Yasak kalktı hasret sona erdi

Gırgır ve trol ağları ile avcılık faaliyetinde bulunan balıkçılar için 15 Nisan 2021'de kapanan genel av sezonu, 1 Eylül 2021'de yeniden açıldı. Karadeniz birkaç gündür hava muhalefeti nedeniyle biraz dalgalı olsa da tezgahlar özlenen ve hasretle beklenen İstavrit, Tekir ve Mezgit gibi balıkların yanı sıra az da olsa yeni yeni çıkmaya başlayan Çingene Palamudu ile şenlendi. Balıkçılar, bereketli bir sezon temennisinde bulunurken, ilk günlerde biraz yüksek olabilen fiyatların havalarla birlikte suların da soğumaya başlaması ile birlikte çoğalacak balık miktarıyla düşmesinin beklendiğini söylediler.
Bu haber 2021-09-03 10:28:42 eklenmiş ve 635 kez görüntülenmiştir.

 

TOLGA AKINER 

Balıkçılar “Vira Bismillah” dedi

 

Balık insan sağlığı ve dengeli beslenme için çok gerekli bir gıda. Önemli bir gıda temin yöntemi ve iyi bir geçim kaynağı olan balık avcılığında gırgır ve trol ağları ile avcılık faaliyetinde bulunanlar için 15 Nisan 2021'de kapanan genel av sezonu, 1 Eylül 2021 itibariyle açıldı. Böylece tüm balıkçılar gibi Amasra ve Kurucaşileli balıkçılar da tekneleriyle Karadeniz’e açıldı. Sezon başlangıcı olması ve deniz suyunun halen sıcak olması nedeniyle çok fazla olmasa yakaladıkları balıklarla limana dönen balıkçılar, kasasız belasız bereketli bir av sezonu için dua ettiler.

 

 

Tezgahlar şenlendi

 

Av sezonunun başladığı ilk gün tezgahlar uzun süredir hasretini çektiğimiz, mezgit, istavrit, hamsi ve tekir ile doldu. Ancak balık fazla olmadığı ve henüz sezonun başı olması nedeniyle fiyatlar biraz yüksek. Şu an için tezgahlarda istavritin kilosu 35, tekirin kilosu 35, mezgitin kilosu 25, hamsinin kilosu ise 40 TL’yi buluyor. Bunun yanı sıra mevsim balıklarından uskumru 25 TL’den Norveç somonu kilosu 110 TL’den, çipura ve levreğin kilogram fiyatı ise 60 TL’den satılıyor.

 

 

Bartınlılar her ne kadar biraz pahalı olsa da hasret kaldıkları lezzetlerle buluşmanın mutluluğu içinde alış veriş yaparken en kısa sürede balığın bollaşması ve fiyatların düşmesini bekliyor.

 

Pandemi döneminde üretim azaldı

 

Üç tarafı denizlerle çevrili, 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ülkemizde su ürünleri sektöründe mevcut potansiyelin tam olarak değerlendirdiğini söylemek mümkün değil. Su ürünleri üretiminde TÜİK verilerine göre; 2015 yılında 672 bin 241 ton olan üretimimiz, 2016 yılında yüzde 12,4 azalarak 588 bin 715 tona geriledi. 2017 yılında yüzde 7,2 artarak 630 bin 820 tona, 2019 yılında yüzde 33,1 artarak 836 bin 524 tona yükseldi. 2020 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 6,1 azalarak 785 bin 811 ton olarak gerçekleşti. Toplam üretimin yüzde 46,3'ün avcılık yoluyla ve yüzde 53,6'sı yetiştiricilik yoluyla elde ediliyor.

 

 

Son 10 yılda yüzde 25 azaldı!

 

2010 yılında 485 bin 939 ton olan toplam su ürünleri avcılığımız 2020 yılında yüzde 25 azalarak 364 bin 400 tona geriledi. Avcılık yoluyla yapılan toplam üretim 364 bin 400 ton, yetiştiricilik üretimi de 421 bin 411 ton olarak gerçekleşti. Su ürünleri avcılık üretimi 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 23,2 azalırken, yetiştiricilik yüzde 4,8 artış gösterdi.

 

Geçen yıl en fazla hamsi avlandı

 

2020 yılında deniz balıklarının türlerine göre dağılımı incelendiğinde, hamsi balığı 171 bin 253 ton ve yüzde 58,6 payla en yüksek miktarda avlanan balık oldu. Hamsi’yi 26 bin 804 ton ile çaça ve 22 bin 743 ton ile sardalya takip etti.

 

Dünya ortalamasının altıda tüketiyoruz

 

Ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altında. 2020 yılında hamsi avcılığı da bir önceki yıla göre yüzde 37,7 azaldı. Aynı yıl kişi başına balık tüketimimiz 6,2 kilogramdan 6,7 kilograma çıkarak yüzde 8 arttı ancak ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altında.

 

 

Uzmanlar, balıkçılıkta arz-talep dengesi oluşturularak, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması gerektiğine dikkat çekerken, tüketimin artırılması için başta fiyat istikrarı sağlanmalı, eğitim ve tanıtım çalışmaları yaygınlaştırılması gerektiğini söylüyorlar. Hayvansal protein temininde önemli yeri olan balık avcılığının çevreye olumsuz etkilerinin en düşük seviyelerde tutulmasının önemine de değinen uzmanlar, ekosistemdeki tahribatların gelecek nesillerin refahını tehlikeye sokmasından duydukları endişeyi dile getiriyorlar..

 

Avcılığımız kıyı balıkçılığına dayanıyor

 

Ülkemizdeki su ürünleri avcılığı kıyı balıkçılığına dayanıyor. Yeterli altyapı oluşturulamadığı için açık deniz balıkçılığı istenildiği ölçüde yapılamıyor. Bu nedenle de av baskısı kıyı sularımızda yoğunlaşıyor. Son yıllarda avcılık üretim miktarı azalıyor. Sektörün geleceği açısından sürdürülebilir avcılığın sağlanması şart. Bu amaçla stokları koruyucu ve geliştirici yönde çalışmalar ve araştırmaların yapılması ve koruma kontrol çalışmalarına öncelik verilmesi gerektiği sürekli olarak vurgulanıyor.

 

Kurallara uygun avlanılmalı

 

Su ürünleri üretiminin sürdürülebilirliği için avcıların kurallara uyması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, şu uyarılarda bulunuyorlar:

“Denizlerde ve iç sularda yapılacak ticari ve amatör amaçlı su ürünleri avcılığına yönelik düzenlemeleri içeren tebliğlerle Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda önemli çalışmalar yapmıştır. Su ürünleri avcılığında yer, zaman, tür, boy, ışık kullanımı ve avlanma mesafesi gibi getirilen yasaklar ve kontroller su ürünleri üretiminin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda yer alan zapt ve müsadere (El Koyma ve Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi) yaptırımlarının, cezanın kanunun mülkiyetin kamuya geçirilmesi sathında değerlendirilememesi nedeniyle uygulanabilirliğini/caydırıcılığını yitirmesi söz konusudur. Su Ürünleri Kanunu ile Kabahatler Kanunu’nun uyumlulaştırılmasına ihtiyaç olduğu her fırsatta açıkça belirtmektedir. Su Ürünleri Kanunu’nda ‘Zapt ve Müsadere Edilme’ terimlerinin Kabahatler Kanunu’na uyum için ‘El Koyma’ ve ‘Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi’ şeklinde değiştirilmesi yasalar arasındaki uyumsuzluğu giderecektir. Hayvansal protein temininde önemli yeri olan su ürünlerini sofralarımıza taşıyan balıkçılarımızın av yasaklarına ve tebliğ ile getirilen düzenlemelere titizlikle uyması sağlanmalıdır.

 

 

Destekler artırılmalı

 

Sürdürülebilir su ürünleri üretimi için gerekli stratejiler ile kısa, orta, uzun vadeli eylem planları ve hedefler belirlenmelidir. Kaynakların verimli kullanılabilmesi için su ürünleri eğitim merkezleri kurulmalı, yetiştiricilik, avcılık ve Ar-Ge çalışmaları daha fazla desteklenmeli, sektörde örgütlenme yapısı mutlaka güçlendirilmelidir. Balıkçılık sektöründe ürünlere yönelik dondurma, tuzlama, konserve, paketleme ve işleme tesislerinin sayılarının artırılması sektöre ekonomik katkı sağlayacaktır.”

 

 

 

Destekler açıklandı

 

Bu arada; Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan "Geleneksel Kıyı Balıkçılığının Kayıt Altına Alınması ve Desteklenmesi Tebliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, su ürünleri avcılığı faaliyetinde bulunmak üzere Su Ürünleri Bilgi Sistemi'nde (SUBİS) kayıtlı ve geçerli bir balıkçı gemisi ruhsat tezkeresine sahip iç sularda faaliyet gösterenlerin tamamı ile denizlerde 12 metreden küçük balıkçı gemilerine 2021 ve 2022 yıllarında yapılacak destekleme ödemelerine ilişkin uygulama esaslarını kapsıyor.

 

12 metre altındaki balıkçı gemilerini kapsıyor

 

Tebliğle küçük ölçekli balıkçılığın devamlılığının sağlanması amaçlanıyor. Buna göre, destekler, kayıtların güncellenmesi, balıkçıların avcılık faaliyetleri ve sosyoekonomik durumlarına ilişkin verilerin toplanması karşılığında veriliyor. Bu sayede, geleneksel küçük ölçekli balıkçılığının sürdürülebilirliği hedefleniyor. Ayrıca, üretiminin tamamına yakını yerelde ve taze tüketilmesi nedeniyle gıda güvenliğine katkı sağlaması, kıyı kesimindeki halkın geçimine katkıda bulunarak kırsal kalkmanın sağlanması ve kaynakların sürdürülebilirliği öngörülüyor. Söz konusu destekler, Türkiye'nin deniz ve iç sularındaki avcılık filosunun yüzde 90'ını oluşturan 12 metre altındaki balıkçı gemilerini kapsıyor.

Desteklere ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin 14 Temmuz 2021 tarihli sayısında yer almıştı. Kararla bu sene destekleme kapsamına alınan gemi boyunda ve ödenecek tutarlarda artışa gidilmişti. Boyu 0-4,99 metre olan deniz ve iç su balıkçı gemileri için adet başına 1000 lira, 5-7,99 metre olanlar için 1250 lira, 8-9,99 metre olanlar için 1350 lira, 10-11,99 metre deniz balıkçı gemileri ile 10 metreden büyük iç su balıkçı gemileri için 1450 lira destek ödemesi yapılması kararlaştırılmıştı.2021 ve 2022 yıllarını kapsayan söz konusu desteklerde bu yıla ilişkin ödemelerin yıl bitmeden yapılması planlanıyor.

ETİKETLER : Bartın balık av sezonu
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›