Eğitimciye şiddet Ulus’ta lanetlendi

Bartın’da örgütlü bazı sendikaların Bartın İl Başkanları ve yöneticileri Ulus’ta düzenledikleri basın açıklaması ile eğitimcilere yönelik son dönemdee artan şiddeet olaylarını kınadılar. Bunun toplumsal bir sorun haline dönüştüğünü savunan sendikacılar, şiddete karşı ortak tavır geliştirilmesi gerektiğini vurgularken yetkilileri de gerekli tedbirleri zaman geçirmeksizin almaya davet ettiler.
Bu haber 2019-06-27 09:05:47 eklenmiş ve 802 kez görüntülenmiştir.

 

ERDEM BATAKOĞLU

“Eğitimciye Şiddet Dur” demek için Ulus’ta düzenlenen basın açıklamasına Türk Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı Sezai Hangişi, Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Muhammet Akça ve Türk Diyanet Vakıf-Sen İl Başkanı Yasin Karalıoğlu ile her üç sendikanın Ulus İlçe Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri ile çok sayıda eğitim çalışanı katıldı.

Ulus Çok Programlı Lisesi’nde  görev yapan bir öğretmenin, okullar kapanmadan kısa bir süre önce, Ulus Belediyesi’nde sözleşmeli olarak çalıştığı belirtilen ve ilçede AK Parti Gençlik Kolları Başkanı olduğu kaydedilen bir şahıs tarafından tarafından okul çıkışında darp edilmiş, darp olayının öğretmenin öğrencilerini yerel seçim çaalışmalarına göndermediği için gerçekleştiği öne sürülmüştü.

Ulus kent meydanında gerçekleştirilen basın açıklaması ile de bu olay ve son dönemde eğitimcilere ve diğer kamu görvlilerine yönelik artan şiddat olayları protesto edildi. Sendikacılar adına basın açıklamasını Türk Eğitim-Sen Bartın Şube Başkanı Sezai Hangişi yaptı. Eğitimcilere yönelik şiddetin toplumsal bir sorun halini savunan Hangişi, özetle şunları söyledi:

 

“İktidara göre şekil alamayız”

 

“Son günlerde ülke genelinde eğitimcilere ve diğer kesim çalışanlarına şiddet hızla artmaya başladı. Bu durum adeta toplumsal bir sorun olmaya başladı, ülke gerçeği haline geldi. Televizyon dizileri, ekonomik sorunlar, sosyal çevre etkisi, internet, bilgisayar oyunları gibi nedenlerle şiddet olaylarının artışı devam etmektedir.

Biz öğretmenler, öğrencilerimiz için varız, toplum için varız, ülkemiz için varız. Bizler kanunlar çerçevesinde, hukuk sınırları içerisinde görevimizi yerine getirmekteyiz. Devlet memuru vakarına yakışır şekilde ve ciddiyette işimizi yapmaktayız. Son yaşadığımız olayda da bu şekilde görev bilinciyle hareket etmemiz sonucunda gerçekleşmiştir. Unutmayalım ki; bizler devlet memuruyuz, yaptığımız işlerde hukuk çerçevesinde olmalıdır. Bu sınırların dışına çıkamayız. Bugüne göre değil 657’ye tabi kamu çalışanı gibi hareket etmekteyiz. Güce göre, iktidarlara göre şekil alamayız. Bizim sınırlarımızı anayasa, kanunlar ve özellikle 657 çizer. Bunun böyle bilinmesinde fayda var.

 

 

“Tedbir alınarak şiddetin önüne geçilmeli”

 

Ayrıca; şiddet vakaları konusunda önleyici ve caydırıcı tedbirleri hayata geçirecek mevzuat düzenlemeleri zaman kaybedilmeksizin hayata geçirilmelidir. Öğretmen ve kamu çalışanlarına yönelik şiddet hadiseleri üzerine ciddi idari ve hukuki tedbirleri ivedilikle alınmalıdır. Psikolojik danışmanlık hizmetlerinin etkin hale getirilmesi, disiplin yönetmeliklerinin yetersizliklerinin giderilmesi, okullarda güvenlik önlemlerinin alınması gibi düzenlemelerin yanı sıra hepsinden öncelikli olarak öğretmenlerin itibarının artırılmasına yönelik tedbirlerin alınması kaçınılmazdır. Öğretmene verilen değer hususunda öğrenci ve ailelerin bilinçlendirilmesi, öğretmene şiddet vakalarının önleminin alınması anlamında gözden kaçırılmaması gereken hususların başında gelmektedir.

 

“Mevzuat değişiklikleri bir an önce yapılmalı”

 

Tekrar Milli Eğitim Bakanlığı’na ve hükümete çağrıda bulunuyoruz. Artık sabırlar tükendi. Özelde öğretmene, genelde kamu çalışanlarına yönelik şiddet vakalarını önleyebilmek için bahsi geçen mevzuat düzenlemeleri için hemen, hiç vakit geçirmeden, derhal harekete geçilmelidir. Buradan ilan ediyoruz; şiddet konusunda gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmaz ise, bundan sonra yaşanabilecek şiddet vakalarının sorumlularından birisi olarak bu tedbirleri almayan makamları göreceğiz. Ayrıca medya kuruluşlarının öğretmenlerimizin itibarını rencide edici haberlerden kaçınmaları, öğretmene saygı ve değeri öne çıkaran yayınlara öncelik vermelerinin de öğretmene şiddet olaylarının önlenmesi anlamında katkısı olacağını da hatırlatmak istiyoruz.

 

“Öğretmene şiddeti lanetliyoruz”

 

Burada şimdi; şiddete maruz kalmış öğretmenimize geçmiş olsun diyor, her daim yanında olduğumuzu beyan ediyor, öğretmene şiddeti lanetlediğimizi kararlılıkla ifade ediyor ve bir daha benzeri hadislerle kamuoyu gündemine gelmemeyi diliyoruz. Unutmayalım; öğretmene sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır.

 

“Artık yeter”

 

Son olarak; şiddeti nefretle kınıyor, reddediyor, telin ediyoruz. Şiddet kimden gelirse gelsin karşısındayız. Öğretmene şiddet konusunda bütün eğitim çalışanlarının tek vücut şeklinde dimdik ayakta olduğunu tüm ülke kamuoyuna ilan ediyoruz. Öğretmene uygulanan şiddet olayları vuku bulduğunda, sorumluluk makamlarını işgal edenlerin de kınama mesajlarını tabii ki olumlu buluyoruz. Ancak, yetki sahibi olanların, sadece kınamakla yetinmesini bir zafiyet olarak gördüğümüzü ve kendilerinden daha somut adımlar atmalarını da beklediğimizin bilinmesini istiyoruz. Artık yeter.”

ETİKETLER : Bartın Ulus Eğitimciye Şiddete Dur Türk Eğitim-Sen Sezai Hangişi Eğitim Bir-Sen Muhammet Akça Türk Diyanet Vakıf-Sen Yasin Karalıoğlu
Diğer EĞİTİM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Anket
BARTIN HALK GAZETESİ
© Copyright 2013 . Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
Bartın Web Tasarım