İNSANIN YARATILIŞ GAYESİ


Bu makale 2020-06-29 09:24:39 eklenmiş ve 192 kez görüntülenmiştir.
TAHSİN ÖTGÜÇ

 

Yüce Allah, insanoğlunu dünya sahnesine bir gaye için yoktan var etmiştir. Bu gaye, Allah’a teslim olup ona itaat ederek hayat sürdürmektir. Cenab-ı Hak, tüm dünya insanlığını kendine teslim olmaya davet etmiştir. Bu davete “La ilahe illallah Muhammed ün resülüllah” diyerek icabet gösteren insanlara Allah, Müslüman adını vermiştir. Diğerlerine ise gayri Müslim… Genel olarak gayri Müslim olanlar, yaratılış gayelerine uygun olarak hayatlarını idame ettiremeyenlerdir. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de insanların yaratılış gayesi hususunda şöyle buyurmuştur: “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” (Zariyat,56)

İnsanların dünya sahnesinde yaşıyor olmasının bir sebebi vardır, o da Allah’a kulluktur. Allah’a kulluk ise, Hakka ittiba, batıldan içtinap etmektir. Allah’ın razı olmadığı her şeyden uzak durmak, gösterdiği dosdoğru yolda buluşmaktır.

Allah’a kulluk, Allah’ın isteklerini yerine getirmek, hoşlanmadıklarından kaçınmaktır Bunun için Müslüman olarak bizler, Allah’ın emirlerini ve yasak ettiklerini bilmemiz gerekmektedir. Allah’ın bizlere bahşettiği İslam ve imanı, söz ve fiillerle yaşantı haline getirmek gerekir. Bu hususta Peygamber efendimizin hayatını örnek alıp onun ümmeti olarak neler yapmamız gerektiğini tespit edip yaratanımıza karşı görevlerimizi usulüne uygun olarak yerine getirmek, dünyada var olmamızın bir gereğidir.

Allah’a itaatin olduğu yerde huzur, güven ve mutluluk hâkimdir. Ancak. Müslüman,  Yüce Mevla’nın emirlerini yerine getireceği zaman, şeytan Müslüman’ı yapacağı hayırlı işlerden caydırabilmek için tüm gücünü kullanır. Onu Allah’ın rahmet ve mağfiretiyle aldatmaya çalışır. Bundan dolayı dikkatli olmak zorundayız. Dışarıdan gelen her türlü hayra vesile olmayan duygu ve hislerin arka planında şeytan mevcuttur Bu yönüyle nerede faydası olmayan söylem ve eylem, gurur, kibir, insanları hor hakir görme var ise, orada şeytan vardır. Şeytanın amacı, Müslümanları, Yaratandan uzaklaştırmak, dünya ve ahiretini perişan etmektir. Bunları sağlayabilmek için olanca gücüyle Müslüman’a yüklenir. Kendisine ve topluma faydası olmayan işlerle meşgul eder. Kişi bu hal içinde kendini boşlukta hisseder. Karamsar olur, geleceğe güvenle bakamaz hale gelir. Bu durumdan kurtulmanın yolu Kuranda buluşmaktan geçer. Kuran, müminler için manevi ilaçtır. 

Yaratılış gayemize göre yaşamayı engellemeye çalışan şeytanın şerrinden kendimizi korumak için, her işimize besmele ile başlamaya özen göstermemiz önem arz eder. Vaktin kıymetini bilerek hakkı verilmeli, Allah’ın isteklerini yerine getirme adına, bu günün işi, yarına bırakılmadan zamanında yapılmalıdır. Boş zamanlar, kitap okuyarak, araştırma yapılarak geçirilmelidir. Bilinmelidir ki, üzerinde yaşadığımız bu âlemde bizler misafiriz. Bu misafirliğin ne zaman, nerede sona ereceği belli değildir. Bunun için temkinli ve tedbirli olmamız lazım gelir. Kimseye muhtaç olmayacak şekilde dünya için çalışırken Ahiret hazırlığını da yapmayı ihmal etmemek, o denli önemlidir.. İdrak etmek gerekir ki, dünyada var olma amacımız tektir ve Allah’a itaattir. Allah’a itaatin uygulanacağı yer de bu dünyadır. Bu bakımdan dünya hayatını iyi değerlendirenler, geleceğe güvenle bakarlar.

Yüce Mevla’mızı razı kılarak yaşantımızı idame ettirebilmek için rehberimiz olan Kuran’da buluşup, onun feyiz ve bereketinden istifade etmek lazım gelir. Bununla beraber Peygamberimiz (sav) efendimizin hayatını kuşatan sünnetine sarılmalıyız. Onun biz ümmetine verdiği öğüt ve nasihatleri öğrenip hayatla bütünleştirmeliyiz. Bu gün ve her zaman kendi aramızdaki birlik ve beraberliğin varlığı için buna çok ihtiyacımız vardır. Hz. Aişe validemizin haber verdiğine göre Peygamberimiz (sav) efendimiz en çok yaptığı dualardan biri olan şu duayı yapmaya çalışalım. “Ey kalpleri halden hale çeviren Allah’ım, kalbimi dininden ayırma.” (Tirmizi, kader, 7).

Allah bizleri, Kur’an-ı Kerim ve sünnetin gölgesinde yaşantımızı devam ettirmeyi nasip etsin.  Yüce Mevla kendine gerçekten kul, Habibi Kibri yasına layıkı veçhiyle ümmet olmayı nasip etsin. Âmin.

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2020 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Eybey Medya tarafından yürütülmektedir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi