Kurtkaya, “Gelecek” hedeflerini gazetemize anlattı

Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Yasemin Dora Kurtkaya, 15 yıl boyunca siyaset yaptığı Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa etmesine neden olan olaylardan, sonrasında maruz kaldığı eleştiri ve hakaretlere ilişkin sessizliğini ilk kez Bartın Halk Gazetesi’ne bozdu.
Bu haber 2019-12-30 15:59:14 eklenmiş ve 1081 kez görüntülenmiştir.

 

TOLGA AKINER

Siyasetteki kırmızı çizgisinin Bartın ve Bartınlıların menfaati olduğunu vurgulayan Kurtkaya, hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadığını, kendi iradesi ile istifa ettiği söyledi. Gelecek Partisi’nin kurucuları arasında yer alması teklifinin bizzat partinin Kurucu Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’ndan geldiğini ifade eden Kurtkaya, AK Parti’den ayrıldığı süreçte pek çok haksız eleştiri ve hakarete maruz kaldığını anımsattı ve “Çamur at izi kalsın taktiği güdüyorlar ama bende bu girişimler tutmaz. Ziya Paşa’nın dediği gibi ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’” dedi. Kurtkaya, Davutoğlu’nun “Gelecek Partisi bugünü inançla inşa etmek ve yarına umutla bakmak için milletimizle elele yola çıkmanın adıdır. Gelecek Partisi milletimizin yarınıdır. Gelecek milletimizindir, Gelecek Türkiye’nindir” sözlerini anımsattıktan sonra partilerinin amblemi olan Çınar yaprağını eleştiren ve Bartın’da karşılık bulamayacaklarını savunan AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı’ya da, siyasi partilerin amblemi ile dalga geçmenin ona gönül verenlerle dalga geçmek anlamına geleceğini savunurken, “O zaman Adalet ve Kalkınma Partisi’nin lambasına çok şeyler söylenebilir ama bu siyasi bir üslup değildir. Bu yüzden Sayın İl Başkanı şapkasını önüne koyup sözlerini bir daha düşünmeli” dedi.

Gelecek Partisi’nin asla bir boşluğu doldurmaya gelmediğini, hedefinin iktidar olduğunu kalın harflerle vurgularken, kapılarının millet ve memleket sevdalısı herkese açık olduğunu ifade ederken, “Gelecek Partisi, siyasette özlenen üslubu, ülke içindeki birlik ve beraberliği ayrıştırmadan, hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi bir ve bütün gören Türkiye Cumhuriyeti halkının beklediği tabloyu ortaya koyacaktır” diye konuştu.

 

 

“Bartın ve Bartınlı’nın menfaati kırmızı çizgimdir”

 

Bir insan içinde bulunduğu ortamda huzurlu ve mutlu değilse ve dinlenilmediğini düşünüyorsa tercihini ve özgür iradesini ortaya koyarak ayrılır. Ben de öyle yaptım. Kendimi geri çekerek siyasi hayatıma bir bakıma mola verdim. Çünkü milletin menfaati, Bartın’ın ve Bartınlı’nın menfaati benim kırmızı çizgimdir... Onun içeride öngörülmediğini gördüm.

 

“Asıl koltuk sevdalısı…”

 

(İstifanızın ardından bir takım spekülasyonlar da yapıldı. Bunlara ilişkin bir değerlendirmeniz olacak mı?)

AK Parti’den ayrılmama ilişkin olarak bir takım iddialarda bulunan arkadaşlar oldu, siyasi yöneticiler oldu. ‘Koltuk istedi ama alamadı da gitti’ şeklinde… ‘Koltuk sevdalısı’ dediler. Benim tabirime göre koltuk sevdalısı; o koltuğu fuzuli yere işgal eden. Koltukta bulunup da hiçbir şekilde çalışmayan ve koltuktan aldığı gücü başka işlerde kullanan ve orada kalmak için ısrarla mücadele edip yıllarca orada kalan insana denir. Halbuki o koltuğu ben kendi irademle bıraktım ve koltukta kalmak gibi bir gayem hiçbir zaman olmadı. Ben hiçbir zaman ‘şu koltuğu, bu koltuğu istiyorum’ diye bir açıklama yapmadım. Ama isteyebilirim de. Bunun en doğal hakkım olduğunu da düşünüyorum. Neden? 15 sene bu yollarda mücadele edip tozlarını yuttuktan sonra hakkım olduğunu ve bu işin içinde adalet olduğunu da düşünerekten verileceğini de düşünmüş olabilirim, istemiş de olabilirim bunu. Benim en doğal hakkım olduğunu düşünüyorum.  ‘Koltuk istedi de vermedik, o yüzden gitti’ şeklinde iddialarda bulunan kişilere aynen şunun sorulmasını istiyorum. Yasemin Dora Kurtkaya koltuğu nasıl istemiş, onların Kurtkaya’ya siyasi üslubu ve cevabı nasıl olmuş? Bunun yanıtını vermeleri gerekiyor.

 

“Davutoğlu arayınca şaşırdım”

 

(Peki, Sayın Ahmet Davutoğlu ile siyaseten yolunuzu birleştiren süreç nasıl gelişti?)

Ben siyasete ara verme kararını aldım ama toplumdan ve Bartın’ın sorunlarından hiçbir zaman kendimi çekmedim. Yine sahadaydım. Yine Bartınlı hemşehrilerimin yanındaydım. Partili kimliğimle olmasam da bir çay içecek sohbet edecek kapılarının bana her zaman çık olduğunu gördüm. Bu süreç içerisinde de siyaset nedeniyle bir süre ihmal ettiğim işimle ilgilenirken, 7 tane birbirinden güzel yürekli üstelik siyasi görüşleri birbirinden farklı ancak ortak gayesi Bartın olan, Bartın’ın daha güzel bir yer olması için çabalayan arkadaşlarımla beraber Bartın Kalkınma ve Dayanışma Derneği’ni BARKAD’ı kurduk. Bununla ilgili çalışmalarımızı yapmaya başladık. Tam da o esnada bir akşam samimiyetine, içtenliğine doğruluğuna, dürüstlüğüne, millet ve ülke sevdalısı olduğuna inandığım Sayın Ahmet Davutoğlu’ndan bir telefon geldi. Şaşırdım. ‘Başbakanım’ dedim kaldım. Süreci anlattı. Millet için ülke için yol alma zamanı gelmiştir. Bugünümüzü inançla inşa ederek gelecek ufuklara çok güzel bakmak için, gelecekteki yolumuzu güzel bir şekilde çizmek için parti kuracağız. Bu partide kurucu olarak seni de görmek istiyorum’ dedikten sonra ben Başbakanıma kayıtsız kalmadım. Onun talebi üzerine de büyük bir onur ve gururla bunu kabul ettim.

 

 

“Çamur atmaya çalıştılar”

 

Ben siyasete ara vermeye karar verdiğimde, Bartın teşkilatının kapılarını tamamen kapattığını gördüm. Siyaset vefadır. Yani geçmişini hatırlayacaksın, geçmişini kodlayacaksın ki, geleceğe sağlam adımlarla yürüyeceksin. Ancak 15 yıldır canla başla mücadele ettiğiniz siyasi partinin vefasızlığını görünce tabiki ben de bir yol ayrımında olduğumu gördüm. Yazılanlar, çizilenler var. İnsanların üslubu, konuşması, ifade tarzı insanları siyasete çekmeli. Ancak ben istifa edip ayrıldığım siyasi parti içinde son dönemde bu üslubu ve tarzı göremez hale geldim. Sosyal medyadaki paylaşımlarımın altına yapılan yorumlarda kimi kişiler bırakın saygılı olmayı, adeta linç girişiminde bulundular. Kadın da erkek de bunu yapmaya çalıştı. Karşınızdaki bir kadın… Hakaretler, küfürler… Bu yapılanlar bir siyasi üslup ya da bir siyaset dili değil. Herkes herkesi eleştirebilir ama kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı yok. Mesela isim vermeyeceğim ama bir arkadaş yorumunda bana ‘İki çeyreğe mi sattın Reisi?’ diyebilme cüretini gösterebiliyor. Siyasetin dili bu olabilir mi? Bu arkadaş yıllarca Adalet ve Kalkınma Partisi içinde belde başkanlığı yapmış ve hala Merkez ilçe yönetiminde. Cumhurbaşkanlığı makamına ve Sayın Cumhurbaşkanı’na paha biçilebilir mi? Bu şekilde bir hale getirilebilir mi? Siyaset dilini bilmeyen o üslupla konuşmayan insanların o parti içinde sayılarının artmasından dolayı benim artık kendimi geri çekmem gerekiyordu. Siyasi dili konuştuğunuz zaman, o dili ortak payda haline getirdiğiniz zaman siyaset yürür. Ama hakaret ve küfür içerikleri olduğu zaman siyasetten bahsedemezsiniz. Siyasetin olmadığı yerde, Bartın’ın menfaatinin olmadığı yerde de Yasemin Dora Kurtkaya olmaz. Çünkü bu benim kırmızı çizgim.

