Karadeniz gazında önemli bir aşama daha kaydedildi!

Karadeniz’de bulunan 540 milyar metreküplük doğal gazın çıkartılması sürecinde önemli bir noktaya gelindi. Zonguldak Filyos’ta Karadeniz gazını karaya taşıyacak olan 170 km uzunluğundaki deniz altına döşenecek boru hattının ilk kaynağının yapılması görkemli bir tören düzenlendi. Bartın’ın da en üst kademede temsil edildiği törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “2023’ün ilk çeyreğinde ilk fazda üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Sakarya Gaz Sahası, pik üretime inşallah 2026’da ulaşacaktır. Sahada açılacak 40 kuyuyla birlikte günlük gaz üretim kapasitemizi 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Bu haber 2022-06-15 09:16:10 eklenmiş ve 486 kez görüntülenmiştir.

 

Deniz tabanına boru döşenmeye başlandı

 

TOLGA AKINER

Filyos Limanı, önceki gün, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere çok sayıda bakan, milletvekili ve bürokratın yanı sıra ilimizin ve bölgemizin önde gelen yönetici ve siyasetçilerine ev sahipliği yaptı. Karadeniz Gazı Denize İlk Boru İndirme ve Kaynak Töreni, Filyos’ta gerçekleştirildi. Törene Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in yanı sıra Zonguldak ve Bartın’dan çok sayıda siyasetçi, yönetici ve bürokrat katıldı.

 

 

Bartın’dan geniş katılım

 

Törende ilimiz Bartın’ı Vali Nurtaç Arslan, AK Parti Grup Başkanvekili Bartın Milletvekili Av. Yılmaz Tunç, Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, AK pqarti Bartın İl Başkanı Turhan Kalaycı ve MHP Bartın İl Başkanı Ercüment Özçelik’in de arasında bulunduğu çok sayıda AK Parti ve MHP’li yöneticiler temsil etti.

 

 

Tunç da A takımı ile brifinge katıldı

 

Grup Başkanvekilliği gibi çok önemli bir göreve seçilmesi ile birlikte AK Parti’nin üst düzey yöneticileri arasında yer alan Milletvekili Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki bakanlara, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (PAO) yöneticileri tarafından tören öncesinde verilen brifinge de katıldı.

 

 

2 yıllık serüveni özetledi

 

Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığını çok önemli ölçüde düşürecek olan Karadeniz gazını karaya taşıyacak olan 170 km uzunluğundaki deniz altına döşenecek boru hattına ilk kaynağın yapılması vesilesiyle düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin şu ana kadar yapılmış en büyük doğal gaz keşfinde kritik bir safhaya daha ulaşmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Erdoğan, 2 yıl önce müjdeyi açıkladıklarında bir hedef belirlediklerini ve yerli gazın 2023'te milletin hizmetine sunulacağını ifade ettiklerini anımsattı. Aradan geçen zaman zarfında yoğun bir mesai yürüttüklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih'in keşfinin ardından Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin de Karadeniz'e intikal ettiğini, bu gemilerin Fatih'in açtığı sondaj kuyularının alt ve üst tamamlama operasyonlarını gerçekleştirdiklerini bildirdi.

 

 

Deniz tabanı etüt çalışmalarını bitirirken teslimatı uzun sürecek ekipmanların siparişlerini de verdiklerini ve teslimatları almaya başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl temelini attıkları doğal gaz işleme tesisinin inşasının süratle devam ettiğini söyledi.

