KDMP Alan Kılavuzları maden ocaklarına karşı!

Küre Dağları Milli Parkı (KDMP) Alan Kılavuzları Derneği, yayımladığı açıklama ile Bartın ırmağı çevresinde ve önemli bir kısmı yeşillik alan olan yerlerde açılması planlanan 4 ayrı maden ocağına karşı duruşunu sergiledi. Maden ocaklarının doğa üzerinde yaratacağı hasarın yanı sıra çevre sakinleri ve Bartın trafiği açısından da tehditler oluşturacağının savunulduğu açıklamada, itirazların dile getirilmesi için Kimtaş’a ait iki kalker ocağının ÇED süreçleri gereği 1 Ekim’de saat 11.00 ve 14.00’de Boğaz mevkiinde İnkumu yolundaki Kaptan Demir Çelik Dinlenme Tesis binasında (Eski ORÜS) yapılacak olan “ÇED Halkın Katılımı” toplantısına katılınacağı bildirildi. Açıklamada çevreye duyarlı Bartın sevdalısı herkes bu toplantıya katılmaya ve verilecek karşı duruşa destek olmaya çağrıldı.
Bu haber 2020-09-29 13:18:38 eklenmiş ve 163 kez görüntülenmiştir.

 

“Sessiz kalamayız”

 

KDMP Alan Klıvuzları Derneği adına yapılan açıklamada, Bartın Irmağı’nın rekreasyon tesisleriyle yöre halkının kullanımına ve turizme açılacağı kararı ile Alan Kılavuzları olarak sorumluluklarının sadece Milli Park’ın değil onun çevresindeki güzellikleri de gelen misafirlere göstermek olduğu, bu bağlamda da Bartın’a turizm girdisi yaratmak, dünya çapında tanıtımına katkı sağlamak olduğu vurgulandı. “Bu yüzden KDMP Alan Kılavuzları olarak Bartın Irmağı ve çevresinin yağmalanmasına sessiz kalamayız!” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Sanki hiç yıkım yokmuş gibi…

 

“Buna çok dikkat edilmelidir ki ! Bu çok zararlı ve dönüşümü olmayan tesisler Küre Dağları Milli Parkı Ormanları ve yaban hayatı sınırına dayanıncaya kadar sabretmek oraları da kaybetmek anlamına geliyor. Şu an Bartın Irmağının çevresinde faaliyet gösteren altı farklı maden ocağı çevredeki ormanları yok etmeye devam ediyor. Ormanlar Milli değerlerimiz! Ayrıca, Topluca köyüyle Kaman köyü arasında yapılmak istenen katı atık depolama tesisi için ormanlar yok ediliyor. Delikliburun mevkiinde yüzlerce hektar orman Hattat’ın yapmak istediği termik santralin kül depolama sahasının kurulması için tahsis edilmiş durumda. Termik santral izni çıkarsa bu ormanlar da yok edilecek. Sanki bu yıkımlar hiç yokmuş gibi, şimdi de yakın mevkilerde bir anda üç farklı firmanın dört farklı maden ocağı kurması için ÇED süreci başlatıldı.

 

4 yeni maden ocağı

 

Bu projeler şunlar; Gürgenpınarı’nda Bartın Çimentoya ait silt taşı ocağı, Saraylı Köyü’nde Alagözler AŞ’ye ait bir, iki tane de Topluca köyünde Kimtaş’a ait kalker ocakları olmak üzere toplam dört maden tesisi. Bunlar toplamda 219 hektar doğal orman ekosistemini yok edecekler. Yani binlerce ağaç kesilecek. Zaten şu ana kadar delik deşik edilerek estetik görüntüsü bozulmuş olan Bartın Irmağı’nın çevresi, bu yeni ‘projeler’ uygulamaya geçerse hem bizler, hem de bütün canlılar için biraz daha yaşanmaz hale getirilecek.

 

“Bunları hiç düşündünüz mü?”

 

‘Bize ne estetikten, bize ne tüm canlıların huzurunun bozulmasından’ diyenler için de söyleyeceklerimiz var. Örneğin yeni açacağı kalker ocağında günde 10 bin ton kalker üretmeyi hedefleyen Alagözler AŞ, bu kalkeri taşımak için kullanacağı 30 tonluk kamyonlarla Bartın trafiğinde günde 333 sefer yapacak. Artık trafik yükünü kaldıramayan Bartın’da haftanın her günü oluşacak bu trafik yükünün şehirde yapacağı gürültü ve hava kirliliğinin boyutlarını hiç düşündünüz mü? Ya da artacak trafik yükünün neden olacağı trafik kazalarını, yaralanmaları ve hatta ölümleri…

 

Çevre halkı rahatsız ve tedirgin

 

Diğer yandan bu ocaklarda dinamit patlatılacağı için çevre halkı gürültüden rahatsız olmakla kalmayıp evleri çatlayıp hatta yıkılma tehlikesi altında kalacak. Yeraltı suları zarar görecek, Bartın Irmağı etkilenecektir. Örneğin Bartın Çimentoya ait silt taşı ocağında mevcutta 27 kg/atım dinamit patlatılırken, talep edilen yeni alanda 97 kg/atım dinamit patlatılacaktır. Alandaki bütün maden işletmeleri düşünüldüğünde bu işletmelerin bütün olarak patlatacağı dinamit miktarı, yaratacağı gürültü, etkileyeceği nüfus ve yer altı suları hesaba katılmış mıdır? Ya da Bartın Irmağı’nın hemen üstünde yapılmak istenen Kimtaş’a ait kalker ocağının Bartın limanını ve orada bulunan denizaltı tünellerini nasıl etkileyeceğini bilen var mı?

 

ÇED süreçleri aynı anda başlatılan bu tesisler, birbirine çok yakın alanlarda bulunmaktadır. Zaten Bartın Çimento daha önce de birkaç kez yapmış olduğu gibi ‘ÇED gerekli değildir’ kararı almak için kuracağı maden ocağını 25 hektardan küçük göstermiştir. Bu nedenle ‘ÇED gerekli değildir’ kararı alması muhtemeldir. Fakat diğer projelerde ÇED süreçleri uygulansa bile aynı havzada bulunan bu farklı maden ocaklarının insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri bütünleşik değil, ayrı ayrı değerlendirilecektir. Yani bu maden ocaklarının Bartın’a vereceği zararlar doğru hesaplanmayacaktır.

 

ÇED Halkın Katılım Toplantısı’na çağrı

 

Küre Dağları Milli Parkı Alan Kılavuzları olarak, belli çevrelere para kazandıracak fakat Bartın’a ve Bartın Irmağına dolayısıyla başta da belirttiğimiz gibi Milli Parkımıza zarar verecek bu tür akıl dışı ‘projelere’ karşı bu varlıklarımızı koruyacak Bartın adına sesimizin-sözümüzün-isteğimizin ne kadar çok olup olmadığını merak ediyoruz. Pandemi döneminde herkesin evlerine kapatıldığı bu zamanda bu tür yıkıcı projelerin önünün açılmaya çalışılmasını hayretle karşılıyor, en azından Bartın’da ve çevresinde yaşayan insanlar olarak ‘Yaşanabilir bir Bartın’ özlemiyle kamuoyunu uyarma gereğini duyuyor ve yetkilileri doğa ve toplum yararına hareket etmeye çağırıyoruz. Bu kapsamda; Kimtaş’a ait iki kalker ocağının ÇED süreçleri gereği 1 Ekim saat 11.00 ve 14.00’de Boğaz mevkiinde İnkumu yolundaki Kaptan Demir Çelik Dinlenme Tesis binasında (Eski ORÜS) yapılacak ‘ÇED Halkın Katılımı’ toplantısına katılacağımızı ve bu görüşlerimizi bu toplantıda açıklayacağımızı belirtiyor, halkımızı da bu toplantıya katılarak kendi geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

ETİKETLER : Bartın Küre Dağları maden ocağı KİMTAŞ ÇED halkın katılımı Bartın ırmağı Alagözler AŞ Bartın Çimento
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›