Karakaş, güven tazeledi

Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Bartın İl Başkanlığı 37. Olağan Genel Kurulu’nda 94 delegenin oyunu alan Selim Karakaş, güven tazeledi ve yeniden İl Başkanı seçildi. Ancak 32 delegenin desteğini alabilen Karakaş’ın rakibi Av. Nail Öztürk ise yapıcı eleştirileri ve birlik beraberlik mesajı verdiği konuşması ile herkesin takdirini topladı. Tüm konuşmacıların eleştirilerinin odağında ise AK Parti hükümeti, onun icraatları ve Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı.
Bu haber 2020-02-24 16:48:59 eklenmiş ve 550 kez görüntülenmiştir.

 

TOLGA AKINER

Belde ve ilçe kongrelerini tamamlayan CHP Bartın İl Yönetimi İl Başkanlığı, geçtiğimiz Pazar günü 37. Olağan Genel Kurulu’nu da gerçekleştirdi. Halk Eğitim Merkezi’nin toplantı salonunda yapılan kongre geniş katılıma sahne oldu. Kongreye, delegelerin ve çok sayıdaki partilinin yanı sıra CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır ve İYİ Parti Bartın İl Başkanı Mehmet Kasapoğlu ile bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldılar.

 

 

Başarır, Cumhurbaşkanı’na yüklendi

 

Divan Başkanlığı yapan Mersin Milletvekili Başarır, kongrenin açılış konuşmasında Türkiye’nin hem iç hem dış siyaset, hem de ekonomik anlamda oldukça zor bir dönemden geçtiğine dikkat çekerken, özetle şöyle konuştu:
“Ülkemizde her gün kötü bir haber alıyoruz. Türkiye’nin adalette, ekonomide, dış politikada alt üst olduğu bir dönemde kongre yapıyoruz. İl Başkanlarımız seçildikten sonra siz delegeler büyük kurultayda Genel Başkanımızı dolayısıyla ilk yapılacak seçimdeki başkanı değil, başbakanı seçeceksiniz. Dün Cumhurbaşkanı konuşuyor ve ‘Libya’da birkaç tane şehit vermiş olabiliriz’ diyor. Aynı Cumhurbaşkanı ‘Meclisi birkaç tane şehit için mi toplayacağız’ dedi. Yine aynı Cumhurbaşkanı ‘Şehitler Tepesi boş kalmayacak’ dedi. Biz boş kalsın, çocuklarımız ölmesin istiyoruz. Biz ‘Niye Libya’dayız?’ diyoruz. Bize kendisi milliyetçilik dersi veriyor, şehitlerle ilgili de tane hesabı yapıyor. Aynı Cumhurbaşkanı ‘Vatanseverliği Suriyeli bir çocuğun gözlerinin içine bakın orada göreceksiniz’ demişti. Suriye kan gölü. Belki tarihin hiçbir noktasında bu kadar Müslüman birbirini öldürmemişti. Beyefendi Suriye’ye gidecekti, namaz kılacaktı. Ama oradan bugün benim evlatlarım şehit olarak geliyor. Kendisi Rusya ile Amerika arasında oyuncak olmuş durumda. Bu ülkenin ekmek, su, aş kadar adalete de ihtiyacı var.

 

“Hiçbir güvenliğimiz yok”

 

Genel Başkanımız ‘FETÖ’nün siyasi ayağı sensin’ dediği zaman 500 bin liralık tazminat davası açıyor. ‘FETÖ’nün siyasi ayağı sensin’ demek bir siyasi eleştiri. Bu ülkede siyaset, adalet diye bir şey kalmamış. Mahkemede savcıları tamamen kendisine bağlayan bir cumhurbaşkanı var. Onun talimatlarıyla hareket edip, soruşturmalar açıyorlar. Bunların vermiş olduğu kararlar meşru mu? Hiçbirinizin, can, mal, hukuk güvenliği yok. Buradan dışarı çıktığımız zaman tutuklanmayacağımızı kimse garanti edemez. Yeter ki beyefendi istesin.

