Orta Doğu’nun dünü ve bugünü anlatıldı

Bartın Üniversitesi Çeşm-i Cihan Sohbetlerinin onuncusu Öğr. Gör. İhsan Aktaş’ın verdiği “Orta Doğu: Aktörler ve Değişen Dengeler” adlı konferansla gerçekleştirildi.
Bu haber 2019-11-15 10:00:00 eklenmiş ve 234 kez görüntülenmiştir.

 

Bartın Üniversitesinin geleneksel hale getirdiği Çeşm-i Cihan Sohbetlerinin onuncusu GENAR Genel Müdürü, İstanbul Medipol Üniversitesi Öğr. Gör. İhsan Aktaş’ın katılımıyla düzenlendi. Yoğun ilginin olduğu konferansın açılış konuşmasını yapan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, ‘Çeşm-i Cihan Sohbetleri’ ile öğrenci ve akademisyenleri alanında yetkin kişilerle bir araya getirmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

 

 

Rektör Uzun, “Bilimsel, sosyal ve kültürel zenginliğimiz konusunda farkındalığı arttırmayı amaçlayarak çıktığımız ‘Ceşm-i Cihan Sohbetleri’ yolculuğunun onuncu durağındayız. Diğer tüm etkinliklerimizde olduğu gibi sevgili öğrencilerimizin en önemli bileşeni olduğu Bartın Üniversitesi ailesini ve şehrimizi alanında uzman ve çok önemli görüşlere sahip konuklarımızla bir araya getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

 

Osmanlı döneminde barış ve huzur hakimdi

 

“Orta Doğu” kavramı çok uzun zamandır kanla, kaosla ve geri kalmışlıkla birlikte anıldığını belirten Rektör Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yazık ki yakın tarihe bakıldığında Orta Doğu namına çok pozitif şeyler söylemek mümkün değildir. İç savaşlar ve terör örgütlerinin eylemleri yüzünden bir coğrafya neredeyse zihinlerde karanlık bir yere denk gelmektedir. Uluslararası gündemin bizlere verdiklerinden uzaklaşıp, tarihi geriye sardığımızda ise Orta Doğu’nun barışı ve huzuru temsil ettiği zamanları görebiliyoruz. Özellikle Osmanlı Devleti döneminde, Orta Doğu coğrafyasında bir barış ortamının varlığını görebiliyoruz. Böyle bir iklimde, insanlar yüzyıllar boyunca huzur ve barış içinde yaşadı.

 

Sınır ötesi harekatlar huzur ve barış için...

 

Orta Doğu’da yaşananlara üzüntüyle şahit oluyoruz. Orta Doğu’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimizin bölgede kalıcı barışı tesis etmek için çok yoğun çabalarını görebiliyoruz. ‘Fırat Kalkanı Harekâtı’, ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ ve ‘Barış Pınarı Harekâtı’ da bu kapsamda bölgeye huzur ve barışı sağlamaya yönelik kararlılığın en önemli göstergeleridir. Ne mutlu bize ki bunun farkında olan bölge insanları ülkemizin bayrağını gördükleri her yerde barışı ve huzuru simgelediğinin farkında olmaya başladılar. Ülkemiz Orta Doğu’nun değişen dengelerinde barışı ve huzuru önceleyerek gönülleri fethetmeye devam etmektedir.”

 

 

“Biz her zaman hedef olduk”

 

Rektör Uzun’un açılış konuşması sonrasında “Orta Doğu: Aktörler ve Değişen Dengeler” başlıklı sunumunu yapan Öğr. Gör. İhsan Aktaş, Orta Doğu’da yaşananları özetledi. Aktaş, asıl hedefin geçmişte Osmanlı şimdi ise Türkiye olduğunu savunduğu konuşmasını Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. Başkanı Bill Clinton’ın Türkiye’ye yaptığı bir ziyarette söylediklerine dayandırdı ve özetle şunları söyledi:

“ABD Başkanı Bill Clinton Türkiye’ye geldiğinde 2 önemli konuya dikkat çekmişti. İlki, 1. Dünya Savaşı: Osmanlı topraklarını paylaşmak için yapılan bir savaştı. Diğeri ise 2. Dünya Savaşı: Bu toprak paylaşımının adaletli olup olmadığı üzerine yapılan bir savaştı. Aradan geçen 50 yılda ise hikâye hala Osmanlı topraklarını paylaşımı üzerine devam etti. Bill ‘Ülkeniz o kadar stratejik ve jeopolitik bir konumda ki ne zaman dünya haritasını açsam gözümün ortasında duruyor’ dedi. 6. yüzyıldan itibaren yönünü batıya dönen Türkler sürekli göç ederek dönüp dolaşıp kainatın en kıymetli yarımadası olan Türkiye Cumhuriyeti’nde durmuşlardır. Bu nedenle hep hedef olmuşlardır.

 

“Filistin’de zulüm varsa dünyada adalet yoktur”

 

Soğuk savaş döneminde batılı sömürgecilerin etkisiyle Orta Doğu’da birçok küçük devletler oluşmuştur. Orta Doğu’nun şeklini belirleyen ve bugünkü ıstıraplarının dinmemesine neden olan İsrail’in varlığıdır. Filistin’de zulüm varsa dünyada adalet yoktur. Orta Doğu’daki bütün gelişmeleri şekillendiren İsrail’in güvenliğini korumak amacıyla olmuştur. İsrail’in güvenliği için neredeyse her şey yapılmıştır.

 

“Türkiye demokrasisi örnek olmuştur”

 

17 Aralık 2010 tarihinde Tunus’ta seyyar satıcılık yapıp sebze ve meyve satıcılığı yapan bir kişinin kendini yakmasıyla Arap Baharı başladı. Arap Baharı üstüne kafa yoran insanlar ve makale yayınlayan akademisyenler var. Şu da unutulmamalıdır: Demokrasi konusunda, din ve vicdan hürriyeti konusunda Türkiye, Arap Baharı’nın etkili olduğu ülkelerde her zaman örnek olmuştur, etki oluşturmuştur.

 

“Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanadır”

 

Terör örgütleri din kisvesi altında en çok İslam’a zarar veriyor. Suriye’de terör örgütleriyle devlet düzeyinde mücadele eden tek devlet Türkiye’dir. Ülkemiz, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında zaman kaybı yaşasa da sınır ötesi harekâtlarıyla bölgedeki gücünü yeniden gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasında, gerek terör grupları ile mücadele ederek gerek ise müzakere yoluyla mücadelesine devam edecektir.”

ETİKETLER : Bartın Bartın Üniversitesi Ortadoğu Orhan Uzun İhsan Aktaş
Diğer EĞİTİM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2013 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
Bartın Web Tasarım