Bir başkası FETÖ’cü’ diye yazmış. Çamur atmaya çalışıyorlar. Hiçbir şekilde FETÖ’cülerle bir ticari ilişkin olmadığı gibi kim olduklarını da bilmem, tanımam. Çamur at izi kalsın taktiği güdüyorlar ama bende bu girişimler tutmaz.

 

“Millete hizmet dertleri yok”

 

Bu zamana kadar bu iftiraları atanlara yanıt vermedim. Çünkü onların seviyesine inecek kadar düstursuz bir insan değilim. Ziya Paşa’nın dediği gibi ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’. Bir kadının sosyal medya hesaplarının altına bu şekilde hakaret ve küfür yazan, linç girişiminde bulunan bunu yaparken de siyasetin içinde olan insanların, milletin bekasıyla, milletin menfaatiyle, Bartın’ın ve Bartın’ın çıkarları doğrultusunda bir düşüncesi olabilir mi? Bu düşünceleri dile getiren insanların bu gibi meseleleri olabilir mi? Bunların millete hizmet gibi bir derdi olabilir mi? Olamaz… Son zamanlarda o partinin içinde hakkında şaibesi fazla olan insanların savunduğunu gördüm. Bu da çok manidar. Siyaseten geri çekilme ve partiden ayrılma noktasında verdiğim haklı kararımda bunlar da etkili oldu.

 

“Gelecek Türkiye’yi oluşturmak için yola çıktık”

 

Gelecek partisinin çıkış noktası insan onurunun korunması. Bizim için önemli olan insan onurunun korunması, özgür iradenin korunması, özgür düşünce ve düşünce birliğinin oluşması, insanlararası gelir dağılımın eyit olması, hukuk devleti ilkesinin herkese eşit uygulanması, adaletin eşit dağıtılmasıdır. Değişik etnik gruplardan ve mezheplerden çok sayıda Türkiye sevdalısının biraraya geldiği bir parti Gelecek Partisi. Sayın Genel Başkanımız çoğunlukla bütüncül bir anlayış ve bütüncül bir dili kullanmak istemektedir. Partimizin çıkışı da bu şekilde olmuştur. Özellikle de Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının çok zor şartlarda yola çıkarak istiklal meşalesini yakmalarının 10. yılında onlardan aldığımız cesaretle gelecek Türkiye’yi oluşturmak için yola çıktık. Evet, geçmişimizi kodladık ama geleceğimize dahafazla birlik ve beraberlik içinde yol çizerek ilerlemeyi hedefliyoruz. Sayın Genel Başkanımız da bunu hedefleyerek yola çıkmıştır.

 

“Gelecek Türkiye’nindir”

 

Kurucular Kurulu içinde birbirinden değerli isimler var. Herkes millet menfaati ve ülke menfaati için yola çıkmıştır. Orada hiç kimsenin istikbali önemli değildir. Kurucular Kurulumuzun kırmızı çizgisi ülke menfaati ve ülkemizin çıkarları doğrultusunda hareket etmektir. İnsan odaklı bir siyaset anlayışımız var. Sayın Davutoğlu’nun, parti programımızın arkasında çok güzel bir sözü bulunmaktadır. ‘Gelecek Partisi bugünü inançla inşa etmek ve yarına umutla bakmak için milletimizle elele yola çıkmanın adıdır. Gelecek Partisi milletimizin yarınıdır. Gelecek milletimizindir, Gelecek Türkiye’nindir’.

 

 

(Sayın Davutoğlu ile görüşmeniz sonrasında kurucular arasında yer almanıza kadar geçen süreçte neler yaşandı?)

Öncelikle bir kamp dönemimiz oldu. Orada Tüzük yazıldı. Ardından da bir çalışma programı oluşturuldu. Başlangıçta 130 kişiydik ama sonrasında katılımlarla 153 kişilik bir Kurucular Kurulumuz oldu. O kampta bence partimiz kendi üslubunu çizdi aslında ortak akıl ve ortak istişare üzerinden hareket edeceğini gösterdi. Çünkü Tüzük programındaki ve çalışma programındaki her şey tek tek irdelenerek, logosu ve ismi dahi orada herkesin katılımı ve fikir yürütmesi ile belirlendi. Orada bir toplantı masasında herkes tek tek söz alarak kendisini tanıtmaya başladı. Sayın Davutoğlu zaten beni bizzat tanıyordu. Kendisinin Başbakanlığı döneminde Bartın Kadın Kolları Başkanıydım. Hatta orada konuşmalarımızı yaptıktan sonra yan kuruluşlarla ilgili olarak Tüzükle ilgili bazı konular da bana soruldu. ‘Yasemin, meşakkatli bir süreç, zorlu bir yolculuğa çıkıyoruz. İlleriniz küçük, sıkıntılar olabilir ama hiçbir zaman tevazuyu ve barışçıl dili bırakmayacaksınız’ dedi. Ben de bu tavsiye ve telkin doğrultusunda partimizin Bartın teşkilatını oluşturmak üzere çalışmak için ilimize geldim.

 

Kalaycı’ya cevap verdi

 

(AK Parti Bartın İl Başkanı Turhan Kalaycı’nın partinizin logosu ile ilgili bir takım eleştirilerde bulunurken, Bartın’da karşılık bulamayacağınız yönünde ifadeler kullandı. Buna bir yanıtınız olacak mı?)

Sayın İl Başkanı, partimizin amblemi ile biraz da dalga geçer gibi konuşmuş. Bunu sözlerinden hissedebiliyorum. Gelecek Partisi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu ve ilgili diğer yasal mevzuatlara uygun olarak tüzüğü yazılmış ve bu tüzük çerçevesinde faaliyet gösteren bir partidir. Genel Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ahmet Davutoğlu, Genel Merkezi’miz Ankara’dır. Amblemimiz çınar yaprağıdır, renklerimiz ise yeşil ve beyazdır. Sayın Başkan, ‘yapraktır, uçar, kaçar, yere düşer’ gibi laflar kullanmış. O zaman kendisine sormak lazım, CHP’nin 6 okunu nereye koyacak? MHP’nin 3 hilaline ne diyecek? Saadet Partisi’nin hilal ve yıldızlarına nasıl bir anlam yükleyecek? Ya da BBP’nin hilalin içindeki gülüne ne gibi söylemler yüklüyor? Bu tartışılması gereken bir konu. Bir siyasi partinin amblemi, ona oy verenlerin ya da ona gönül verenlerin değeridir. Saygı göstermek lazım. Çünkü insanlar sandık önlerine geldiğinde isim aramıyor. Oy pusulasında gönül verdiği partinin amblemine mührü basıyor. O yüzden amblemle dalga geçilemez. O zaman Adalet ve Kalkınma Partisi’nin lambasına çok şeyler söylenebilir ama bu siyasi bir üslup değildir. Bu yüzden Sayın İl Başkanı şapkasını önüne koyup sözlerini bir daha düşünmeli bence. Hiçbir siyasetçiye bu üslup yakışmaz bence.

 

“Odundan, keresteden onlar anlar”

 

Bir Çınar ağacını düşünürken, ağacın temel yapısını gövdesini ülke, yeşil yapraklarını da vatandaşlarımız olarak gördük. O yapraklar aşağıya düşerken aslında bizim tohum olduğumuzu sonradan öğrenecekler. Düşeriz ama topum olarak yeniden filizleniriz. Yani gidenin de tohum mu kök mü olduğunu önümüzdeki günler gösterecek. Yapraksız ağaçtan, odundan, tomruktan keresteden onlar anlar. Biz anlamayız.

 

“2 çeyrek altın nereye gitti?”