 

 

“Sorun tek ampulde”

 

Bir diğer sorun ekonomi. Her gün bu ülkede insanlar intihar ediyor. Türkiye’de milyonlarca insanın doğalgazı, elektriği, suyu kesik... Kirasını, faturalarını yatırdıktan sonra insanlar evine bir tane ekmek alamıyor. Bugün bir odada sadece bir kalorifer peteğini açarak insanlar ısınıyor. Ama sarayın doğalgaz faturası ayda 1 milyon lira. Onu da biz ödüyoruz. Bana ‘Evimde 5 tane ampul var. 4’ünü söndürüyorum, 1’i açık kalıyor” diyorlar. Gerek yok tek bir ampulü söndür 5’i açık kalsın. Sorun bir tek ampulde.

 

“Darbeci paşalardan beter”

 

Bir ülkede ekonomi, adalet, dış politika çökmüşse hala orada niye oturuyor? Bizim görevimiz bu salonlardan tek yürek çıkıp, kongrelerimizi bitirdikten sonra sokakta olmak, anlatmak. Türkiye bir felakete gidiyor. Türkiye’yi yok edecek. Hiç taraf olmaması gereken savaşın içine sokuyor. Dakikada 20 bin dolar faiz veriyoruz. Şimdi de İş Bankası... Alacak, Varlık Fonu’na devredecek. Atatürk’ün mirasını ipotek göstererek İngiliz bankalarından borç alacak. Alamazsın. Adnan Menderes, Kenan Evren denedi alamadı. Sen onlardan betersin ama sende alamazsın. Sen 80 ihtilalindeki darbeci paşalardan betersin. Senin yargın o askeri yargıçlardan beter.

 

“Hesap soracağız”

 

Yakında bir seçim olacak. Bu beyefendi gidecek. Ona hesap soracağız. Yoksulluğun, haksızlığın, hukuksuzluğun, Ergenekon’un, FETÖ’nün hesabını soracağız. Bir başkan seçeceğiz ama o başkan Sarayda olmayacak, Çankaya’da olacak. Biz o sarayı müze, üniversite yapacağız. O seçtiğimiz lider başkan da olmayacak. Hepimiz birlikte bu ülkeye parlamenter sistemi tekrar getireceğiz. Yargı bağımsızlığını, özgürlüğü getireceğiz.”

 

 

Bankoğlu: “Umudun adı CHP”

 

Daha sonra kürsüye gelen CHP Bartın Milletvekili Bankoğlu ise iki adaya da başarılar dileyerek başladığı konuşmasında CHP ailesinin bu kongrelerden güçlenerek çıkacağına olan inancını dile getirdi. Yeni İl binasını partiye kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Bankoğlu, eski il binasını da koruyacaklarını belirtti. Bankoğlu da Başarır gibi karamsal bir tablo çizerek Türkiye’nin içinde bulunduğu görüntüyü anlatmaya çalıştı. “Cumhuriyet değerlerinin yıkımıyla, ekonomik ve siyasi bir çöküşle karşı karşıyayız. Daha da kötüsü, hukuktan, adaletten bahsedemez olduk” diyen Bankoğlu, bu günlerin hesabını sorma ve karanlık günlerden ülkemizi çıkarmanın sorumluluğunun CHP’de olduğunu vurguladı. Bankoğlu, “Milletin beklediği umudun adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. İlkelerimiz ve tüm değerlerimizle ülkemizi bu sefaletten, itibarsız dış siyasetiyle onuru kırılan her gün canlarını kaybeden, ne yaptığını bilmeyen bu gidişten ancak biz kurtarabiliriz. Bu yüzden hepimizin sorumluluğunu sizlere hatırlatmak istiyorum. Bu yüzden bu sorumluluk gereği bu salondan el ele güçlenerek çıkmak zorundayız. Umutla bekleyen yurttaşlarımızı gören, onları ötekileştirmeden Türkiye’yi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtarmak için gerçekten çalışanlar tarih önünde hak ettiği gibi anılacaktır.

 

“Umudun bitirilmesine izin vermeyeceğiz”

 

AKP hükümeti amatör dış siyasetiyle ülkemizi, askerlerimizi, kardeşlerimizi, Suriye’de, Libya’da ölüme göndermektedir. Başka ülkelerin işlerine karışıp şimdi de bize ait olmayan topraklarda her gün askerlerimizden acı haberler almamıza sebep olan AKP hükümetidir. İşin ekonomik çöküşünü mü yoksa ülke itibarımızın yerle bir olması mı yoksa yurttaşlarımızın açlık ve yoksullukla verdiği sınav mı önceliğimiz? Ne yazık ki bu zincirleme bir kazadır. AKP hükümeti ülkemizi her anlamda bitirmeye and içmiş olsa da bizler ülkedeki umudun bitirilmesine asla ama asla izin vermeyeceğiz. ‘Önce vatan, önce insan demeliyiz’ ve öyle de diyeceğiz” diye konuştu.

 

 

Öztürk: “Toplumsal bütünleşme önceliğimiz”

 

Geçmiş dönem Faaliyet Raporu’nun ve kesin hesap bilançosunun okunarak oylanmasının sonrasında ise adayların konuşmalarına geçildi. İlk konuşan Av. Nail Öztürk oldu. Sözlerine “Burada bulunmamızın sebebi vereceğimiz iktidar mücadelesidir. Tüm Türkiye’de elde edeceğimiz başarıların temellerini bu kongrelerde atacağız” diyerek başlayan Öztürk, kendisine destek veren vermeyen hemen herkesin takdirini toplayan bir konuşma yaptı. Öztürk özetle şunları söyledi:
“Türkiye’nin iç ve dış politikasındaki sorunlara çözüm üretmek, derman olmak için mücadele edeceğiz. Sahte verilerle ekonomiyi düzeltme çabasını hepimiz görüyoruz. Fakat Milli Gelir’deki büyüme hiçbir şekilde halka yansımamaktadır. Bu büyüme bir kısım milyoner arasında dönen bir serüven. Sahte haberler medyada dönüp dururken yokluktan intihar eden kişinin vicdan azabı hiç duyulmaz oldu. Toplumsal bütünleşme Türkiye’nin önceliklerindedir.

 

“Parlamenter sisteme geçilmeli”

 

Bir an evvel Parlamenter Sistem’e geçilmelidir. Birçok düşüncenin, kitlenin sesi olan siyasi partiler Meclis’te temsil edilemez hale gelmiştir. TBMM içi boşaltılmak istenen bir kurum haline getirilmeye çalışılmaktadır. Demokrasi ve hukuk vazgeçilmezlerimizdir. Yürütme organı tek elde toplandı ve her kuruma doğrudan müdahale edebilir bir hale geldi. Bu da yerli ve yabancı yatırımcı üzerinde olumsuz tepkiler vermektedir. Yatırımcı yatırım yapacağı ülkenin öncelikle yönetim sistemini ve hukuk güvenliğinin olup olmadığını kıstas olarak almaktadır. Güven vermeyen ülkelerden de yatırımlarını Türkiye gibi geri çekmektedir. Komşularıyla iyi geçinen bir Türkiye’den değersiz bir şekilde içine sürüklenmiş bir ülke şeklindeyiz. Yöneticilerin kişisel ihtiraslarına dayalı bir dış politikada her seferinde diplomatik yenilgiye uğramaktayız. Şehitler veriyoruz. Askerimizden dökülen bir damla kan bu milletin gözyaşlarına sebebiyet vermektedir. Cumhuriyet ilkelerinin törpülenmesi, liyakatten vazgeçerek mülakata önem vermek suretiyle kadrolaşma çabaları sayesinde ülkenin bataklığa sürüklenmesi an meselesidir.

 

“Çözüm, iktidar mücadelesi vermektir”

 

Eğitim sistemi sürekli olarak değiştirilerek çocuklarımız sersem edilmektedir. Bunun kasıtlı olmadığını düşünmek istiyoruz. Bilimsel çalışmaları kopyala-yapıştır sistemi ile elde eden profesörlerin vereceği eğitimin kalitesini tartışmak istiyoruz. Sadece bölgesine ekonomik destek sunması ile savunulan, adını da üniversite koydukları binalarda verilen eğitimin kalitesini tartışmak istiyoruz. Başında profesör olmayan kürsülerde gençlerin alabileceği eğitimi tartışmak istiyoruz.  Bu sorunların tümünün sebebi kuruluş ilkelerinden verilen tavizlerdir. Çözümü ise Kuva-i Milliye şiarıyla yeniden toparlanıp, iktidar mücadelesi vermektir. Rant için değil, halk için çalışmanın örneklerini CHP olarak iktidara geldiğimiz gün herkes görecek.

