Bankoğlu: “Tüm darbelerin mağduriyeti giderilmeli”

CHP Bartın Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Aysu Bankoğlu, “Askeri ya da sivil hiçbir darbeyi kesinlikle tasvip etmiyoruz. Sadece 27 Mayıs değil, ülkemizdeki tüm darbe mağdurlarının, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan başta olmak üzere siyasi idamların, siyasi mağduriyetlerin tamamının hükümsüz kılınacağı bir çaba içerisinde olmalıyız. Askeri müdahalelerden sadece birine dair ‘iade-i itibar’ ve ‘tazminat yolu’ açılması yeterli değil. 12 Eylül Darbesi'nin kalıntılarının da gerek Anayasamızdan, gerekse de mevzuatımızdan bir an evvel silinmesi gerekiyor” dedi.
Bu haber 2020-06-20 12:31:48 eklenmiş ve 604 kez görüntülenmiştir.

 

TOLGA AKINER

Milletvekili Bankoğlu, Anayasa Komisyonu'nda görüşmeleri tamamlanan ve Komisyon aşamasında tüm üyelerin oy birliğiyle kabul edilen “27 Mayıs 1960 Darbesi” mağdurları ile ilgili Kanun Teklifi hakkında partisinin görüşlerini Komisyon toplantısı sırasında yaptığı konuşmada dile getirdi. Söz konusu kanun teklifinin, 27 Mayıs 1960 ve akabindeki süreçte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik olarak Yüksek Adalet Divanı'nın kararlarını hukuk dünyasından tamamen kaldırma, mağdurlara veya mirasçılarına tazminat yolu getirme gibi hükümler barındırdığına dikkat çeken Bankoğlu, şunları söyledi:

 

“İstişare mekanizması işletilmeli”

 

“Hak, hukuk, adalet kavramlarının her konuda ve gerçek anlamda hayat bulması için çalışan Partimiz, bu kanun teklifine destek vererek askeri ya da sivil darbeler konusundaki duruşunu, darbelerin her türlüsüne karşı olduğunu açıkça göstermiştir. Bununla birlikte teklifin kapsamının genişletilmesinin ve kanun teklifi, Meclis Başkanlığı’na sunulmadan evvel bir istişare mekanizmasının işletilmesinin daha doğru olacağını da Komisyon görüşmelerinde net biçimde ifade ettik. ‘İstişare’ kelimesinin, kanun yapım sürecinde asla atlanmaması gereken sihirli bir kelime olduğunu düşünüyoruz. Meclis'te bulunan tüm partilerle görüşerek ve oradan hareketle bir çalışma hazırlamanın, özellikle böyle önemli konularda, değer bulması gerektiğine inanıyoruz.

 

“Teklifin kapsamı genişletilmeliydi”

 

CHP olarak ‘darbelerin olumsuz etkilerine’ ve ‘demokrasimizde yarattığı tahribata’ yönelik sadece son 10 yılda bile çeşitli hususlarda pek çok Kanun Teklifi sunduk. Her ne kadar bu hâline de açık destek vermiş olsak da kanun teklifinin kapsamı genişletilseydi, daha doğru bir adım atılmış olurdu fikrindeyiz. Böylelikle, ülkemizdeki tüm darbe mağdurlarının mağduriyetlerini gidermeye yönelik bir çabanın içinde yer alabilirdik.

 

 

“Mağdur sayısı çok daha fazla”

 

Yüksek Adalet Divanı'nda görülen davalarda toplam 592 sanık yargılanmıştı. Ama ülkemizde, çok daha fazla ‘darbe mağduru’ olduğunu hepimiz biliyoruz. Örneğin, sadece 12 Eylül 1980 döneminde, binlerce insanın haksız yere gözaltına alındığını ve işkence gördüğünü herkes çok iyi biliyor. 12 Eylül 1980 - 6 Kasım 1983 arasındaki yargılamalar eliyle, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı; 517 şüpheliye idam cezası verildi, 50 kişi idam edildi.

 

“Siyasi idamlar hükümsüz kılınmalı”

 

Bu bağlamda, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan başta olmak üzere siyasi idamların, siyasi mağduriyetlerin tamamının hükümsüz kılınacağı bir çaba içerisinde olmalıyız.

 

“12 Eylül’ün kalıntıları da Anayasa’dan temizlenmeli”

 

Her askeri müdahale, siyasi yargılamalar yapmak suretiyle temel hak ve özgürlüklere büyük bir darbe vurdu. Bahse konu askeri müdahalelerden sadece birine dair ‘iade-i itibar’ ve ‘tazminat yolu’ açılması yeterli değil. 12 Eylül Darbesi'nin kalıntılarının da gerek Anayasamızdan, gerekse de mevzuatımızdan bir an evvel silinmesi gerekiyor. Darbeye karşı olduğunu beyan edenler ve demokrasiyi savunanların ilk yapması gereken böyle bir hamle yapmaktır. Vurguladığımız gibi, hiçbir darbeyi kesinlikle tasvip etmemekle birlikte güzel ülkemizin, ‘demokrasi’ ve ‘insan hakları’ yönünden de günümüzde ne durumda olduğu gerçeğini irdelememiz gerekiyor.

 

“Tutuklu gazeteciler konusunda Çin ile kapışıyoruz”

 

Sorumuz şu: Temel haklar ve özgürlükler yönünden Türkiye'de bugünkü tablo nedir? Güncel verilere göre, 79 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde. Tutuklu gazetecilerle ilgili yapılan sıralamalarda, Dünya lideri olabilmek için Çin ile adeta kapışıyoruz. Son bir yılda 103 gazeteci, 108 kez gözaltına alındı. Gazetecilerin sanık veya davalı olduğu en az 166 yargılama yapıldı. RTÜK, son bir yılda, medyaya toplamda 1 milyon 33 bin TL idari para cezası kesti.

 

“Hukuktaki durum ortada”

 

2020 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde ise 128 ülke arasında, ‘iktidar gücünün hukuka bağlılığı’ alanında 124, temel haklara saygı yönünden ise 123’ncü sıradayız. Geçebildiğimiz ülkeler, Kamboçya, Mısır, Nikaragua ve Venezuela. Dünya ekonomileri arasında ilk 10'a gireceğiz vaadinden sürekli bahsedilirken hukuktaki durumumuz ortada. Hukukun üstünlüğü ve hukuk güvenliği tam anlamıyla tesis edilmeden ekonomide toparlanamayacağımız aşikâr.

Çok önemli bir başka endeks verisinden daha bahsetmek istiyorum. 2004 yılından beri yayımlanan ‘Dönüşüm Endeksi’ araştırmasının son tespitlerine göre, ilk kez ‘ılımlı otokrasi’ ve ‘de facto diktatörlük’ olarak tanımlandık. Tüm bu veriler, demokraside, temel hak ve özgürlüklerde ve hukuk devleti yönünden geriye gidişimizi gösteriyor.

Üçüncü yıl dönümünü de olunan Adalet Yürüyüşü’ndeki ‘hak, hukuk, adalet’ mesajının öneminin bir kez daha altını çizmek gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi tarafından o gün yapılan adalet çağrısının öneminin, bugün çok daha iyi anlaşılıyor.”

ETİKETLER : Bartın TBMM CHP Aysu Bankoğlu Anayasa Komisyonu
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2020 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Eybey Medya tarafından yürütülmektedir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi