Jeoloji Mühendisleri’nden TPAO için uyarılar!

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yapılan Karadeniz’deki doğalgaz keşfini olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak nitelendiren TMMOB Türkiye Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, yapılacak daha kapsamlı sondaj ve araştırmalar neticesinde rezervin daha fazla olmasının herkesin beklentisi olduğunu bildirdi. Bu vesile ile TPAO’nun içinde bulunduğu duruma da dikkat çekilen açıklamada, yıllara sari bağlı kuruluşlar ile bağı kesilen, kurumun özelleştirilmesinin önünün açıldığı savunulurken, “TPAO’nun tasfiye edilmesinden, küçültülerek yok edilmesine yol açan; Kurumun Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’ne devredilmesinden, İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan düzenlemeyle personelin keyfi kararlarla tasfiyesinden, sondaj, kuyu tamamlama ve jeofizik hizmetlerinin TPIC’e devredilmesinden derhal geri dönülmesi” istendi.
Bu haber 2020-08-24 16:21:05 eklenmiş ve 401 kez görüntülenmiştir.

 

Türkiye Jeoloji Müdendisleri Odası Yönetim Kurulu, Karadeniz’de doğalğgaz bulunduğuna yönelik müjdeli haberin ardından yazılı bir açıklama yaparak, TPAO’nun içinde builhunduğu duruma dikkat çekti. Ve kendilerince ‘yanlış’ olarak nitelendirilen uygulamalardan bir an önce vaz geçilerek, ülkemiz için büyük öneme sahip TPAO’nun yeniden güçlendirilmesi için yapılması gerekenleri sıraladı. Sözkonusu açıklamada şöyle denildi:


Sevindirici bir gelişme

 

TPAO’nun Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde, Batı Karadeniz baseni Sakarya bloğunda, Ereğli’nin 175 km kuzeyinde açılan Tuna-1 kuyusunda doğal gaz keşfi yaptığı açıklanmıştır. Fatih Derin Deniz Sondaj Gemisi ile 20 Temmuz 2020 tarihinde 2 bin 117 metre su derinliğinde başlanmış ve 3 bin 520 metre derinlikte sondaj ve test çalışmaları devam etmekte olup, kuyunun son derinliği 4 bin 525 metre olarak hedeflenmektedir. Üst miyosen-pliyosen yaşlı deniz altı yelpaze sisteminde gerçekleştirilen keşfin, yaklaşık 320 milyar metreküp civarında rezerve sahip olduğu ifade edilmiştir. Doğal gaz keşfinin yapıldığı Tuna-1 kuyusu, Romanya’da milli petrol şirketi Petrom ile Exxonmobil ortaklığında 2012 yılında kazılan Domino-1 kuyusunda doğalgaz keşfinin yapıldığı Neptün bloğundaki Domino prospektinin güneydoğu devamında yer almaktadır. Öncelikle, TPAO tarafından yapılan bu doğal gaz keşfini olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak görüyoruz. Ancak, tek kuyuda ve sadece kısa süreli test sonucunda verilen bu rezerv miktarının tahmini bir yaklaşım olabileceğini belirtmek gerekmektedir. Sondaj çalışmaları devam eden kuyuda daha alt seviyelerdeki klastik birimlerin test edilmesiyle elde edilecek sonuçlardan sonra tüm gazlı seviyelerde uzun süreli gaz akış testlerinin yapılması ve tespit kuyuları açılmasından sonra sahanın gerçek, yerinde ve üretilebilir gaz rezervinin hesaplanmasının gerektiği de bilinen bir gerçekliktir. Bu çalışmalardan sonra üretilebilir gaz rezervinin açıklanan miktardan daha fazla veya daha az değerlerde olması da mümkün bulunmaktadır. Dileğimiz, rezervin çok daha yüksek miktarlarda olduğunun tespit edilmesidir.

Sahada açılacak tespit ve geliştirme sondajlarının ardından, denizde ve karada üretim ve taşıma tesislerinin tamamlanması veya Akçakoca’da mevcut olan altyapının geliştirilerek kullanılması yoluyla sahadan doğal gaz üretimine başlanması ve ülke kullanım altyapısı şebekesine verilmesi mümkün olabilecektir.

 

 

TPAO’nun durumu

 

TPAO tarafından Batı Karadeniz’de doğal gaz keşfinin yapılması, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama çalışmalarının sürdürüldüğü bu günlerde konunun önemli bir diğer boyutunu, TPAO’nun bugün getirildiği durumu yeniden gözler önüne sermeyi zorunlu kılmaktadır. 1954 yılında kurulan TPAO’nun dünya petrol sektöründe olduğu gibi; sahip olduğu arama, üretim, taşıma, rafinaj ve dağıtım bütünlüğü parçalanmış, sonra bünyesindeki İPRAGAZ, PETKİM, DİTAŞ, TÜPRAŞ, POAŞ, TP birer birer özelleştirilmiştir. Daha sonra, Petrol Kanunlarında yapılan değişiklikler ile TPAO’nun devlet adına petrol arama ve üretim faaliyetlerinde bulunan bir kuruluş olduğu kanundan çıkarılmış, bundan kaynaklanan kamu yararına yönelik önemli ayrıcalıkları da kaldırılmıştır.

