HEMA’nın HAVASI YOK!


Bu makale 2021-02-19 14:48:50 eklenmiş ve 1765 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Ülkemizin Demir Çelik Endüstrisinin en temel hammadde girdilerinden birisidir kömür. Genç Cumhuriyet döneminin en önemli hammaddelerinden birisidir kömür. Kömür üretim tarihi yöremizde çok eskilere dayanır. Kurucaşile’nin Başköy’ünden Azdavay’a oradan da Cide’ye nakledilen kömür. Amasra’nın Tarla ağzından, Zonguldak’ın Armutçuğuna uzanan koskoca bir kömür havzası. 1800’lü yıllardan bu yana kömür üretilmektedir bu topraklarda.

Yeni dünya düzeninde; sanayii üretiminin en temel girdi hammaddeleri dünyanın en ucuz üretim yapılacak yerlerine kaydırılmıştır.1980 yılından sonra Ülkemizde üretim yerine ithalat tercih edilmiştir. Bu nedenle havza küçültülmüş, gerekli yatırımlar yapılmadığından neredeyse kaderine terkedilmiştir. Dünya üzerinde kömür ithal eden Ülkeler arasında yedinci sıradayız.

Dünyada üretilen kömürü ikiye ayırabiliriz. Birincisi “buhar kömürü” bu tip kömürler termik santrallerde kullanılır. İkincisi ise Demir Çelik endüstrisinde kullanılan “taşkömürü” dür. Yöremizde üretilen kömür; ne yazık ki kaba olarak ayrılan yukarıda açıklanan kömür türlerine girmemektedir. Ancak uygun harmanlandığında Demir Çelik üretiminde kullanılabilir.

Son yıllarda dünyada özellikle Demir Çelik Endüstrisinde kullanılan taşkömürüne talebin artması satış fiyatlarında artış göstermiştir. Bu nedenle Ülkemizde taşkömürünün üretiminin cazibesi artmıştır. Önümüzdeki on yıllık taşkömürü satış fiyatlarında yükseliş olacağı tahmin projeksiyonlarında ortaya konulmaktadır.

Şimdi gelelim “Hema’nın havasının” neden olmadığına;

Hema Firması yöremize ilk geldiğinde (2005 yılında) yirmi yılda 56 milyon ton kömür üreteceğini ifade etmişti.

İki yıllık hazırlık sürecini tamamlamasına rağmen redevans anlaşması şartlarına uygun davranmayıp üretime başlamamıştır.

Yöremizde var olan işsizlik sonucunda gençlerimizin iş ekmek mücadelesi için göç etmektedir. Hema’nın redevans şartlarına uygun davranmaması üretime geçmemesi nedeniyle toplumsal tepki oluşmaya başlamıştı.

Her ne olduysa 2010 yılında birdenbire “Termik Santral” kuracağını ilan ederek tüm dikkatleri kömür üretimi yerine buraya toplamıştır. Mobil Santral mücadelesinde çevre duyarlılığını artırdığından; “Termik Santral” karşıtlığı yöremizdeki tüm kesimlerin ortak paydası olmuştur.

Söz konusu Firmanın Yöremizin ve Ülkemizin yeraltı zenginliği olan kömürün sahibiymişçesine ben buraya “Kömürcü Mehmet” olmaya gelmedim demeyi uygun görmüştür. Bu Firmadan talep edilen redevans anlaşma şartlarını yerine getirmesidir. Termik Santral bu anlaşmanın içinde yer almamaktadır.

Termik Santral konusunda toplumun tüm kesimlerinin ortaklaşa getirdiği mücadele sonucunda, firmanın yaptığı her girişim savuşturulmuş ve başarı elde edilmiştir. Ancak tüm bu mücadele ne yazık ki yeraltı zenginliğimizin yerüstüne çıkartılması çalışmalarını gündemden düşürmüştür.

2020 yılının Aralık ayında Firmanın Tarla ağzındaki tesislerinde yöremizin siyasiler ininde katıldığı toplantıda kömür üretimine başlanacağı konusunda çok açık olmasa da bu yönde açıklamalarda bulunulmuştur.

Bartın ilinin tüm ilçe, belde ve köylerinde yaşayan gençlerimiz iş ekmek mücadelesi için gurbete çalışmaya gitmektedirler. Bizler zorunlu madenci yapılan dedelerin evlatlarıyız. Ekmek paramızı bu madenlerden kazandık, canımızla kanımızla çalışarak Ülke ekonomisine güç verdik. Şimdi yöremize kömür üreteceğini ifade ederek gelen firma kendisine verilen bir hakkı gasbederek üretimden kaçmaktadır. Bu toplantıya katılan siyasilerimiz halkımızın iş talebini göz ardı etmemeleri gerekir. Zaman kazanmak için yapılan bir toplantıysa, eninde sonunda iş aş bekleyen vatandaşlar tarafından öğrenilecektir. Siyasilerimizin yapması gereken redevans anlaşmasının uygulanmasını talep etmeleridir. Eğer bunu yapmazlarsa kamuoyu karşısında Termik Santral taraftarı olarak algılanacakları kaçınılmazdır. Elimizde olan tek bilgi TTK’nin sayfasında yayınlanan redevans anlaşma metni ve İlgili firmanın web sayfasında hiçbir teknik bilgi içermeyen görseller.

Firma kömür üretimine başlayacağı konusunda samimi ise ilk önce yapması gereken tüm üretim sahasının “havalandırma sistemini” devreye almasıdır. Yerüstünde yeraltı üretim sahasının havalandırmasını sağlayacak olan “aspiratör sistemini” yerüstünde kurmadıktan sonra, o aspiratör sesi duyulmadıktan sonra üretim yapacağını inanmamak gerekir. Bu tip söylemler zaman kazanma çabalarıdır.

Bu toplantıya katılan Sayın Milletvekilimiz, Sayın İl Özel İdare Meclis Başkanımız, Sayın Ak Parti İl Başkanımız ve diğer siyasilerimiz çevrelerinde bulunan Yeraltı Kömür Üretim tekniklerinde uzman kişilerden destek almaları, Firmanın yapacağı zaman kazanma toplantılarından uzak durmaları gerekir diye düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız yeraltı zenginliklerimizin üretilerek Ülke ekonomisine kazandırılmasını birçok kez ifade etmektedir.  İşte bu nedenden ötürü “Hema’nın havası” olmak zorunda.

Bartın halkının beklentisi “Havası olan Hema” ve üretim yapılması. Zaman kazanma, algı oyunlarıyla kaybedilecek ne zaman kalmıştır ne de sabır kalmıştır. En kısa zamanda yerüstünde kurulacak aspiratör sisteminin sesini duyalım ki kömür üretme konusundaki ciddiyetinizi kavrayalım.

 

HEMA HAVAN BOL OLSUN!

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›