MADENCİ ve LAVANTA!


Bu makale 2021-01-22 13:42:38 eklenmiş ve 618 kez görüntülenmiştir.
Yaşar Cengiz Alpan

 

Yeni yılın ilk günü. İnsanın içini ısıtan, iyilik güzellik mutluluk yansıtan yazı yazmak istedim. Ama inanınki başaracağım konusunda kuşkuluyum. Çiçeklerden bahsedelim diye düşündüm. Çiçek hem görüntüsü güzel hem de mis kokulu. Hiç olmazsa yılın ilk gününde gerilmeyelim değil mi?

Ayrıca hem Ülkemizin hem de Dünyanın en büyük katılımlı toplumsal eylemi olan “MADEN İŞÇİLERİ BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜ” 4 Ocak’ta yıldönümü var. Bu nedenle anmak ve bu konudaki düşüncelerimi yansıtmak istiyorum.

Büyük Madenci Yürüyüşü ve sonuçları: 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarıyla Ülkemiz emperyalistlerin açık pazarına dönüştürüldü. Dünya ekonomisine entegrasyon yalanıyla Ülkenin üreten ekonomik yapısı tahrip edilmesinin önü açılmıştır. Bu ekonomik kararlar gereğince Türkiye Taşkömürü Kurumu hızlı bir şekilde çöküşe ve yok edilmeye itildi. Adım adım Taşkömürü üretimi engellendi ve yatırım yapılmadı. Her geçen gün Kurum küçültülerek kapatılmasının şartları sağlandı.

1991 yılında Havzanın küçültülmesine, üretimin azaltılması amacıyla işçi alınmamasına, yatırım yapılmamasına karşı bir tepki konuldu. Bu tepkinin içinde tabi ki ekonomik isteklerde vardı. Ancak asıl amaç ekonomik tedbirlerin uygulanmasına karşı durmaktı. O büyük eylem, büyük Madenci Yürüyüşü bu istek ve taleplerle yapıldı.

Bu yürüyüş sonucunda elde edilen hiçbir kazanım olmadı. Sadece ücretlerde ufak bir iyileştirme büyük bir kazanç olarak sunuldu insanlara. Yeraltı işçilerinin zorunlu emekli edilmesi, havzaya taşeronun sokulması, Kurumun iç bünyesi içindeki üretimlerinin durdurulması, yatırım miktarlarının olağan üstü düşürülmesi ve hatta hiç yatırım yapılmamasının uygulanması, rödevans sahalarının ihaleye çıkartılması hepsi bu büyük Madenci Yürüyüşünden sonra gerçekleştirildi. O büyük eylem, Dünya Tarihinde yerini alan en büyük işçi eylemi kazanımla değil ama kayıplarıyla anılıyor oldu. Bakın şimdi Taşkömürü havzası ne durumda. Ve bunun böyle olmasına yol açan Sendikacıların boyunlarında yafta olarak asılı bulunuyor.

Büyük Madenci Yürüyüşü sonrasında ne yazık ki havzadaki ve Ülkemizdeki işçiler hep yenilgiyle karşılaştılar. Bugünden sonra Ülkemizde İşçi Sınıfı hem hak hem de ekonomik mücadele geleneği yok oldu gitti. İşte o zamanlarda işsiz ve iş sahasını kaybedecek madencilere hayvancılıktan tarıma, balıkçılıktan arıcılığa kadar çok çeşitli projeler açıklandı ama ne yazık ki söz verilen hiçbir proje yerine getirilmedi. Ama bu yürüyüşün üzerinden otuz yıl geçtikten sonra şimdi karşımıza getirilen yepyeni proje Lavanta çiçeği üreticiliği öneriliyor. Bu Ülkeye kuruluşundan bu yana kaynak yaratmış madencilere, çocuklarına ve torunlarına öneriliyor Lavantacılık!

Peki, nedir bu “LAVANTA TARIMI” bir bakalım nedir ne değildir!

Sayın Valimiz, Belediyelerden, Orman İdaresinden, vatandaşlardan ve bal, yağ, çiçek alanlarında yatırım yapmak isteyen herkese bu ürüne ilgi göstermesini istedi. Hepimize çağrıda bulundu.

