“Kentimizi doğru tanıtmalıyız”

CHP Bartın Milletvekili, Parti Meclisi ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Aysu Bankoğlu, “Bartın’ın güzellikleri, en güçlü kaynağımız olmalıdır. Kentimizin cennet köşelerini ülkemize ve tüm dünyaya doğru şekilde tanıtmalıyız” dedi.
Bu haber 2020-09-29 11:22:24 eklenmiş ve 218 kez görüntülenmiştir.

 

1979 yılında Birleşmiş Milletler’in önerisi üzerine kabul edilen ve ülkemizde de 2002 yılından beri kutlanmakta olan Dünya Turizm Günü’ne ilişkin açıklamalarda bulunan Milletvekili Bankoğlu, yurt içinde ve dışında seyahat etmenin artık ayrıcalık olmaktan çıktığı bir milenyumun içinde olduğumuzu belirtti.

 

“Kentin özellikleri öne çıkarılmalı”

 

Bankoğlu, “İnsanın seyahat edebilmesi hem kişisel bir özgürlük, hem de demokratik bir haktır. Kara, hava ve deniz yollarındaki ulaşım çeşitliliği bu olanağı artırmıştır. Bununla beraber ekonomik güç, bahsettiğim seyahat özgürlüğünün elbette önemli ve ayrılmaz parçasıdır. Her köşesi doğal ve kültürel değerlerle bezeli ülkemizin her zamankinden daha güçlü bir turizm politikasına sahip olması şarttır. Başta kentimiz Bartın olmak üzere her bir kentin özelliklerini öne çıkartacak ve bunları çevreye, tarihe ve insana saygılı biçimde ekonomik değere dönüştürecek uygulamalar ortaya konulmalıdır” dedi.

 

Turizm değerlerimizi yok eden kararlar…

 

Bartın ve aynı zamanda önemli turizm destinasyonlarımızdan Amasra ile ilgili görüşlerini aktarmadan önce, yakın zamanda gündeme oturan “Galata Kulesi” restorasyonu hakkında açıklamalarda bulunmak istediğini belirten Bankoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
 “Ülkemiz, sahip olduğu olağanüstü mirasın, ne yazık ki, bir türlü farkına varamamaktadır. Siyasetçilerin rant uğruna, oy uğruna yaptığı sayısız yanlış uygulamalardan birini de yakın zamanda, 1500 yıllık bir tarihe sahip olan Galata Kulesi’nde, darbeli matkaplarla gördük. Yine İshak Paşa Sarayı, Sümela Manastırı, Şile Kalesi gibi sayısız kültür mirasımızın tanınmaz hale gelişi, bu hükümet döneminde yaşandı. Hasankeyf’in adeta yok edilmesi; kıyıların, sit ve ormanlık alanlarının imara açılması da Türkiye’nin sahip olduğu turizm değerini, geri dönüşü olmayacak şekilde yok eden kararlardır.

Ülkesini, doğasını, tarihini ve kültürünü tüm renkleriyle benimsemiş ve ancak bunları koruyan bütünleyici bir anlayışla turizm, değerli hâle gelebilir. ‘Bir mozaikten, iki ağaçtan ya da surların yok olmasından ne çıkar’ zihniyeti, İspanya’dan, Fransa’dan esasında hiçbir eksiği olmayan ülkemizi yıllık en fazla (ve her şey yolunda giderse) 40 milyar dolarla yetinmeye zorluyor. Örneğin, İspanya’nın turizmden elde ettiği yıllık gelirin 75 milyar dolar olduğunu düşünecek olursak bize kıyasen neden iki kat kazanç elde ettiklerini sorgulamamız gerekir.

 

“Nitelikli elemana hak ettiği verilmeli”

 

Turizmin ekonomik getirisi işsizliğe çare olacaktır. Her işletmenin nitelikli elemanlarla hizmet kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlaması gerekiyor. Nitelikli hizmet için şart olan, özellikle yabancı dil bilen nitelikli elemanlara hak ettikleri ücretin verilmesidir. Bu da işletme sahiplerinin öncelikli sorumluluğu olmalıdır.

 

“Hükümet yeni projeksiyonlar ortaya koymalı”

 

Bu yıl yaşanan salgın dolayısıyla her sektör gibi turizm de çok büyük zarar görmüştür. Kişilerin içinde bulunduğu ekonomik güçlükler ve seyahat kısıtlamaları başta olmak üzere sağlıkla ilgili haklı kaygılar da dolaşımı azalttı. Pandemi sürecinin sonunda yeni seyahat ve tatil anlayışlarının tam anlamıyla ortaya çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu yüzden, küçük büyük tüm turizm işletmelerinin bahsettiğim yeni sürece hazırlanması ve hükümetin de bu konuda doğru plan ve projeksiyonlar yapması gerekmektedir.

Turizm, şüphesiz öncelikli olarak teşvik edilmesi gereken alanlar arasındadır. Kentimiz Bartın da doğasıyla, mutfağıyla, kültürüyle, doğa sporlarına uygunluğuyla her bakımdan özeldir. Başta Amasra olmak üzere Küre Dağları gibi cennet köşelerimizi doğru tanıtmak, turistlere gönülden bağ kurabilecekleri deneyimleri, nitelikli hizmet ile sunmak tüm hemşehrilerimin görevidir. Turizme bu şekilde bir önem vermenin faydaları, sürekli ve uzun vadelidir; bunu unutmayalım.

İnsanımızın konukseverliği ile ağırlama konusunda sunduğu yüksek standartların yaygınlaşmasını ve dünya çapında hak ettiği değeri bulmasını diliyorum. Sektöre emek veren herkesin Dünya Turizm Günü'nü kutlarım.”

ETİKETLER : Bartın CHP Aysu Bankoğlu turizm
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›