 

Özelleştirilmesinin zemini hazırlandı

 

TPAO’nun, küçültme özelleştirme adımlarının atılmasına devam edilmiş, Bakanlar Kurulu kararı ile hisselerinin tamamı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı`na ait olan her türlü denetimden de muaf keyfi yönetimli Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’ne devredilmiş; TPAO’nun halkın gözünden kaçırılarak gizlice özelleştirilmesinin bir zemini daha hazırlanmıştır. TPAO üzerinde oynanan oyunlar bununla da bitmemiş; İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı’na eklenen bir madde ile TPAO’da toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında çalışan personelin iş ilişkisi nedeniyle her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlerin iş mahkemelerinde görüleceği hükmü getirilerek; Anayasa’ya ve yargı kararlarına aykırı şekilde binlerce kapsam dışı kamu görevlisinin hukuki statüsünü değiştirilip iş güvenceleri yok edilerek kolayca işten çıkarılmalarının önü açılmıştır. Bu süreçle beraber, birikim ve donanımlı yüzlerce çalışan ya emekliliğe teşvik edilmiş veya zorlanmış ya da iş akitleri feshedilerek kurumun önemli bir insan kaynağı yok edilmiştir.

 

Dışarıdan hizmet alır duruma getirildi

 

Daha sonra yapılan sondaj, workover, kuyu tamamlama ve jeofizik operasyonları servis hizmetleri ve bunlarla ilgili her türlü personel, malzeme ve ekipmanın TPIC’e devreden düzenleme ile de en karlı kuruluşlarımızdan biri olan ancak, yetersiz yönetim anlayışı ile bilinçli olarak zarar ettirilen TPAO, en temel faaliyet alanlarında dahi piyasa koşullarında dışarıdan hizmet alan, ancak iş maliyeti arttırılırken aldığı hizmet kalitesi düşen bir duruma getirilmiştir. Bütün uyarılarımıza rağmen bu olumsuz uygulamaları sürdüren siyasi irade, bir yandan TPAO’nun bütün sondaj makinalarını devrettirirken, öte yandan Batı Karadeniz’de sondaj keşfini yapan, Doğu Akdeniz’de arama faaliyetlerinde bulunun üç derin sondaj gemisini TPAO’na aldırarak sondaj ve diğer ekipmanlarını kurumun elinden çıkarttıran kendi politikalarının yanlışlığını ve öngörüsüzlüğünü kendi eliyle ortaya koymuştur.

 

 

Ulusal petrol şirketine ihtiyaç bir kez daha ortaya çıktı

 

TPAO, ülkemizin zorlu jeolojik koşullarında kamu adına petrol arama ve üretim faaliyetlerinde bulunarak; bugüne kadar ülkemizdeki jeolojik saha faaliyetlerinin yüzde 90’ını, jeofizik saha faaliyetlerinin yüzde 85’ini, sondaj faaliyetlerinin yüzde 60’ını, ham petrolün yüzde 71’ini, doğal gazın yüzde 51’ini üreten, Azerbaycan projeleri kapsamında, bugün yerli üretimden daha fazla üretimi ülkemize kazandırmış yerli bir kuruluşumuzdur. Bugün, sorunlu olan Doğu Akdeniz başta olmak üzere, Karadeniz ve ülkemizin jeolojik riskli bölgelerinde hidrokarbon arama ve üretim faaliyeti yürütmek için ulusal bir petrol şirketimize olan ihtiyacın ne kadar önemli ve gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, bugüne kadar defalarca yaptığımız uyarılarımızı bir kez daha tekrarlamayı gerekli görüyoruz. İnsan kaynağı, ekipman ve teknik yetkinlik anlamında önemli bir birikime sahip olan TPAO’nun tasfiye edilmesinden, küçültülerek yok edilmesine yol açan; Kurumun Türkiye Varlık Fonu A.Ş.’ne devredilmesinden, İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan düzenlemeyle personelin keyfi kararlarla tasfiyesinden, sondaj, kuyu tamamlama ve jeofizik hizmetlerinin TPIC’e devredilmesinden derhal geri dönülmelidir. Ham petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerinin ayrılmaz parçası olan sondaj, kuyu tamamlama ve jeofizik hizmetleri yeniden TPAO bünyesine alınmalı; bir kamu kuruluşumuz olan TPAO, petrol arama, üretim, taşıma, rafinaj ve dağıtım bütünlüğü içinde ilk kuruluş yapısına tüm dünya örneklerinde olduğu gibi yeniden kavuşturulmalıdır.

TPAO; ülkemizi yöneten siyasi iktidarların politik maceralarının öznesi olmaktan çıkarılmalı, ülkemizin karasal ve denizel alanları başta olmak üzere, ülkenin ihtiyaç duyduğu hidrokarbon aramaları ile üretimin tedarikini sağlayan kamu iktisadi teşekküllü olarak yoluna devam etmelidir.

Bugün, enerjide yılda ortalama 50 milyar dolar cıvarında açık veren ve dışa bağımlı hale getirilen ülkemizde; Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın özelleştirilmesine veya küçültülmesine değil, TPAO’nın daha güçlü bir hale getirilmesine ihtiyaç olduğunu bir kez daha ifade ediyor, Batı Karadeniz basenin Sakarya bloğunda gaz sahasının keşfinde emeği geçen başta kurumda çalışan jeoloji mühendisi meslektaşlarımız olmak üzere, TPAO’nun tüm çalışanlarına teşekkür ediyoruz.”

ETİKETLER : Bartın TMMOB Türkiye Jeoloji Mühendisleri Odası Fatih Sondaj Gemisi
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2020 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Eybey Medya tarafından yürütülmektedir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi