Alternatif kutlamada AK Parti eleştirildi

CHP Bartın İl Başkanlığı’nın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı dolayısıyla Atatürk Anıtı önünde düzenlediği alternatif törendeki konuşmalarda AK Parti iktidarı ve uygulamaları eleştirilirdi. CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, tıpkı 1923 yılında Atatürk ve arkadaşlarının cumhuriyeti kurarken umutsuzluğa kapılmadıkları gibi bugün de hiçbir Türk vatandaşının umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini savunurken, “Bugünleri de atlatacağız. Umutla, sevgiyle aydınlığa çıkacağız. Huzurlu, mutlu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” dedi. CHP Bartın İl Başkanı Selim Karakaş da, AK Parti iktidarının FETÖ’nün darbe girişiminden ders çıkartarak çıkar ve ihanet odaklı ortaklıklardan uzak durması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin temel problemlerini, ‘demokrasi’, ‘eğitim’, ‘dış politika’, ‘ekonomi’ ve ‘toplumsal barış’ olarak sıralayan Karakaş, Demokrasi sorunu çözülmeden diğer sorunların çözülemeyeceğini ifade etti. Karakaş, “Hedef; güçlü parlamenter bir demokrasi. Popülist tek adam rejimine karşı, tek çare demokrasidir” diye konuştu.
Bu haber 2020-10-30 10:01:56 eklenmiş ve 1217 kez görüntülenmiştir.

 

EREN SARIKAYA

Cumhuriyet Meydanı’ndaki törene; CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, CHP İl Başkanı Selim Karakaş, Merkez İlçe Başkanı Nazif Çomak, Atatürkçü Düşünce Derneği  (ADD) Bartın Şubesi Başkanı Yavuz Alpay’ın yanı sıra yeni tip koronavirüs pendemisi nedeniyle az sayıda partili katıldı. Pandemi sürecinde hayatımızın bir parçası haline gelen maske, mesafe ve hijyen kurallarına riayet edilerek gerçekleştirilen törende CHP ve ADD adına Atatürk Anıtı’na çelenk sunulup saygı duruşunda bulunulmasının ardından günün önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. İlk konuşan CHP Milletvekili Bankoğlu oldu.

 

 

Bankoğlu: “Umutsuzluğa kapılmamalıyız”

 

Cumhuriyetimizin 97. aşını minnet, mutluluk ve sevinçle kutladıklarını belirten Bankoğlu, bugün sadece cumhuriyetin ilanı değil ulusumuzun yeniden doğuşunun da bir simgesi olduğunu söyledi. Bankoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ve onun değerleri, hepimizin yolunu aydınlatmalı. Bunun farkında olmayanlara bunu anlatmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarımızı ve ebediyete intikal etmiş tüm şehitlerimizi rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyorum. Türkiye zor dönemlerden geçiyor. Ama bugün şunu unutmamalıyız ki 1923’te Ata’mız ve silah arkadaşları cumhuriyeti kurarken asla umutsuzluğa kapılmamışlardı. Biz de umutsuzluğa kapılmamalıyız. Bugünleri de atlatacağız. Umutla, sevgiyle aydınlığa çıkacağız. Huzurlu, mutlu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Onlar nasıl umutsuzluğa kapılmamışlarsa aynı zamanda onlar cumhuriyeti kurarken izin almamışlardı. Aydınlık bir Türkiye’de hep birlikte buluşmak dileğiyle…”

 

Karakaş: “Unutturma çabalarına rağmen kutlanacak”

 

Daha sonra CHP İl Başkanı Karakaş bir konuşma yaptı. Atatürk ve arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyetin ilanına kadar kısa bir tarihsel anlatımın ardından bağımsızlığımızın tapusu olan devrimin Cumhuriyet, ilan edildiği günün de halkın bayramı olduğunu söyledi. “Tüm unutturma çabalarına ve kısıtlamalara rağmen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı her yıl artan bir coşkuyla kutlandı ve kutlanacak” diyen Karakaş, devlet eğer dinsel referanslardan arındırılmasaydı Cumhuriyetin gerçek anlamını asla kazamayacağını savundu. Karakaş, özetle şöyle konuştu:

 

 

“1928 yılında ‘Devletin dini İslam dinidir’ ibaresinin Anayasa’dan çıkarılması, 1937 yılında laiklik ilkesinin Anayasa hükmü haline gelmesi ile gerçek anlamını kazandı. Partimizin kurucusu ilk genel başkanımız Mustafa Kemal Atatürk, CHP’nin temellerine tereddütsüz demokrasiyi yerleştirdi; yaşamı boyunca da demokrasiyi Türkiye Cumhuriyeti’nin ulaşacağı nihai hedef olarak savundu. ‘Hâkimiyet bilakaydu şart milletindir’ ilkesine duyduğu inançtan ömrü boyunca vazgeçmedi. Bu tutarlılığının vücut bulduğu iki kavramdan biri ‘Halkçılık’ diğeri ‘Cumhuriyetçilik’ ilkeleridir. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongresi kararları, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılması, 20 Ocak 1921 ve 20 Nisan 1924 anayasaları ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesi çerçevesinde oluşmuş tarihsel dönemeçlerdir.  Cumhuriyetin karanlığın üzerine güneş gibi doğuşundan, kimsesizlere yuva, korunak ve gelecek, dinimizi sömürmeye çalışanlara duvar oluşundan, rahatsızlık duyanlar, yurttaşlarımıza eşitlik ve adalet sunmasını kabul etmek istemeyenler, cumhuriyetle hesaplaşmak gibi nafile ve acınası bir çaba içine giren şer ve ihanet odakları her dönemde başkaldırmaya çalışmışlardır.

 

“Acımasızca saldırılarda bulundular”

 

Her dönemde Cumhuriyet'i, Atatürk ilke ve devrimlerini içine sindiremeyen oluşumlar ortaya çıkmış, Türkiye, benzer olayları Çorum'da, Kahramanmaraş'ta, Sivas'ta daha geniş katliamlar halinde defalarca yaşamış; Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi gibi nice Atatürk devrimcisi şehit edilmiştir. Dini referans göstererek, halkımızı gericiliğe ve yobazlığa mahkum etmek isteyenler tarikatlar, cemaatler sahte hacı ve hocalarla birlikte cumhuriyeti yıkma girişiminde bulunanlar sadece bu ülkeye ihanet etmemiş, hem dinimize hem de dinimizi özgürce yaşayan dindar insanlarımıza karşı acımasızca bir saldırıda bulunmuşlardır.

 

“Kutlamaları engellemeye çalışıyorlar”

 

Ne yazık ki, günümüzün iktidarı da, Cumhuriyeti içine sindiremeyenler de gecelerini gündüzlerine katarak Cumhuriyet’in kazanımlarını ortadan kaldırmaya, yasaklarla Cumhuriyet kutlamalarını engellemeye çalışıyorlar. Bu konuda sinsi sinsi girişimlerini sürdürüyorlar. Ama çok iyi biliyoruz ki dün, emperyalizmin uzantısı, işbirlikçisi ve maşalarının topraklarımızı işgal ettiği şartlarda bile mitingleri yürüyüşleri engelleyemeyenler gibi, bugün de Cumhuriyet’e, Cumhuriyetin kazanımlarına ve değerlerine el uzatanlar Cumhuriyet coşkusuna engel olamayacaklardır.

 

“İktidar, çıkar ve ihanet odaklı ortaklıklardan uzak durmalı”

 

Cumhuriyet tarihinde, Menemen'de yaşanan cumhuriyet karşıtı gerici ayaklanma benzerlerinin yaşanmış olmasına rağmen, bu tehlikeden ve gericilerle kurulacak ortaklıkların yarattığı felaketlerden hala ders çıkarmayanlar var. Tarihimizde böylesi acı bir tecrübeyle, devlete ve cumhuriyete başkaldıranların nelere sebep olabileceğini yaşamış olsak da, 15 Temmuz 2016'da FETÖ terör örgütünün darbe girişimi bizlere gösterdi ki, bu şer odaklarıyla iktidar sahiplerinin ortaklıkları ülkemizde felaketlere yol açabilmekte, cumhuriyetimizi tehdit edebilmektedir. Büyük Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır’ sözleri düne, bugüne ve yarına tutulan en önemli ışıktır. Günümüz iktidarı bu ilkelerden uzaklaşıldığında, 15 Temmuzların sonunun gelmeyeceğini artık anlamalı, ‘Ne istediler de vermedik’ sözleriyle ilan edilmiş olan çıkar ve ihanet odaklı ortaklıklardan uzak durmalıdır.

 

 

Türkiye’nin 5 temel sorunu

 

Cumhuriyet Halk Partisi olarak üreten ve hakça bölüşen bir Türkiye’yi, özgürlükler konusunda ödünsüzlüğü, kuvvetler ayrılığını, denetimi, örgütlenme hakkının önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, liyakati, şeffaflığı, laikliği, eğitimde bilimselliği ve demokratik değerleri komşularımızla barış içinde yaşamayı, kimsenin dini, inancı, etnik kimliği ve yaşam tarzı nedeniyle ötekileştirilmemesini savunuyoruz.  Türkiye’nin temel sorunlarına, bu konumlanış üzerinden bakıyor ve çözüm önerilerinde bulunuyoruz. Bu bağlamda, bugün Türkiye’nin temel problemlerini, ‘demokrasi’, ‘eğitim’, ‘dış politika’, ‘ekonomi’ ve ‘toplumsal barış’ başlıkları altında sıralıyoruz. Şüphesiz demokrasi sorunu, diğer sorunları da kapsayan bir önem arz ediyor. Çünkü Türkiye’nin diğer dört temel problemini, demokrasi sorununu ortadan kaldırmaksızın çözebilmenizin bir yolu bulunmamaktadır.