 

Şu an ülkenin sorunları var. Bu insanın ilgilenmesi gereken Gelecek Partisi’nin amblemi olmamalı. Ekonomi ile uğraşmalı. Uğraşması gereken emeklidir, EYT’lidir, asgari ücretlidir, atanamayan öğretmendir, iş bulamayan milyonlarca vatandaşımızdır. ‘Bir fabrika kurdurtmalıyım, istihdamı arttırmalıyım, yeni organize sanayi bölgesi kurmalıyım. Bu sorunları yukarıya anlatmalıyım. Onların projelerini Bartın’a getirmeliyim’ olmalı derdi. Benim partimin yaprağı onu ilgilendirmez. Bugün verilen asgari ücret insanları ne kadar tatmin edebiliyor? Bunlar artık konuşulmalı. 2002’de asgari ücrete 7 çeyrek altın alınabiliyordu, şimdi 5 tane anca alınabiliyor. 2 çeyrek altın nereye gitti?

 

“Demokrasi sandıktır”

 

İktidar partisinin il başkanının derdi, bir partinin amblemini eleştirmek ya da karşılık bulup bulamayacağına ilişkin yorum yapmak olmamalı. Cumhurbaşkanının en güzel söylemi nedir? ‘Demokrasi sandıktır’. Herkes sandığa gidecek, demokratik bir ortamda özgür iradesi ile oy kullanacak orada karşılık bulup bulamayacağımızı göreceğiz.

 

Hedef iktidar

 

Gelecek Partisi siyasetteki bir boşluğu doldurmaya değil, özgür irade, özgür düşünce, demokratik bir yapı, etkin ve güçlü bir ekonomi için Atatürk’ün çizgisinde yürüyerek ülkemizi, muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için geliyor. Bunu yapmak için de hedefimiz iktidar.

 

“Sakın yanlış algılanmasın!”

 

(Bundan sonraki süreçte Bartın teşkilatına ilişkin örgütlenme çalışmalarınız nasıl olacak?)

İl ve ilçe başkanlıkları Kadın ve Gençlik Kolları oluşturulacak. Görüşmelerim var, Bartın’daki etkin insanlarla. Şu an havuz oluşturuyorum. Genel Merkez yönetimi de belli oldu. Onlarla da istişare içinde bunları belirleyeceğiz. Bu süreçte il binamızı da bulacağız. Ama sakın Gelecek Partisi, AK Parti’nin küskünleriyle yola çıkıyormuş gibi de algılanmasın. Kendimize göre bir vizyonumuz ve misyonumuz var. Kapımız tabi ki herkese açık. Kadrolarımız oluştuğunda Bartın’da çok farklı siyasi görüşlerden isimleri de partimizde görebileceksiniz. Çünkü biz herkesi kucaklayan bir zihniyetle hareket ediyoruz. Bize çok güzel bir teveccüh var ama işlerinden olma endişesi ile yanımızda olmak isteyip selam dahi vermekten çekinenler olduğunu da biliyoruz.

 

“Dün dünde kaldı can cazım…”

 

Gelecek Partisi, siyasette özlenen üslubu, ülke içindeki birlik ve beraberliği ayrıştırmadan, hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi bir ve bütün gören Türkiye Cumhuriyeti halkının beklediği tabloyu ortaya koyacaktır. Bu yüzden de herkesin Gelecek Partisi çatısı altında birleşmesi gerekiyor. Ortak akıl ve istişarenin ön planda olduğu eleştirilerden doğru olanları alan ve halkı için, Türkiye için her zaman en iyiyi en doğruyu isteyen ve onun için çalışanların partisidir Gelecek Partisi. Gelecek Partisi, baskı ve tehdit olmadan herkesi kucakladığı için tüm vatandaşlarımızın bize katılması gerektiğine inanıyorum. Hazreti Mevlana’nın çok güzel bir sözü var. ‘Dün dünde kaldı can cazım, şimdi güzel şeyler söylemek lazım. Hep birlikte Türk Milleti olarak, Bartın halkı olarak birbirimize güzel şeyler söyleyelim.”

ETİKETLER : Bartın Gelecek Partisi Ahmet Davutoğlu Yasemin Dora Kurtkaya AK Parti Turhan Kalaycı
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2020 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Eybey Medya tarafından yürütülmektedir.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi