CHP’li Karakaş: “Kamuoyu açıklama bekliyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın İl Başkanı Selim Karakaş, uzunca bir süredir Bartın kamuoyunu hem yerel basında çıkan haberler hem de sosyal medyadaki paylaşım ve yorumlarla meşgul ettiğini söylediği bazı gündemkonuları hakkındaki görüşlerini paylaştı. Ulus Orman Müdürlüğü’nde yapıldığı öne sürülen yolsuzluk iddası üzerine açılan soruşturma hakkında Bartın Valisi’nden açıklama yapmasını talep eden Karakaş, Bartın Devlet Hastanesi’nde korku imparatorluğu kurarak iş barışını ve huzurunu bozduğunu öne sürdüğü Başhekim Uzm. Dr. Abdullah Danışman ile ilgili olarak idari bakımdan Vali ve Sağlık İl Müdürü’nden, siyasi sorumlu olarak da AK Parti’den kamuoyunu bilgilendirmelerini istedi. Karakaş, Diş Hastanesi’nde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla bir personelin açığa alınması ile ilgili soruşturma hakkında da Bartın kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini söylerken, partisinin ve kendisinin Bartın’a yapılması düşünülen AVM ile ilgili görüşlerini de açıkladı.
Bu haber 2019-08-22 17:46:24 eklenmiş ve 349 kez görüntülenmiştir.

 

ERDEM TABAKOĞLU

Karakaş, ülke ve Bartın gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu bir basın toplantısı düzenledi. Sözlerine, 17 Ağustos 1999 yılındaki Marmara Depremi’nin 20. yıldönümü dolayısıyla yeniden gündeme taşınan kentsel dönüşüme ilişkin görüşlerini açıklayarak başlayan Karakaş, konuya ilişkin özetle şöyle konuştu:

“Deprem vergilerinin nereye harcandığı sorgulanmalı”

 

“Marmara Depremi’nde 17 bin 480 vatandaşımız hayatını kaybetti. Tarihimizin en büyük depremlerinden biri. 23 bin 781 vatandaşımız yaralandı, 96 bin 808 konut yıkıldı, 231 bin 364 konut hasar gördü. Marmara Bölgesi’nin acısı sadece Türkiye’nin değil, dünyanın ortak acısı oldu. Biz üzerimize düşen görevi yaptık mı? Bu acıdan ders çıkarttık mı? Aradan 20 yıl geçti hala başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye de kentsel dönüşümü tartışıyoruz. Bu bile ülkeyi yönetenlerin geleceğe bakış açılarını gösterir. Geleceği yeteri kadar düşünmediklerini gösterir. Yurtdaşlarımızın 20 yıldır ödedikleri deprem vergilerinin nerelere harcandığını da sorgulaması gerekir.

O nedenle başta İstanbul’da Sayın Ekrem İmamoğlu’na ve tüm belediye başkanlarımıza da büyük görevler düşüyor. Kentsel dönüşümün bir an önce tamamlanması, kaynakların bu alanlara aktarılması tarihi ve toplumsal bir sorumluluktur.”

 

“Huzur içerisinde yaşamak istiyoruz”

 

Daha sonra Yerel Seçimler’in sonuçlarına ilişkin görüşlerini ifade eden CHP il Başkanı Karakaş, şunları söyledi:
“Yerel seçimler sürecinde toplumun her kesimine, bize oy versin, vermesin hiçbir ayrım yapmadan demokrasinin erdemini, adaletin erdemini, birlikte yaşamanın erdemini anlatmaya çalıştık. Birlikte eğer Türkiye’yi güzelliğe doğru giden bir trene benzetiyorsak, o trende hepimiz varız ve o güzelliğe hep beraber yolculuk yapmak zorundayız. Farklı düşünebiliriz, farklı kimlikler, farklı inançlar olabilir ama sonuçta bayrak bizim bayrağımız, vatan da bizim vatanımız. Bu bayrağın altında, bu vatanda hepimiz huzur içerisinde yaşamak istiyoruz.

 

“Düzgün insan başımızın tacıdır”

 

Dünya siyaset tarihinin en uzun yürüyüşü Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşü'dür. Adaletin olmadığı yerde demokrasi, demokrasinin olmadığı yerde de adalet olmaz. Bedeli ne olursa olsun adaleti sağlamak hepimizin ortak görevi.Tüyü bitmemiş yetimin hakkını adalet ortamında ararsınız. Vatandaşın ödediği vergilerin nerelere harcandığını adalet ortamında, ararsınız.İşçinin,memurun,emeklinin,esnafın,hakkını adalet ortamında ararsınız. Adaletin olmadığı yerde bunlar sorulamaz, sorulamıyor. Bizler bütün bu soruları sormak zorundayız ve soracağız. Düzgün insan hangi görüşten, hangi kimlikten, hangi yaşam tarzından olursa olsun başımızın tacıdır. Adaleti çöp kutusuna atan bir yönetim anlayışından ülkeyi sağlıklı yönetmesini bekleyemeyiz.

 

 

Millet İttifakı’nın başarısı...

 

Demokrasiye, hakka ve hukuka mutlaka ve mutlaka riayet eden bir süreci başlatmak zorundayız. Bu politikamızı, Millet İttifakı çerçevesinde tüm Türkiye ile birlikte gerçekleştirdik. Biz hep birlikte bir vicdan politikasını yürütüyoruz, bir kader birliği içinde yürütüyoruz bunu. Hakka, hukuka ve adalete saygı duyan bir kitleyle yürütüyoruz. Bu nedenle de son başarılar, bir Millet İttifakı başarısıdır.

Bu bilinçle bundan sonraki çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürmeye devam edeceğiz.”

 

“Bartın kamuoyu rahatsız” dedi, sıraladı

 

Selim Karakaş’ın basın açıklamasının son bölümünü ise “Bartın kamuoyunun rahatsızlık duyduğunu” savunduğu gündemdeki bazı konular oluşturdu. Bu konuları bir kez daha gündeme getirerek yetkililerden bu konulardaki görüşlerini almak istediğini ifade eden CHP İl Başkanı Karakaş, ilk olarak Ulus’ta devam eden orman Müdürlüğü’nde yolsuzluk yapıldığına ilişkin iddialar konusundaki soruşturmaya değindi. Karakaş şunları söyledi:

“Vali ormandaki soruşturma hakkında açıklama yapmalı”

 

“Ulus ilçemize bağlı Bahçecik ve Kalecik köylerinde yapılan usulsüz orman kesimleri ile ilgili hiçbir yetkiliden halkımızın bilgilendirilmesine yönelik hiçbir açıklama yapılmamıştır. Yaklaşık olarak 11 bin 500 ton, yani 450 kamyon odunun kayıp olduğu ve süresi içinde alıcısına teslim edilmediği gazetelerde ve sosyal medyada yazılmış ve paylaşılmıştır. Yaptığımız araştırmalar ve görüşmeler sonrasında edindiğimiz bilgilere göre yapılan bir diğer haksızlık ise Bahçecik ve Kalecik bölgesinde bu işi yapabilecek olan köy kalkındırma kooperatifleri varken ve bizim orman köylerimizde yaşayan hemşehrilerimiz gençlerimiz, orman köylümüz aş ,iş beklerken bölgedeki kesim işlerinin kanunsuz ve usulsüz olarak Adana’dan ve İnebolu’dan kesim ekiplerine yaptırılmasıdır. Konu ile ilgili olarak idari ve adli sürecin devam ettiğini bilmekle birlikte mağdur edilen orman kooperatiflerinin ve köylülerinin hak ve menfaatlerini sonuna kadar korumak bizlerin siyasi sorumluluğumuzdur. Alanda yaptığımız araştırmalar ve görüşmeler sırasında insanların korktuğu bilgi vermekten çekindiği işin siyaseten de iktidar partisi AKP tarafından binlerini korumak amacı ile baskılandığı olgusu kamuoyunda yaygın olarak dillendirilmektedir. Yaşanan bu olaylarla ile ilgili hiçbir yetkiliden kamuoyunu bilgilendiren hiçbir açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle İlimizin en büyük mülki amiri olarak başta Sayın Valimiz olmak üzere konunun idari tarafı olan yetkililerden kamuoyunu bilgilendiren bir açıklama yapılmasını talep ediyoruz.”

 

“Hastanesi’ndeki korku imparatorluğu...”

 

Karakaş, basın toplantısında Bartın Devlet Hastanezi Başhekimi Uzm. Dr. Abdullah Danışman’la ilgili olarak da çarpıcı iddialarda bulundu. Danışman’dan ve onun yönetim anlayışından kaynaklı olarak hastanede iş barışının ve huzurun bozulduğu yönünde açıklamalar ve haberler ile ilgili olarak yetkililerden açıklama beklediğini ifade eden Karakaş, özetle şöyle konuştu:

“Diğer bir konu ise Bartın Devlet Hastanesi... Uzunca bir süreden beri gerek basında gerekse sosyal medyada yer alan haberleri hep birlikte izliyoruz. Yaptığımız araştırmalara göre başhekimin yönetim anlayışından kaynaklanan nedenlerden ve kurduğu korku imparatorluğun’dan dolayı devlet hastanesinde iş barışı ve sağlıklı çalışma ortamı tamamen yok olmuş durumda; çalışanlar, doktorundan, hemşiresinden, hizmetlisine hiç kimse konuşamıyor, insanlar mutsuz,çalışma ortamından hoşnut olmayanlar ya tayin istiyor ve gidiyor, ya istifa ediyor ve gidiyor ya da emekli olup gidiyor. Basında çıkan bunca habere karşılık hiçbir yöneticiden yine tık yok. Konu ile ilgili daha önce basın açıklamaları yapan çalışanların bağlı bulunduğu sendikadan ses yok, Yani gene hak yok, hukuk yok, adalet yok . Edindiğim bilgilere göre Başhekim ikili görüşmelerinde ‘beni Sayın Cumhurbaşkanı’ndan başkası görevden alamaz’ diyormuş bu yüzden mi kimsenin sesi çıkmıyor? Ancak konuştuğumuz alan sağlık hem de insan sağlığı.... İnsanların mutlu olmadıkları bir çalışma ortamında nasıl sağlık hizmeti üretmesini bekleyebiliriz ki? Sayın Valimizden ve İl Sağlık Müdürlüğü’nden Devlet Hastanesi’nde çalışma barışını sağlamaya yönelik gerekli düzenlemenin yapılmasını ve bu konularda kamuoyunun bilgilendirilmesini talep ediyoruz. Ayrıca sorunun siyasi sorumluluğunu taşıyan iktidar partisi AK Parti’nin de konu ile ilgili Bartın kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiği düşüncesindeyiz.

 

Diş Hastanesi’ndeki usulsüzlük iddiası        

 

Yine geçtiğimiz hafta içinde sosyal medya da yer alan ve kamuoyunda çok konuşulan detaylarına ulaşamadığımız oğlu eski AKP gençlik kolları başkanı olan şu anda da Bartın Belediye Meclis üyeliği yapan Diş Hastahanesi Müdürü’nün karıştığı usulsüzlük, güvenlik kamerası görüntülerinin silinmesi gibi olaylarla ilgili olarak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerekli açıklamanın yapılmasını kamuoyunun birinci ağızdan bilgilendirilmesini talep ediyoruz. Ayrıca topluma karşı siyasi sorumluluk taşıyanlarında taşıdıkları siyasi sorumluluğun bilincinde olarak gereğini yapmalarını bekliyoruz.”

 

“AVM’ye karşı değiliz ama...”

 

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan CHP İl Başkanı Selim Karakaş, Bartın’a yapılması planlanan ve kamuoyunda tartışılan AVM ile ilgili hem kendisinin hem de partisinin görüşleri sorulunca şu yanıtı verdi:
“Belediye Meclis toplantılarından önce Meclis üyesi arkadaşlarımızla grup toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. En son toplantıdan 2-3 önceki toplantıda aynı konu aynı meclis üyeleri tarafından reddedilmişti. Bizim AVM’ye karşı olmak gibi bir tavrımız yok. Ama Bartın ekonomisini değerlendirdiğimizde ve orada yapılan işe baktığımızda ilkinde tüm meclis üyelerinin reddettiği bir konuyu ikinci kez görüştüklerinde ne değişiklik olup da kabul ettiklerini düşünmek gerekiyor. Aslında meclis üyelerinin önüne gelen evrakta oraya AVM yapılacağına dair bir yazı da yok. Belli imar adaları arasındaki yollar kaldırılıyor. Tabi bu yolların kaldırılması Belediye Başkanının her seferinde ‘Çok güzel yaptırdık’ dediği yeni yapılmış plana daha üstünden 3-5 ay geçmeden yapılan bir müdahale bu. Önce bu planı neden yeniden düzelttiniz diye sormak lazım. Plan doğru yapılmışsa planın ana unsurlarını değiştiren plan tadilatını neden yaptınız? Üstelik bunu yaparak bundan sonra istenilecek plan tadilatının önüne nasıl geçeceksiniz?

 

“Esnafları mağdur edebilir”

 

Esnaflar açısından baktığınızda Bartın esnaflarını mağdur edebilir. Onları da düşünmek lazım. AVM’nin yeri orası mı olmalı? Bunu da değerlendirmek lazım. Bunların hepsini planlama ilkeleri çerçevesinde bir şehir plancısıyla değerlendirmek ve o şekilde planlama yapmak gerekiyor. Biz bir önceki kararda olduğu gibi en son kararda da  planın bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle plan değişikliğine red oyu kullandık. Bir de önümüzde Türkiye gerçeği var. Türkiye’nin birçok yerinde binlerce AVM kapanırken bu AVM’nin nüfusu henüz 100 bin olmamış Bartın şehir merkezinde ayakta durabileceğine dair kafamızda da soru işaretleri var. Ben bu konuya diğer Meclis üyelerinin siyasetten yaklaştıklarını düşünüyorum. Birileri demek ki bir şekilde ikna edildi. Bu ikna turları içerisinde biz yokuz. Nasıl ikna edildiklerini diğer Meclis üyesi arkadaşlara ya da onların ilgili birimlerine sormak lazım. Sonuçta biz esnafımızı, burada yaşayanları, herkesi düşünüp ona göre hareket etmeliyiz. Bizim aldığımız siyasi terbiye bunu gerektiriyor. Bu soruları da diğer Meclis üyesi arkadaşların ve grupların cevaplaması gerekiyor.”

ETİKETLER : Bartın CHP Ulus Orman Müdürlüğü yolsuzluk Bartın Devlet Hastanesi Bartın Diş Hastanesi usulsüzlük AVM Abdullah Danışman Sinan Güner Dursun Koç AK Parti
Diğer SİYASET haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2013 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
Bartın Web Tasarım