 

Kutuplaştırıcı yönetim anlayışı

 

Günümüz Türkiye’sinde, demokrasi karşıtı popülist bir yönetim egemen. Kendini ‘halkın gerçek temsilcisi’ olarak sunan, karşıtlarını ‘milli irade düşmanı’ olarak gösteren, asgari bir demokratik tartışma ortamına dahi tahammül edemeyen, kutuplaştırıcı ve eski uzlaşmazlıkları besleyen bir dili tercih eden, temel hak ve özgürlüklerin kullanım hakkını kendisi için tehdit gören bir yönetim anlayışı ile karşı karşıyayız.

 

Hedef; güçlü parlamenter demokrasi

 

Kendini denetletmemek için gerekli olan tüm hukuki değişimleri yapan, liyakati ve şeffaflığı ortadan kaldırmış, medyada teksesliliği savunan, tüm muhalif sesleri susturmayı hak gören, yargı bağımsızlığını yok etmiş, güçler ayrılığını ortadan kaldırmış, ülkenin tüm zenginliklerini / gelirini ‘Saray İktidarı’ ve ona bağlı küçük bir zümreye peşkeş çeken ‘otoriter/tek adam rejimi’... Hal böyleyken mevcut iktidarın yarattığı demokrasi sorunu çözülmeden, diğer dört temel sorunun çözülebileceğini düşünmek yanlış olur. CHP olarak bu gerçekten hareketle, Türkiye’nin temel problemine, solun sahip olduğu ‘eşitlik, özgürlük, kardeşlik’ değerleriyle çözüm üretiyoruz. Bizim seçmenimiz olsun olmasın, geçmişte karşılıklı olarak haklı / haksız kavgalarımız bulunsun / bulunmasın herkes için ve yaşamın her alanında adaleti hâkim kılmak istiyoruz. Bu doğrultuda, yargı bağımsızlığını ve 12 Eylül - 12 Mart yasal düzenlemelerinden kurtarılmış, yani darbe hukukundan arınmış, güçlü bir parlamenter demokrasiyi hedefliyoruz.  Bunlar bizim sol kimliğimizin olmazsa olmaz hedefleridir.

 

Tek çare demokrasi

 

Bu hedefleri gerçekleştirmek doğrultusunda, cesaretle ve ödünsüz bir şekilde, popülist tek adam rejimine karşı, ‘Tek çare demokrasidir’ diyoruz. Popülist tek adam rejiminin bizi çekmek istediği ‘kutuplaştırıcı’ siyaset ve bu siyasetin diline karşı, demokrasi parantezinde gerçekleştirdiğimiz toplumsal uzlaşıyı, toplumsal birlikteliği büyütmeye çalışıyoruz. ‘Hakkı, hukuku ve adaleti’ yücelterek ilerliyoruz. CHP olarak halkla birlikte Cumhuriyeti, bütün kazanımları ve değerleriyle koruyacağız, savunacağız, yaşatacağız.”

 

 

Alpay: “Cumhuriyeti yaşatmak ortak sorumluluğumuz”

 

Törende son söz alan ise ADD Bartın Şubesi Başkanı Yavuz Alpay’dı. Hem bizlere hem de gelecek nesillere düşen en önemli görevi; “Türkiye Cumhuriyeti’nin milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup kollamak, iç ve dış tehlikelere karşı duyarlı olmak” şeklinde tanımlayan Alpay, “Bu nedenle de, büyük bir imparatorluktan Cumhuriyet’e doğru giden yolu çok iyi bilmek, anlamak, kavramak ve her zaman hatırlarımızda her daim canlı tutmak zorundayız. Çünkü bu süreç yüce devletimizin bekası ve ulusumuzun geleceği, huzur ve refahı açısından çok önemli bir kılavuzdur. Mustafa Kemal Atatürk'ün rehberliğinde ve önderliğinde büyük Türk Milleti'nin kanı, canı ve büyük emekleriyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti, tüm varlık ve değerleriyle sonsuza değin yaşatılması çocuktan kadına, yaşlıdan gence herkesin vazgeçilmez ortak sorumluluğu olmalıdır” dedi.

ETİKETLER : Bartın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı CHP Aysu Bankoğlu Selim Karakaş
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›