Ben de Maden İşçiliğinden emekliyim. Tarım bilmediğimiz bir konu. Ama Sayın Valimizin çağrısı da değerlendirilmeli. Sonu hüsranla bitecek bir konuyu ne gündeme getirir ne de çağrıda bulunur.

 

Yazımı okuyacaklar arasında Tarımla ilgilenen arkadaşlar var, Ziraat Mühendisleri de var. Belki Bartın dışındaki arkadaşlarımın arasında lavanta tarımı yapan da vardır diye bu yazıyı yazıyorum. Bu konuda bilgisi olanlar aşağıdaki soruları yanıtlayabilirler mi. Bu sorular “Lavanta Tarımına” başlayacak herkesin aklına gelmesi gereken sorular.

1) Lavanta Tarımını yapan çiftçilere hibe destek var mı? İyi tarım desteği var mı? Gübre ve akaryakıt desteği var mı? Bu destekler hangi Kurum tarafından veriliyor. Dönüm başına verilen destek miktarları nelerdir.

2) Sayın Valimiz İlimiz Büyük kıran köyünde lavanta fidesi yetiştirildiğini 3 yılda 200 milyon Lavanta Fidesi üretileceğini belirtmiş. Bir dönüme yaklaşık 2200 adet lavanta fidesi dikileceğinden fide ilgili Kurum tarafından ücretsiz mi dağıtılacak. Eğer satış yapılacaksa fide fiyatı ne kadar?

3) Lavanta fidesini yetiştiren Kurum veya Firma fidelere garanti veriyor mu? Lavanta tarımında fide çok büyük önem arz etmektedir. Eğer yanlış fide ekerseniz elde edeceğiniz lavanta yağı veriminde çok büyük farklar ortaya çıkmaktadır. Bu fark %70 oranındadır. Büyük kıran köyünde üretildiği söylenen bu fideler için garanti var mı? Çünkü üç yıl sonra belli olacak aldığımız fidenin verimli olup olmadığı.

4) Bu fideler Bartın iklimine uyum sağlayan özellikleri var mı? Lavanta bitkisi aşırı soğuklara dayanmamaktadır. Bu fidenin en soğuk havaya dayanma derecesi nedir. Bu fideler için Ülkemiz Üniversitelerinde yapılmış bir çalışma var mıdır?

5) Ekim yapacağımız tarım sahasının toprak analizine gerek var mıdır? Ekim yaptıktan sonra ilk iki yıl can suyu verilecek midir? Bu can suyu için su nasıl temin edilecektir. Bu konuda teşvik var mıdır?

6) Lavanta hasatını yaptıktan sonra “lavanta yağı” elde etmek için çiftçiye destek verilecek midir? Yoksa üretilen ürün “lavanta yağı” çıkartacak sanayi kuruluşuna satışımı yapılacaktır.

7) Valiliğimiz lavanta üretimi için üreticiyi her yönden korumak amacı ile “LAVANTA LİSANSLI DEPOCULUK” hizmetini verecek midir? İlimizde Lisanslı Depo kurmak için hibe veya teşvik verilecek midir?

8) Lavanta Tarımı yapacak olan çiftçi ürününü Mamul satışı, Lavanta suyu satışı, Yağ olarak satışı şeklinde yapacaktır. Dünya piyasalarında oluşacak fiyat dalgalanmalarından çiftçiyi korumak için hangi tedbirler alınacaktır.

9) Bu tarımın en önemli kısmı seçilecek Fide’dir. Eğer yanlış fide seçimi yaparsanız hayalleriniz bir anda uçar gider. Doğru fide seçimi yapan tarla komşunuz bir dönümden 10 birim mahsul elde edip te; eğer siz 3 birim mahsul elde ediyorsanız bilin ki çok büyük yanlış yaptınız. İşte bu nedenle Büyük Kıran köyündeki fide cinin önemi bu.

Lavanta tarımı yapmayı düşünen arkadaşlar aşağıdaki sorulara yanıt almadıkça bu işe girişmeyin! Yok balıklama daldınız işte o zaman sizin lavantalar olur hava'lanta!

 

Yeni yılınızı kutlar bol lavantalı günler dilerim.

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›