HAYATI KARARTAN İSRAF


Bu makale 2019-05-18 10:08:16 eklenmiş ve 497 kez görüntülenmiştir.
TAHSİN ÖTGÜÇ

 

İsraf, her türlü imkânı, maddi ve manevi varlığı boşuna harcama, saçıp savurma, elde olanı lüzumsuz kullanma, zamanı boşuna geçirme anlamlarına gelmektedir. Bütün nimetleri, Allah’ın insanlara verdiği birer emanet sayan İslam dini, bunları sadece Onun rızasını elde etmeyi ve insanlara hizmete elverişli yerlerde kullanmayı emreder. Yüce Allah Kur’an’ında Yiyin, için, israf etmeyin. Çünkü israf edenleri Allah sevmez” buyurmaktadır. (A’raf, 31)

Maddi ve manevi her nimetin sahibi Allah, saçıp savurmayı, ihtiyaç dışında harcamayı hoş görmediğini beyan etmektedir. Aynı zamanda Allah’ın müsrifleri sevmediği, bu ayetin manasında görülmektedir. Elindeki maddi ve manevi nimetleri israf ederek kullanan Müslüman, Allah’ın sevgisinden mahrum kalmaktadır. Bu durum kişiyi, dini ve dünyevi yönden zara görmesine sebep olur.

İsraf, insan hayatını kuşatmış durumdadır. Yemede, içmede giyim kuşamda, iş yerlerinde, zaman sürecinde. İsrafın girmediği saha yok gibidir. 24 saatlik zamanı kullanırken, kendimiz ve toplum yararına neler yaptığımız önemlidir. Zamanı konuşarak mı yoksa üreterek mi geçiriyoruz? Üreterek, okuyarak, bilgiyi birileriyle paylaşarak, geçiriyorsak zamanın hakkını veriyoruz demektir. Yemeği, ekmeği, suyu, elektriği, kağıdı, kalemi vel hasıl elimizde olan her şeyi lüzumuna binaen kullanırsak, itidal üzere yaşıyoruz demektir. Değilse israf etmiş oluruz. İsraf da hem bu dünya için hem de ahret için zarardır. Günümüzde çöpe atılan ekmek ve yemek artıkları, parasal değer itibariyle korkunç rakamlara ulaşmaktadır. Giysiler de benzer durumdadır. Kullanılmayan giysilerin, soframızdan artan ekmek ve yemeğin ihtiyaç sahiplerine verilmesi uygun olandır. Kendimizi israf etmekten korumuş  oluruz.

İsrafın dini ve dünyevi boyutu vardır. Dünyevi boyutu, israf bireylerin bütçesine zarar verdiği gibi, milli ekonomiye de zarar verir. İnsanları gücü dışında harcama yapmağa sevk eder. Elinde imkânı olmadığı halde sırf gösteriş için bir şeyler satın alındığında, ödeme zorluğu çeken kişide stres ve bunalım başlar. Sonuçta aile içi huzursuzluk baş gösterir. Tedavi edilmezse, aile yuvasında arzu edilmeyen sonuçlar doğabilir. İsrafın dini boyutu ise,israf dinen haramdır.İsraf eden kişi, Allah’ın haram kıldığı fiili işlemekte ve O’nun  sevgisinden mahrum olmaktadır. Yüce Allah Kur’an’ında “Gerçekten savurganlar (israf edenler) şeytanların dostlarıdır. Şeytan da Rabbine karşı çok nankördür” buyurmaktadır. (İsra,27)

Elimizde olan nimetlerin sahibi Allah’tır. Yüce Allah verdiği nimetleri yerli yerince, usulüne uygun ve mutedil yolu izleyerek kullanmayı istemektedir. Tüm nimetlerin sahibi Yüce Mevla olmasından dolayı bize düşen görev, Onun emrine ittiba etmektir. İsrafın, savurganlığın, şeytanın işi olduğu, bu yönüyle müsriflerin şeytanların dostu olmak gibi, arzu edilmeyen bir duruma düştükleri, yukarıda ayetin mealinde yer almaktadır. 

Savurganlık (israf) bizi Allah’ın rızasından, sevgisinden mahrum bırakmakta, kendi malımızla Allah’ın haram kıldığı fiil ve davranışı sergilemeye vesile olmaktadır. İsraf aynı zamanda bir manevi hastalıktır. Bundan kurtulmak ve Müslüman olarak kendimize özgü yaşantıyla buluşmak lazım gelir. Bunun için öğretim ve eğitime ihtiyaç vardır. Bilerek ve bilinçli yaşamak buna bağlıdır. İnsan vücuduna zarar veren ne varsa, isimlerini yazmağa lüzumu yok, bunlardan birini ya da bir kaçını kullanmak için harcanan para israfa girer. Çünkü israf, Allah’ın verdiği her imkân ve nimeti lüzumsuz, ihtiyaç dışı kullanmaktır. Müslüman olarak dünyamızı ve ahretimizi kazanma adına israf ve cimrilikten kurtulmamız gerekmekte, sahip olduğumuz maddi ve manevi nimetleri, orta yolu izleyerek kullanmamız o denli önemlidir. Ayağını yorganına göre uzat diye bir atasözümüz var. Burada vurgulanmak istenen, güç ve imkânınız neyse ona göre davranış sergilemek gerekir. Ödeme gücümüz olmadığı halde, imkânları zorlayarak yapılan harcamalar, ileride mutlaka birtakım sıkıntılar getirebilir. Aile içi huzursuzluk, güven zedelenmesine vesile olabilir. Bundan dolayı bütçe dışı harcamadan, lüzumsuz ve ihtiyaç dışı alımlardan uzak olunmalıdır. Böylece önümüzü görerek, planlı bir şekilde yaşama imkânı bulunabilir. Yeter ki, irademize hakim olalım ve bilinçli yaşayalım.

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2013 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
Bartın Web Tasarım