Biz, üyelik süreçlerini aktif bir şekilde izleyerek sürekli güncelleyeceğiz. Partimizde kadın ve genç üye kazandırma çalışmalarına hız vermek zorundayız. Üyelikten çıkan yoldaşlarımıza yeniden ulaşarak sebeplerini araştırmalı, varsa eksiklerimizi tamamlamalıyız. Üyelerimiz yeniden gözden geçirip bilgilerinden ve tecrübelerinden faydalanacağız. Üyesi olmayan yerlerimiz var. Aynı mahallenin üyelerinin birbirini tanımaması gibi sorunumuz var. Partili olmamasına karşın partililerden fazla emek harcayan kahramanlarımız var. İster seçilelim, ister seçilmeyelim bu insanların her birini kazanarak yolumuza devam edeceğiz. Bu sayede iktidarı yeniden kazanacağız.

 

Kaybedeni olmayan yarış

 

Yerel yönetimlerde kaybettiklerimiz ortada. Amasra hariç bir yerel yönetimde söz sahibi olamadık. Türkiye’de esen rüzgarları Bartın’da estiremedik. Oturup bunların sebeplerini sorgulamadıkça ve eksik yönlerimizi hep birlikte tamamlamadıkça bunu başarmamız da mümkün değildir. Her mahallenin ve köyün dertlerini dinleyerek çözüm üretmeliyiz. Bu sayede edineceğimiz güven ile yerelde de Türkiye’de de iktidarın sahibi biz olacağız. İlçelerde, beldelerde, köylerde, mahallelerde, sokaklarda ve evlerde herkesin sözcüsü ve temsilcisi biz olacağız. En yakın seçimde de iktidarın sahibi olacağız. En önemli eksikliğimiz seçim sonrası çalışmalar... Ziyaret ettiğim her köyde aynı yakınma ile karşılaşıyorum. Halkımızın ayağına gitmiyoruz. Sürekli sahada olmalıyız. Vatandaşımızı yalnız bırakmamalıyız.

Kişiler gelip geçici CHP ve ilkelerimiz kalıcıdır. Kongreler parti içi bayrak yarışıdır. Hizmet yarışıdır. Herkes ilkeli ve ahlaklı siyasetin nasıl yapıldığını CHP örgütlerinde görecektir. Bugün kazanamasak da tüm ekibim ile birlikte görev almak üzere partide hazır bir şekilde bulunacağız. Bu yarış kaybedeni olmayan bir yarıştır.”

 

 

Karakaş: “CHP iktidarı için Bartın el ele”

 

Oylama öncesindeki son konuşmacı ise Selim Karakaş oldu. Yol arkadaşlığı üzerine bir siyaset anlayışına sahip olduğunu ve partide kimseni ötekileştirmeden siyaset yapmaya özen gösterdiğini vurgulayan Karakaş siyasete nasıl girdiğini ve bu günlere nasıl geldiğini kısaca özetledikten sonra CHP’de son dönemde hakim olan sevgi dili sayesinde tekrarlanan İstanbul seçimlerinin 800 bin oy farkla kazanıldığını anımsattı ve şunları söyledi:

“Birbirimizi sevmek zorundayız. Biz yol arkadaşıyız, kardeşiz. Ben şundan çok mutluyum. Aslında biz iki aday burada birbirimize karşı yarışmıyoruz. Nail arkadaşımız benim kardeşim, ben de onun abisiyim. Emin olun ki ben bu seçimi kaybetsem bile yine partinin bir neferi olarak partiye hizmet etmekten en büyük onuru duyarım. Sevgi dilinin önce partimizden başlaması gerekiyor. Kongremizde duvar resminde bir ifade var. ‘CHP iktidarı için Bartın el ele.’ Bunu başarmak zorundayız. Yerel seçimler öncesi birçok partili arkadaşımdan duydum ‘5 bin oyu geçemezsiniz’ dediler. Herhalde bu insanlar buradaki kendi adaylarına değil MHP’nin yaptırdığı anketlere bakıyorlar. Yazıktır günahtır. Belediye başkan adayımızla beraber aslanlar gibi mücadele ettik. Birazcık desteğe, inanca, umuda ihtiyacımız vardı. Bunu Bartın halkına hissettirecek olan bizleriz, sizlersiniz. Kaç bin oy farkı var 13-14 bin. Aradaki fark o kadar az. Şu anda mutlu muyuz Bartın’daki iktidardan? O zaman el ele çalışmamız gerekiyor.

