Bankoğlu: “Yitirdiğimiz her can ile deprem büyüyor”

30 Ekim’de İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında Sisam adası yakınlarında meydana gelen 6.6 şiddetindeki depremin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve 90 CHP’li milletvekiliyle birlikte deprem bölgesine giderek incelemelerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Bartın Milletvekili, Parti Meclisi ve TBMM Anayasa Komisyonu üyesi Av. Aysu Bankoğlu, “Yitirdiğimiz her can ile deprem daha da büyüyor. Türkiye’nin deprem kuşağında bir ülke olduğu gerçeği ile yaşamayı öğrenmemiz ve buna göre önlemlerimizi almamız gerekiyor. Bilim insanlarını dinlemeliyiz. Bunun dışındaki her türlü açıklama, sadece bahanedir. Siyaset ve şov yapma zamanı kesinlikle değildir. Öldürenin deprem değil de bina olduğunu bilmeyen yurttaşımız kalmamalıdır. Verim fışkıran tarım arazilerine, ormana, bataklığa, denizi doldurup üzerine deniz kumuyla, bir avuç çimentoyla yapı dikmekten vazgeçmek şarttır” dedi.
Bu haber 2020-11-05 09:51:19 eklenmiş ve 1275 kez görüntülenmiştir.

 

ERDEM TABAKOĞLU

CHP heyeti deprem bölgesinde ilk olarak en çok yıkımın meydana geldiği Bayraklı ilçesine gittiler. Burada, deprem anında büyük zarar görmüş olan Rıza Bey, Emrah, Doğanlar, Barış ve Yılmaz apartmanlarının bulunduğu enkaz alanlarındaki çalışmaları yerinde izleyip başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer başta olmak üzere AFAD ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden bilgiler alan CHP Bartın milletvekili Bankoğlu, bölge milletvekilleriyle birlikte, denizin taşması nedeniyle büyük zarar gören Seferihisar'a bağlı Sığacık Mahallesi'ne de giderek esnafa moral verip yanlarında olduklarını söyledi. Yaşanan doğal afetin üzüntüsünü derinden yaşadıklarını belirten Bankoğlu, temaslarına ilişkin olarak şunları söyledi:

“İlk etapta, enkaz alanındaki tüm binaları inceledik. Yaşamını kaybeden yurttaşlarımızın ailelerine taziyelerimizi ilettik. Katıldığımız cenazeler oldu. Çadırlara yerleştirilmiş olan yurttaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması konusunda bizler de aracılık ederek destek olduk. Hastanelerdeki yaralıları ziyaret ettik. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer başta olmak üzere itfaiye biriminden arama kurtarmaya katılan tüm belediye çalışanlarına milletimiz adına teşekkür ettik.

 

 

En büyük teşekkür afetlerin meleklerine

 

İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere Sivas’tan Ağrı’ya Karabük’ten Antalya’ya teçhizatla gelen destek ekipleri ve yine bu işin profesyoneli olan AFAD çalışanları, UMKE ekipleri, Jandarma Arama Kurtarma'da görev alanlar ve tabii ki AKUT gönüllüleri, insanüstü bir güçle arama kurtarma çalışmalarında çaba harcadılar. Uyumadan, dinlemeden, yemeden enkaz altında teknisyenlerle beraber ses dinleyerek en hassas çalışmalarla umudumuzu hep ayakta tuttular. Onlar, âdeta afetlerin melekleri, en büyük teşekkürü hak ediyorlar. Hepimizin şahit olduğu, saatler hatta günler sonra gerçekleşen mucizeleri sağlayan kişiler onlar.

Ayrıca, acil personeli doktorlarımız ve hemşirelerimiz başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına da ne kadar minnettar olsak az. Mart ayından beri, pandemi sürecinde aralıksız çalışan sağlıkçılarımız hem enkaz alanında hem de hastanelerde olağanüstü bir gayretle efor sarf ediyorlar. Yaşanılanlar, tarifsiz bir üzüntüye işaret ediyor. Ruhen ve kalben dayanması bu zor şartlarda çalışan herkese ve iyi kalpli gönüllü yurttaşlarımıza tekrar teşekkür ederim. Maddi hasarlar bir şekilde telâfi edilir ancak bu sebeple kaybolan canların acısını dindirmek imkânsız. Ailelere ve milletimize bir kez daha sabır diliyorum.

 

 

“Siyaset ve şov zamanı değil”

 

Türkiye’nin deprem kuşağında bir ülke olduğu gerçeği ile yaşamayı öğrenmemiz ve buna göre önlemlerimizi almamız gerekiyor. Bilim insanlarını dinlemeliyiz. Bunun dışındaki her türlü açıklama, sadece bahanedir. Siyaset ve şov yapma zamanı kesinlikle değildir. Öldürenin deprem değil de bina olduğunu bilmeyen yurttaşımız kalmamalıdır. Verim fışkıran tarım arazilerine, ormana, bataklığa, denizi doldurup üzerine deniz kumuyla, bir avuç çimentoyla yapı dikmekten vazgeçmek şarttır.

İzmir’de, Elazığ’da, Van’da, Yalova’da yapı denetimlerindeki usulsüzlüklerin, binlerce cana mâl olduğunu aklımızdan bir an bile çıkarmayalım. Bu hükümetin, depremle ilgili muhalefetin verdiği tam 58 ‘araştırma önergesi’ni reddettiğini bir an bile unutmayalım.

 

 

“Binalarımız gibi halimiz de harap”

 

Bu sene, dünyada 6,5 ve üzeri büyüklükte 22 deprem olmuş. Ne yazık ki bunlardan ikisi Türkiye’de… Ocak ayında Elazığ’da yaşanan depremde 41 kişi, İzmir’de ise son açıklamalara göre 113 kişi hayatını kaybetti. Yani 154 evlat, kardeş, anne, baba; sırf para uğruna işini bilerek ve isteyerek ihmal edenlerce öldürülmüştür. Biliyor musunuz, dünyada bu sene yaşanan ve geri kalan 20 depremde ölen kişi sayısı ise yalnızca 13. Yani binalarımız gibi hâlimiz de harap. 

 

 

“Canımızı garantiye almalıyız”

 

Deprem vergileri ne oldu, kötü gün paramız ‘ihtiyat akçeleri nerede?’ dediğimizde, ‘deprem araştırma komisyonları kurulsun’ dediğimizde, görev başındaki yetkililer bizi dinlemiyordu. ‘Doğanın ayarlarıyla oynamayın’, ‘kanal yapmak yol açmak için doğayı mahvedip milletin vergileriyle yarınlarımızı çalmayın’ diye birçok kez uyardık. Üzülmek, ne yazık ki yetmiyor. 18 yılda, her gün bir taş koysalardı kaleler yapılırdı. Bütçeyi çarçur etmeyi ve konuşmayı ya da görüntü vermeyi bırakıp her şeyden önce canımızı garantiye almalıyız.”

 

 

ETİKETLER : Bartın İzmir deprem CHP Aysu Bankoğlu
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›