusunda kurulmuşlardır. Aynı hedefe ve aynı amaca hizmet edecek bu iki Kurumun güçlerini birleştirerek senkronize olması gereklidir. Bu nedenle en kısa zamanda hem BAKKA’nın hem de Bartın Üniversitesinin eşgüdümle birlikte hareket etmeleri Bartın’ımıza katkı verecektir. Eşgüdüm altında birlikte çalışma esaslarını belirleyecek ve iş birliği anlaşmasının çerçevesini çizecek bir protokol gereklidir.

Yapılacak olan çalışmalarda yazımın başlığına neden olan projelerden de kaçınmak gerekiyor. 1998 yılında yaşadığımız büyük Sel’den sonra ilk önce TEFER Projeleri sonrasında barajlar ve taşkın koruma bentleri yapıldı. Milletvekilimiz Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından da Bartın’da artık sel tehlikesinin tamamen ortadan kalktığı açıklandı. Ayrıca içinde bulunduğumuz küresel iklim değişikliğinden dolayı su miktarlarında gözle görülür şekilde azalmıştır. Tüm bu gelişmelerden sonra Ocak 2021 ayında Bartın Belediye Meclisi toplantısında; Bartın Belediyesi ile birlikte Bartın Üniversitesinin ortaklığında “Bartın Çayı Havzasında Erken Uyarı Sistemi Kurulması ve Taşkın Sularının Kontrolü ile Değerlendirilmesi Projesi İş birliği Protokolünün” imzalandığını öğrendik. Sel tehlikesine karşın yapılabilecek en önemli yatırımlar yapılmışken, sel tehlikesi ortadan kalkmışken bu proje ne işe yarayacaktır. Bunun yerine 110 km. uzunluğa sahip olan su yollarımızda oluşacak su kirliliğini engelleyecek koruma ve uyarı sistemleri projelendirilseydi daha iyi olurdu diye düşünmekten insan kendini alamıyor.

BAKKA ve BARTIN ÜNİVERSİTESİ ilimizin gelişmesini ilgilendiren en önemli projelerden birisi olan “FİLYOS VADİSİ Projesi’nin” yansımalarını değerlendirecek bir çalıştay düzenlemeleri yararlı olacaktır. Şubat 2021 ayında Zonguldak BEÜ bu çalıştayı gerçekleştirmiştir. İlimizdeki tüm STK’ların katılımıyla düzenlenecek olan bir çalıştay sonrasında toplumun tüm katmanlarının beklenti ve talepleri de görülmüş olacaktır.

Çalıştayı bekliyoruz!

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›