 

“Sosyal medya hariç tüm eleştirilere açığım”

 

Örgütlerdeki demokratik katılımcılık çok önemli. Ben her türlü eleştiriyi büyük bir sabırla dinlerim. Sabredeceğiz. Bir Danışma Kurulu yaptık sabırsızlıktan birbirimizi dinleyemedik. Bu kongreden sonra çıkalım birlik olalım. Amasra Belediyemiz var hep birlikte birlik olalım çalışalım. Bir teşekkür de Sayın Milletvekilimiz Aysu Bankoğlu’na ediyorum.  Ben Bartın tarihinde ilk defa bir milletvekilinin örgüt işlerine karışmadığı seçimler gördüm. Bütün bunlar yapıldığında bu partide kutuplaşma kalmayacak. Bu partide ocu bucu hiçbir şeyci kalmayacak buradan çıktığımızda. Bugün bu iş bitecek. Dolayısıyla bu il kongresi çok önemliydi. Eğer biz hata yapıyorsak gelin her ortamda bizi istediğiniz gibi eleştirebilirsiniz ancak sosyal medya hariç.”

 

 

Konuşmalar sonrasında yapılan seçime kayıtlı 136 delegenin 129’u katıldı. 3 oyun geçersiz sayıldığı seçimde 94 delegenin deştiğini alan Selim Karakaş, İl Başkanı olurken, Öztürk’e ise 32 oy çıktı. Sonucun açıklanması sonrasında Karakaş’ı ilk tebrik eden rakibi Öztürk oldu. 

 

KUTU

 

İşte yeni CHP Bartın İl Yönetimi

 

Yönetim Kurulu Asil: Ziya Abaoğlu, Gülnur Açıkgöz, İsmail Cem Akyol, Oya Artar, Rafet Çomak, Berkay Dal, Hayri Güneş, Orhun Kabasakal, Oktay Kaya, Ali Kaya, Hacı Ömer Kemik, Nazif Özdemir, Mustafa Özdemir, Necmeddin Özköse, Önder Sertkaya, Hakan Somaklı, Muzaffer Soylu, Derya Şarlak, Özlem Tunçaylar ve Savaş Ulukavak

Yönetim Kurulu Yedek:  İnci Karagüllü, Bilal Erdoğan, Ali Ünal, Coşkun Yılmaz, Özdemir Pehlivan, Yakup Güney, Zübeyde Karakuş, Rıdvan Yaman, Tahir Taşçı, Fahriye Başaran, Ersoy Kantarcıoğlu, Metin Uca, Ersan Erol, Sabahatdin Demirel, Ergin Kaya, Hüseyin Maden, Turgay Yılmaz, Mehmet Eyidoğan, Ali Günay ve Meral Altan.

İl Disiplin Kurulu Asil: Turhan Abancı, Osman Çankaya, Erol Kap, Süreyya Sarıtaş, Safiye Savtekin, Salih Türkyılmaz, Hüseyin Ulus, Mehmet Oktay Yalçın ve Ömer Yelkenci.

İl Disiplin Kurulu Yedek: Maksut Eratik, Metin Karagüllü, Mehmet Karakuş, Orhan Karadağ ve Mustafa Güner.

Kurultay Delegeleri: Cemil Selim Karakaş, Nazif Çomak, Seyhan Bilgin ve Yaşar Yıldırım.

ETİKETLER : Bartın CHP Mersin Kemal Kılıçdaroğlu Aysu Bankoğlu Ali Mahir başarır Selim Karakaş Nail Öztürk kongre
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2020 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Eybey Medya tarafından yürütülmektedir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi