Oktay, Dezenformasyon Yasası endişesini dile getirdi: “Mevcut haliyle kapıya kilit vurdurur”

EYBEY Medya ve Yayımcılık Tic. Ltd. Şti.’nin sahibi Mustafa Ahmet Oktay, TBMM Genel Kurul gündemindeki “Dezenformasyon Yasası”nın komisyondan geçtiği hali ile yasalaşması durumunda zaten kur baskısı ve başta kağıt olmak üzere adeta katlanan maliyetler nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veren Anadolu basının kapıya kilit vurma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını savundu.
Bu haber 2022-06-22 09:51:00 eklenmiş ve 326 kez görüntülenmiştir.

 

 

TOLGA AKINER

İlimizde günlük olarak yayınlanan Bartın Halk Gazetesi’nin yanı sıra Bartın Pusula Gazetesi ve internet üzerinden yayın yapan EYBEY TV’yi de bünyesinde bulunduran EYBEY Medya ve Yayımcılık Tic. Ltd. Şti.’nin sahibi Mustafa Ahmet Oktay, TBMM Genel Kurul gündemindeki “Dezenformasyon Yasası”nın komisyondan geçtiği hali ile yasalaşması durumunda zaten kur baskısı ve başta kağıt olmak üzere adeta katlanan maliyetler nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veren Anadolu basının kapıya kilit vurma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını savundu. Oktay, Basın İlan Kurumu (BİK) denetimine tabi olan basın yayın organlarının en önemli gelir kalemi olan resmi ilanların kamu yönetiminde açıklık ve şeffaflık, rekabet, denetlenebilirlik ve ekonomik kazanç anlamında da vazgeçilmez nitelikte olduğunu vurguladı. Teklif ile resmi ilanların yayın alanının daraltılması durumunda özellikle mahalli gazetelerin gelirlerinin yarıdan fazla düşeceğine dikkat çeken Oktay, böylesi bir durumla karşılaşılması durumunda son dönemde artan gazete kapanmalarının ve iş kayıplarının kaçınılmaz olarak artacağını dile getirdi.

 

 

EYBEY Medya’nın sahibi gazeteci Mustafa Ahmet Oktay, Anadolu Gazete Sahipleri’nin ortaklaşa kaleme aldıkları ve “Dezenformasyon Yasası” ile ilgili beklentileri ile endişelerinin kaleme alındığı metni Bartın kamuoyu ile paylaştı. Asıl amacı, iktidardaki AK Parti milletvekillerine yasanın mevcut haliyle kabul edilmesi durumunda başta yerel medya olmak üzere Anadolu basının yaşayacağı sıkıntıları anlatmak ve gerekli düzeltmelerin yasanın TBMM Genel Kurul’daki görüşmeleri sırasında yapılmasını sağlamak olan açıklamasında Oktay, özetle şu bilgileri paylaştı:

 

“3 D kuralını destekliyoruz”

 

“Bir kamu görev alanı olan ve Anayasal güvence altında olan kitle iletişim sahasında gazetelerimiz Basın İlan Kurumu mevzuatı eli ile düzenlenmekte, denetlenmekte ve desteklenmektedir (3D). Aynı mantığın radyo ve televizyonlar ile internet mecrasında da olması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Söz konusu kanun teklifi ile internet mecrasında da 3D kuralı getirilmektedir ki bu temel yaklaşım itibarı ile desteklediğimiz bir konudur. Radyo ve televizyonlar için de destekleme ayağının tamamlanması beklentimizdir. Söz konusu düzenlemelerin toplum yararına basın özgürlüğünü kısıtlamayan, kamuoyu adına denetim işlevini yerine getirmesine imkân tanıyan atmosferi sağlaması esastır. Teklifin bu konuya ilişkin, komisyonlarda ve kamuoyunda da tartışılan bölümlerinde umuyoruz ki TBMM Genel Kurul’unda uzlaşı ile çözüm yolları bulunacaktır.

 

“Kur baskısı arttı, kağıt maliyeti katlandı”

 

Bilindiği gibi BİK mevzuatı 50-60 yıldır yazılı basınımız, radyo ve televizyon haberciliği ile internet habercilik sahasına da insan kaynağı olmuş, geleneklerinin oluşmasına katkı sağlamış temel direk konumundadır. Bu süre içinde Anadolu’da kamuoyu oluşturan, haberleşme işlevini yerine getiren, yerel siyasi ve ekonomik kahramanlar yetiştiren, hak savunuculuğu yapan özgün bir medya atmosferi resmi ilanların da önemli ölçüdeki katkısı ile inşa edilmiştir. Anadolu basını bugün yoğun kur baskısı ve girdilerin kağıt başta olmak üzere döviz bazında katlanarak artışı ile karşı karşıyadır.

 

 

“Anadolu basını kapanmaya itiliyor”

 

Rahatlıkla ifade edebiliriz ki sektörümüz en kayıtlı sektördür ve kamudan aldığı kaynakları fazlası ile kamuya döndürmekte, istihdam ve katma değer üretmektedir. Hal böyle iken teklifle zaten zor durumda olan Anadolu Basını kapanmaya itilmektedir. İnternet mecrası isabetli bir kararla desteklenirken, anlam veremediğimiz bir yaklaşımla yazılı basının kendine yetmeyen kaynakları bölünerek bu düzenleme yapılmaktadır. Emin olunuz ki bu yanlıştır. Bu yaklaşım sadece yerel basınımıza değil, iktidarı muhalefeti ile siyasetimize, yerel yönetimlerimize, sivil toplumumuza ve yerel ekonomimize zarar verecektir.

 

“Resmi ilanlar vazgeçilmezdir”

 

Uzun bir süredir üzülerek mücadele ettiğimiz Ankara bürokrasisindeki, ‘resmi ilana ne gerek var’ anlayışı tek taraflı, bütünsel yaklaşımı göz ardı eden bir yaklaşımdır. Resmi ilanların basına destek boyutu (tarımsal destekler, sanayi destekleri, milli eğitim vb kamusal işlerde nasıl yapılması gerekiyorsa bu kamu hizmet sahasında da yapılması çok doğaldır) işin sadece bir cephesidir. Kamu yönetiminde açıklık ve şeffaflık, rekabet, denetlenebilirlik ve ekonomik kazanç anlamında da resmi ilanlar vazgeçilmezdir.

Bu itibarla; kanun teklifinde yer alan 25. Madde’deki ‘veya’ ibaresinin ‘ve’ olarak değiştirilmesini arz ve talep ediyoruz. İcralık vatandaşlarımızın düzenlemeden maddi zarar görmesini engelleyici tedbirleri almak BİK Genel Kurulu’nda Resmi İlan Fiyat Tarifesi hazırlanırken mümkündür. Konuya ilişkin kontenjan belirleme vb. hususlar BİK Genel Müdürlüğü iş ve işlemleri açısından son derece uygulanabilir noktadadır. Aksi yaklaşımlar yersizdir.

 

“Resmi ilanın yayın alanı daraltılmamalı”

 

Kanun teklifinin 27. Maddesinde yer alan ‘bir gazete ve bir internet haber sitesi’ ifadesinin de ‘iki gazete ve bir internet haber sitesi’ şeklinde değiştirilmesini öneriyoruz. Aksi halde yazılı basınımızın özellikle mahalli gazetelerin resmi ilan gelirleri yarıdan fazla düşecek ve son yıllardaki gazete kapanmaları, iş kayıpları geometrik şekilde artacaktır.

 

Kamu karını da gözeten gelir artırıcı tavsiyeler

 

Öte yandan; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki ihalelerin ilanlarının Kamu İhale Bülteni yanında bir gazete ve bir internet haber sitesinde de yayınlanması sağlanabilir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun Doğrudan temin başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasının girişi; “Aşağıda belirtilen hallerde ihtiyaçların bu maddenin (d), (e) ve (ı) bentleri hariç ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir:” şeklinde düzenlenerek doğrudan temin ile alakalı birkaç bente ilan zorunluluğu getirilebilir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun Pazarlık usulü başlıklı 21 inci maddesinin ilan istisnası tanıyan ikinci fıkrası; “(b), ve (c) ve (f) bentlerinde belirtilen hallerde ilan yapılması zorunlu değildir. İlan yapılmayan hallerde en az üç istekli davet edilerek, yeterlik belgelerini ve fiyat tekliflerini birlikte vermeleri istenir” şeklinde düzenlenerek ilan zorunluluğu bulunmayan (f) bendi için ilan zorunluluğu getirilebilir. Böylece kamu çok daha karlı çıkacağı bir süreç yaşayabilir.” 

ETİKETLER : Bartın TBMM . Dezenformasyon Yasası Basın İlan Kurumu resmi ilan EYBEY Medya Mustafa Ahmet Oktay Anadolu Gazete Sahipleri
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›