İNSAN DİYETİ


Bu makale 2019-10-15 09:18:11 eklenmiş ve 190 kez görüntülenmiştir.
TUĞÇE KALAYCIOĞLU BAKAR

 

Bu ismin babası Erol Evgin’den esinlenerek başlıyorum bugün ki yazıma..

Yaşamın on numara beş yıldız görünüyor dışarıdan ama sen mutsuzsan, çevrendekilere ‘hayır’ diyememekten yorgunsan veya ne yapıp ne ettiysen ve o istediğin kiloya bir türlü kavuşamıyorsan;eline bir bardak su al ve sakince arkana yaslan seninle minik bir yolculuğa başlıyoruz…

Mutlulukta, mutsuzlukta bulaşıcıdır canım benim. Yani üzüm üzüme baka baka kararır ya da açılır.

Arkadaşlarında, ailende kısacası sıfatı ne olursa olsun çevrende daimi olarak negatif konuşan, olumsuz enerjiler yayan, dedikodu yapmadan yaşayamayan, iyi niyetli görünüp aslında içinde kötü kasırgalar kopan birisi/birileri varsa ve sen bu kişilerle farkına varmadan konuşmaya devam ediyorsan çok geçmeden bir süre sonra tükenmişlik, bezmişlik sendromuyla karşı karşıya kalıp hayatın şahane olsa da sağlığın yerinde olsa da hiçbir şeyden keyif almamaya başlarsın… E hal böyle olunca evrenin çekim yasası gereği sen mutsuz oldukça çevrene de hep mutsuz kişileri toplar bataklığa saplanıp kalırsın.

Bu durumdan kurtulmak için; silkelenme zamanı! Ayır kendine. Bahçendeki ayrık otlarını teker teker temizle, onların yerine rengarenk güzel çiçekler, meyveler, ağaçlar dikip dengeni bozan ilişkileri al kaldır rafa.

Gelelim bu durumun kilo ile ilişkisine. Bilinenin aksine sadece diyetle, sporla kalıcı kilo vermek veya kilo kazanmak mümkün değil. Kilo işinin asıl çözüm merkezi ‘beyin!’. Yani sen güzel arkadaşım kırk takla attığın halde hala daha istediğin kiloya ulaşamamışsan vücudun bazı durumlara direnç gösteriyor demektir. Bir dön bak kendine hayatından çıkarmak isteyipte çıkaramadığın bir kişi veya insan kalabalığı var mı? Önce fark et sonra kabul et ve kendi öz saygı sınırlarını belirle bak nasıl kendiliğinden hafifleyeceksin.

 

Peki bu moda nasıl giriceğiz?

 

Açıkcası şunu söyleyebilirim ki zamanında hayatından bir sürü kişiyi çıkarmış biri olarak evet öyle kolay iş değil ama inanın sonunda koca bir ‘oh’ var.

İnsan diyeti demek herkesten uzaklaşmak,kendi başına asosyal olarak yaşamak demek değil aman yanlış anlaşılmasın. Sadece çevrenizde enerjisi sizinle uyuşmayan kişileri kendinizden bir tık uzakta tutmak ve o kişilerden ben bu durumdan neler öğrendim diyip kendi kişisel gelişiminize devam etmek. Ve en güzeli de herkesle selamlaşıp konuşup herkesle dost olmamak.

Yanlış erkek yanlış kadına gelir veya yanlış kadın yanlış erkeğe... Hep aynı şeyleri yaşayıp duruyorum, böyleleri hep beni buluyor diyenlerdenseniz geçmişinizde karşınıza çıkan bir sınavdan doğru dersi alamamışınız demektir ve bu yüzden hayat size bu durumu hayat size temcit pilavı gibi önünüze sunuyordur. Ben bu kişiden ve bu ilişkiden ne öğrendim? Diyip siz izin vermediğiniz sürece kimsenin sınırlarınızdan içeri adım atamayacağını unutmayın.

Yazının en başında size bir bardak su alın demiştim. Su canlıdır, onun kalbi ruhu hafızası vardır. Şu an elinizdeki suya bakarak ‘seni seviyorum güzel su ve seni her içişimde hücrelerimi canlandırıp,bedenime huzur coşku ve şifa vereceğini biliyorum’ diye inanarak söyleyip için ve bunu tekrarlayın. Bakalım hayat size nasıl mucizeler sunacak…

Sizi seviyorum... Lütfen kendinize iyi davranın çünkü bu hayatta en önemli ve en değerli kişi sizsiniz.

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2013 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
Bartın Web Tasarım