 

“Pik üretime 2026'da ulaşacaktır”

 

Yavuz sondaj gemisinin, açılan kuyulardaki gaz akışını ölçecek kuyu başı vanalarını ve kuyu içi akıllı vana sistemlerini yerleştirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz hafta sığ deniz kısmına boru serimi ve montajını yapacak gemi Türkiye'ye ulaştı. Bugün 'Bismillah' diyerek ilk boruları denize indiriyor, ardından da ilk kaynağımızı yapıyoruz. Derin deniz tarafında da inşallah ilk kaynağı önümüzdeki ay vuracağız. Sadece deniz tarafında bu çalışmaları yapmakla iş bitmiyor, derin denizde inşa edeceğimiz boru hattıyla eş zamanlı olarak doğal gazı millî iletim şebekemize taşıyacak karadaki 211 kilometrelik boru hattının yapımına da başlıyoruz. Gaz karaya gelince işlenecek, ayrıştırma işlemleri yapıldıktan sonra belirli bir basınçla millî doğal gaz iletim sistemimize aktarılacak.

 

 

Faz-1 inşa ediliyor

 

Bu projenin ilk etabında doğal gaz işleme tesisine gelen gazın ölçümlenmesi için Batı Karadeniz Gaz Ölçüm İstasyonu'nu ve 36 kilometrelik Batı Karadeniz Doğalgaz Boru Hattı Faz-1'i inşa ediyoruz. İnşallah buradaki çalışmalarımızı Kasım ayının ilk haftalarında tamamlıyoruz. Böylece 2023'ün birinci çeyreğinde ilk fazda üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Sakarya Gaz Sahası pik üretime inşallah 2026'da ulaşacaktır. Sahada açılacak 40 kuyuyla birlikte günlük gaz üretim kapasitemizi 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyoruz.

 

 

Hasreti çekilen yatırım ve eserler

 

Sahadaki üretim artışına paralel olarak karadaki doğal gaz taşıma kapasitelerini de artıracağız. Türkiye'nin son 20 yılda elde ettiği her kazanımın gerisinde tıpkı burada olduğu gibi çok büyük bir emek, sabır ve gayret vardır. Bugünlere birilerinin ihsanıyla değil canhıraş şekilde mücadele ederek, ter dökerek geldik. Eğitimden ulaşıma, ticaretten savunma sanayine, sağlıktan çevreye bütün alanlarda hedeflerimizi gerçekleştirebilmek için çok çalıştık. Dört bir yanda sayılarını 26'dan alıp 57'ye çıkardığımız havalimanlarını, ülkemizin her köşesinde hizmete açtığımız 128 millet bahçesini, toplam 25 bin yatak kapasiteli 19 modern şehir hastanemizi, dünyanın satın almak için sıraya girdiği insansız hava araçlarımızı, akıl ve vicdan sahibi herkesin gıptayla baktığı otoyolları, tünelleri, köprüleri, barajları velhasıl milletimize kazandırdığımız her hizmeti engelleme gayretlerine rağmen hayata geçirdik.

Zonguldak'ın merkezindeki tünelleri ve kavşakları yapmak da bizlere nasip oldu. Kimi zaman bürokratik oligarşiyle, kimi zaman vesayet odaklarıyla, kimi zaman terör örgütleriyle, kimi zaman 'istemezükçü' muhalefet anlayışıyla mücadele ettik ama her defasında ya bir yol bularak ya da bir yol açarak milletimizi asırlardır hasretini çektiği yatırım ve eserlere kavuşturduk.

 

 

“Birileri rahatsız oldu ama…”

 

Dünyadaki her ekonomi için stratejik önemi haiz enerji meselesinde de benzer süreçlerden geçtik. Ülkemizin enerji potansiyelini kullanarak bu alanda dışa bağımlılıktan kurtulma niyetimizi ilk açıkladığımızda birileri bundan rahatsız oldu. Çok yönlü bir yıpratma kampanyasına maruz kaldık. Yurt dışındaki malum odaklardan önce en büyük tepkiyi maalesef içimizdeki muhalefet partileri gösterdi. Ne dediler? 'Yapamazsınız', bize 'Ülkenin kaynaklarını heba ediyorsunuz' dediler, bizi hayalcilikle, bizi maceraperest olmakla suçladılar. Sismik arama ve sondaj faaliyetlerimize Rumların tezleriyle karşı çıktılar. Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki çalışmalarımıza olmadık iftiralar attılar.

 

“Aklıevvellere ve felaket tellallarına kulak asmadık”

 

Bugün ülkemizin dört sondaj gemisi ve iki sismik araştırma gemisi bulunmakta. Bunlar öyle kolay kiralanan gemiler değil ama artık bunlar kendimize ait. Şimdi kendi gemilerimizle hem sismik araştırmayı hem sondaj çalışmalarını yapar hâle geldik. Ülkenin ve milletin menfaatinin söz konusu olduğu millî bir meselede Türkiye'nin hak ve hukukunu savunma cesareti sergileyemediler. Özellikle bundan iki sene önce Karadeniz gazının müjdesini verdiğimizde bu hazımsızlığın âdeta zirve yaptığını gördük. 'Her seçim öncesinde gaz keşfediyorlar' diyen aklıevveller oldu, 'Keşfettiler ama kesinlikle çıkaramazlar' diyen felaket tellalları zuhur etti. Gazın ekonomimize hiçbir fayda sağlamayacağını iddia eden sözde ekonomistler ortaya çıktı. Daha bunun gibi ahlak ve vicdan dışı pek çok ithamla karşılaştık. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık, hiçbirine eyvallah etmedik. Atalarımızın 'Sen doğru ol, kem belasını bulur' sözünden ilham ve güç alarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürdük. Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve halefi Fatih Dönmez bu süreçte büyük bir gayret sarf etti. İşte bugün o dirayetli duruşumuzun ve sabrımızın meyvelerini topluyoruz.

 

 

“Bölgedeki gelişmeler keşfin önemini artırdı”

 

Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye'nin Karadeniz'de yaptığı bu keşfin stratejik önemini daha da artırdı. Rusya ile Ukrayna arasında başlayan sıcak çatışmalarla birlikte tüm dünyada petrol ve gaz fiyatları tarihî zirvelerine ulaştı. Sadece gaz ithal eden ülkeler değil, bu fahiş fiyat artışlarından hidrokarbon üreticisi ülkeler de olumsuz etkilendi. Mesela dünyanın en büyük petrol üreticilerinden olan Amerika'da fiyatlar, kimi eyaletlerde üç katına varan oranlarda yükseldi. Enerji fiyatlarındaki tırmanış enflasyona da yansıdı. Gelişmiş ülkelerde enflasyon oranları son 40 yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Şu an küresel ekonominin temel sorunu, sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde enerji arzını sağlamak ile enflasyonu dizginlemek.

 

“Potansiyelimizi ortaya çıkarmaya çalışıyoruz”

 

Ülke olarak fiyatların, küresel ölçekte bu denli arttığı bir dönemde vatandaşları korumak için destek mekanizmalarını devreye aldık. Konutlarda kullanılan doğal gazın fiyatında yüzde 75'e varan düzeyde sübvansiyon sağladık. Hâlen de belirli bir oranda sübvansiyona devam ediyoruz. Ayrıca küresel riskleri minimalize etmek için yoğun çaba harcıyoruz. Enerjide bir taraftan tedarik kaynaklarımızı çeşitlendirirken diğer taraftan da ülkemizin potansiyelini tam manasıyla ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yakın çevresi zengin hidrokarbon kaynaklarıyla dolu bir ülke olarak, altına bakılmadık taş, deşmedik yer bırakmamakta biz kararlıyız.

 

Abdülhamit Han filoya katıldı!

 

Daha önce kiralama veya benzeri yöntemlerle yürüttüğümüz arama sondaj çalışmalarını kendi imkânlarımızla sürdürmeye karar verdik. Bu amaçla şimdiye kadar 3 sondaj gemisi ile 2 sismik araştırma gemisini envantere kattık. Sondaj gemilerini son dönemde attığımız bir adımla 4’e çıkardık. Böylece kendi sondaj filosuna sahip dünyanın sayılı ülkelerinden biri hâline geldik. Mevcutla yetinmiyoruz, yeni gemilerle filomuzun gücüne güç katmaya devam ediyoruz. Bir süre önce yeni nesil teknolojiye sahip bu dördüncü gemimizle filomuzu çok çok güçlü hâle getirdik. Az önce arkadaşlarımızla şöyle bir değerlendirme yaptık, dedik ki bu dördüncü sondaj gemimizin adını ne verelim? Yaptığımız değerlendirme neticesinde bu bölgede Sultan Abdülhamid, yapmış olduğu çalışmalarla özellikle sismik araştırma, sondaj çalışmalarıyla bir döneme aslında ismini vermiş. Dedik ki bu geminin adını Abdülhamid Han olarak belirlediğimizi açıklayalım. Şu anda Mersin Taşucu Limanı'nda sondaj öncesi teknik hazırlıkları yapılıyor. İnşallah bu gemimizin de göreve başlamasıyla çalışmaları çok daha hızlı, verimli ve etkin bir şekilde gerçekleştireceğiz. Dördüncü sondaj gemimizin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Tıpkı Fatih gibi bu gemimizin de vereceği müjdeli haberlerle ismini milletimizin gönlüne yazdıracağına inanıyorum.

 

 

Bölgesel işbirliğinin anahtarı: Enerji

 

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak sadece Karadeniz'de değil Doğu Akdeniz'de de mevcudiyeti hissettirdik. Türkiye ve Kıbrıs Türkleri'nin buradaki hidrokarbon kaynakları üzerinde var olan müktesep haklarını her platformda savunduk, savunmaya da devam edeceğiz. Ülkemizin bu meseledeki duruşu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde nettir. Biz ne kimsenin hakkına el uzatırız, ne de haramilere hakkımızı yediririz. Bizim olanın, zorbalıkla tehditle ayak oyunlarıyla bizden kopartılmasına asla izin vermeyiz. Biz enerjiyi bir gerilim ve çatışma alanı değil, bölgesel iş birliğinin anahtarı olarak görüyoruz. Bu anlayışla bölgedeki aktörlerle iş birliği yolları geliştirmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde yürüttüğümüz temasların müspet neticelerini hep birlikte görmeye başlayacağız. Türkiye'yi, enerji arz güvenliği sorununu tamamen çözmüş bir ülke yapıncaya dek mücadelemize çok yönlü bir şekilde devam edeceğiz. Ülkemizin yeri doldurulamaz konumu anlaşıldıkça, şu an siyasi sebeplerle iş birliğine soğuk bakanlar da mutlaka politikalarını değiştireceklerdir. Unutmamalıdır ki Karadeniz gazının miktarı kadar tamamen yerli imkânlarla bizim böyle tarihi bir keşfe imza atmamız da önemlidir.

 

 

“2023’ün ilk çeyreğinde önemli bir eşik daha aşılmış olacak”

 

Karadeniz'deki keşifle birlikte milletimiz, 1. Dünya Savaşı'nın sebep olduğu büyük bir travmadan kurtulmuştur. 2023 yılının ilk çeyreğinden itibaren doğal gazın hanelerde kullanılmaya başlanmasıyla önemli bir psikolojik eşik daha aşılmış olacaktır.

Bu vesile ile Karadeniz Gazı Denize İlk Boru İndirme ve Kaynak Töreni'nin hayırlı olmasını dilerken projenin hayata geçmesinde emeği olan başta enerji bakanlarımız olmak üzere mühendisinden işçisine kadar herkese teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim”.

ETİKETLER : Bartın Zonguldak Filyos Projesi Filyos Limanı Recep Tayyip Erdoğan Karadeniz Gazı Yılmaz Tunç Nurtaç Arslan TPAO
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›