“Açsak bir dert, açmasak bir dert”

Bartın Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Barış Özkan, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) pandemisi ile mücadelede kat edilen mesafe neticesinde yavaş yavaş normalleşme sürecine geçileceğine dikkat çekerken, Oda üyelerinin ve kendisinin aklında olan pek çok soruyu dile getirerek, kamuoyunda dile getirildiği şekliyle, sosyal mesafe kurallarına uyup maske takılması şartıyla, mekanların açılması durumunda neredeyse kimsenin sabit giderlerini dahi karşılayacak kadar para kazanamayacağını söyledi.
Bu haber 2020-05-28 00:54:53 eklenmiş ve 643 kez görüntülenmiştir.

 

EREN SARIKAYA

Kendisi de Asmalı Konak adlı eğlence mekanının sahibi ve işletmecisi olan Barış Özkan, koronavirüs salgını dolayısıyla sektörde yaşanan sıkıntılara ilişkin yeni bir değerlendirmelerde bulundu. 15 Mart’tan beri Koronovüris tedbirleri kapsamında yeme-içme ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren mekânların tedbir amaçlı kapalı olduğunu anımsattı. Özkan, şunları söyledi:


“Kafamızda deli sorular”

 

“Ülkemizde yavaş yavaş normalleşme planları yapılırken bizlerde açılmayı bekliyoruz ama açıp açmama konusunda kafamızda deli sorular var. Açsak ayrı bir dert açmasak ayrı bir dert… Bu süreç nasıl olacak, nasıl bir planlama yapılacak bizleri kara kara düşündürüyor? Sosyal mesafe kuralı 1.5 metre uygulandığında masa ve sandalye sayıları yarı yarıya düşürülürse Bartın'ımızda açık lokanta kalmaz. Bizim lokantalarımızın yüzde 70’i küçük, 5-6 masa, masa ve sandalye yarı yarıya düşürdüğü zaman ne kazanacak? Aşçı maaşını çıkartamaz. İnsan yoğunluğunun en fazla olduğu kafelerimizde sosyal mesafeyi nasıl koruyacağız? Oturmaya gelen çiftleri yan yana oturtamadıktan sonra nasıl olacak? İçkili mekanlarda iki duble içtikten sonra zaten herkes kanka… Nasıl yapacağız? Gazinonun en büyük hizmeti sosyal yakınlık… Nasıl olacak ağızda maske, nasıl yedireceğiz, nasıl içireceğiz… Yarı yarıya inen masa ve sandalyelerle bu kiralar, personel maaşları, elektrik, su, vergi, SGK ve BAĞKUR  gibi temel giderler nasıl ödenecek? Buna benzer yüzlerce soru bu yüzden aklımızda. İşin içinden çıkılmaz deli sorular var.

 

“Kiralar nasıl ödenir?”

 

Benim, Yalı bölgesi ve Merkez’de kirası 2 bin ile 25 lira arasında değişen kiraları olan kafe ve restoran işleten üyelerim var. Masa ve sandalyeler yarı-yarıya indiği zaman bunların biraz önce saydığım temel giderleri nasıl ödenecek?

 

“Yazlık mekanlarda sezon başladı insan yok”

 

İnkumu ve Amasra gibi yazlık yerlerde 50 bin ile 250 bin TL arasında sezonluk kirası olan yerler var. İnkumu’nda 30 bin ile 50 bin arası kum kirası veren şezlongcular var. 1.5 metre sosyal mesafe yaptığı zaman kaç şezlong koyacak bu kuma ödedikleri kiralar nasıl çıkacak? Yaz başladı, yazlık yerler kapalı. Sezonu nasıl kurtaracak, zarar nasıl toparlanacak? Yani bizler işletmelerimizi açtığımız zaman ne yapacağız bu işin içinden nasıl çıkacağız bilemiyoruz. Yazın merkezde zaten kimse olmadığı için işler düşük oluyor. Virüs nedeniyle işler tamamen düşecek. İşletmelerin kiraları üç aydan beri ödenemiyor. Bu dükkânları açtığımız zaman hem geriden gelen kiraları ödeyeceyiz, hem de o ayın kirasını mı?

 

“Eylül ayından korkuyoruz”

 

BAĞKUR sigorta vergiler Eylül ayına ertelendi. Eylül’de memleketin halini düşünemiyorum. Hem geriden gelen sigorta, BAĞKUR, vergileri ödeyeceğiz hem de Eylül ayının sigorta BAĞKUR ,vergi, kira, elektrik, su , yapılandırma borçları, personel maaşı, 25 binlik kredinin ilk taksiti, normal krediler, çekler, senetler… Var da var… Bunlar ödenecek. Yani bu süreç biz yeme içme eğlence ve turizm sektörünü korkutuyor.

 

“Esnafın psikolojisi bozuk”

 

Bizler bu yüzden kara kara düşünüyoruz ‘Dükkânlarımızı açsak ne olur, açtıktan sonraki durumumuz ne olur?’ diye… Korkumuz bu sürecin iflas ve dükkân kapatmalarına sebep olması. Zaten morali ve psikolojisi evde oturmaktan dolayı bozulan esnafımızın bu işin içinden çıkılması zor olan süreci düşünmekten psikolojisi daha da bozulmuş durumda.

 

İşsizlik artar uyarısı

 

Yetkililerin hizmet sektörü ile ilgili planlama yaparken çok ince planlama yapmaları gerekir. Bizler hizmet sektörü olarak ekonominin can damarıyız lokanta, kafe, restoran, eğlence, yeme-içme sektörü olmayınca piyasa da işsizler ordusunun önünü alamayız. Bartın’ımızda bile bu sektörden ekmek yiyen binlerce kişi var.

Domates üreticisinin, köylümüzün süt, yoğurt ve yeşillik satışı, kasaplarımızın et satışı, marketlerimizin bakliyat satışı yani piyasanın yüzde 70’i yeme içme eğlence sektörünün ayakta kalmasıyla ayakta kalabilir. Yani yeme-içme sektörü olmadıkça üreticinin ürünleri, toptancının malları elinde kalır.

 

“Yeni teşvik ve destekler bekliyoruz”

 

Ülke ekonomisinin en büyük dinomosu konumunda olan yeme-içme eğlence sektörü en zor dönemini yaşıyor. Sektörümüzün gelecekle ilgili ciddi kaygısı var. Devletimizin bu kaygılarımızı gidermesi, yeni teşvik ve destekler verilmesi, sektörümüzle ilgili ciddi destek ve önlem alınmasını bekliyoruz. Virüsle ilgili planlama yapılırken halkımızın ve bizlerin sağlığı ile ilgili plânların yanında bu sektörün ayakta kalabilme planları çok iyi yapılmalı. Sektör temsilcileri ve meslek odalarından fikirler alınması çok önemli. Daha önce de söylediğim gibi açsak bir dert açmasak bir dert… Aklımızda deli sorular.” 

ETİKETLER : Bartın Bartın Bakkallar ve Bayiler Odası Barış Özkan Koronavirüs
Diğer EKONOMİ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2020 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Eybey Medya tarafından yürütülmektedir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi